Karınca Kurbanı - Ayşe Karaca Aydın (Senaryo Yazarı)

Karınca Kurbanı - Ayşe Karaca Aydın (Senaryo Yazarı)

A+ A-

Annesi kapıda komşuyla konuşmaya dalmıştı. Enes sırtında okul, önünde beslenme çantasıyla annesini beklerken mazgalın yanında biriken karınca topluluğunu izliyordu. Karıncalar mazgalın demirini bir köprü gibi kullanıyor ağzındaki yiyecekleri mazgalın diğer yanındaki yuvalarına taşıyorlardı. Enes beslenme çantasından annesinin koyduğu simidi çıkardı mazgalın yanına çömeldi ve susamlarını karıncaların gidiş yoluna döktü. Çocuğunun ne yaptığına bakıp durumu onaylayan bakışlarla seyreden anne komşusuna çocuğunun karıncayı bile incitmediğini, herkese yardım ettiğini anlatıyordu. Anne, komşusunu gönderip Enes'in yanına geldi onu elinden tutup kaldırdı ve okula götürdü. Okuldan dönüşte yağmur birden bastırmıştı. Evin sokağına girdiklerinde mazgalın olduğu yere bakan Enes, aniden yağmura kapılan karıncaların mazgalın demirinde mahsur kaldıklarını bazılarının da yağmur suyuyla mazgalın içine düştüklerini görmüştü hemen annesinin elini bırakıp yerdeki dal parçalarıyla mazgalın aralıklı yerlerini kapattı. Karıncalar hızlı bir şekilde yuvalarına doğru akmaya başlamıştı. Anne, çocuğunun merhameti karşısında onun başını okşadı ve hep böyle iyi bir insan olmasını sesli bir şekilde diledi. Ertesi gün pazardı hava güneşliydi yerde bir damla yağmur birikintisi kalmamıştı. Enes'in babası o gün evdeydi. Enes'e ders çalışması için baskı yapıyordu. Daha sonra ortağının oğlu olan Hasan'dan hem okulda iyi olduğunu hem de babasına her konuda yardımcı olduğundan övünerek bahsediyordu. Annesi Enes'in de yardımsever bir çocuk olduğundan bahsetti. Babası ise kime ne yararı var diyerek umursamazca televizyona döndü. Enes saksı çiçeklerinin olduğu pencereden dışarı baktı. Kızgındı. Mazgalın yanındaki karıncalara baktı. Sonra terliklerini giyip dışarı çıktı hemen.  Mazgalın oradan bir avuç karınca topladı, eve girdi pencerenin camına bıraktı. Babasına çiçekleri sulamasını isteyip istemediğini sordu. ‘’Git de sula bir işe yararsın bari’’ dedi babası. Enes, sürahiyi alarak saksıdaki çiçeğe bolca döktü. Toprak suyun hepsini emmedi, küçük bir havuzcuk oluşmuştu.  Bu havuzun içine karıncaları attı Enes daha sonra da babasına karıncalar boğuluyor diye bağırdı. Ve hemen onları kurtarmaya çalışmaya başladı. Kurtaracakken ya eliyle yanlışlıkla ezdi, ya da yetişemediği için çoğu boğuldu. Babası ise gözünü televizyondan ayırmadan başını iki yana sallıyor ne sersem çocuk diye söyleniyordu.

 

 

02-07-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir