Zaman-Toplum Teorisi - Aydan Cengiz (Sosyolog)

Zaman-Toplum Teorisi - Aydan Cengiz (Sosyolog)

A+ A-

  Zaman hayatımızda çok önemli bir olguya sahiptir. Sahip olduğumuz, bizi var eden her şey zamanın içinde oluşmaktadır. Zaman için bizi var eden etkenlerden birisi diyebiliriz. Nefes alışımız, uyanışımız, uyumamız, harekete geçmemiz zamanın içerisindedir. Zaman geçtikçe değişimlerle karşılaşırız. Zaman teorisinde bu durum a ve b teorisi olarak karşımıza çıkar. A teorisinde, zihinden bağımsız, şimdi, geçmişten geleceğe (veya gelecekten geçmişe) doğru akış halindedir. Dinamiktir, değişim içerir. Kipli zaman anlayışı bulunur. B teorsinde ise zamanın sabit olaylar arasındaki değişmeyen ilişkilerden ibaret olduğundan bahsedilir. Statiktir ve değişim temel ilke değildir. Kipsiz zaman anlayışı bulunur. Ama buradaki zaman teorisi daha çok felsefi bir bakış açısına sahiptir. Biz burada zamanı daha çok sosyolojik açıdan yani toplum ve zaman olarak ele alacağız.

  Zaman bizi hem ileri hem de geriye götürebilen bir niteliktedir. Bunu toplum olarak biz şekillendiririz. Toplum-din, toplum-aile, toplum-kurum, toplum-ekonomi, toplum-eğitim, vb. gibi birbiriyle ilişkili kavramlar zamanın içerisindedir ve zamana göre şekillenmektedir. Burada da zaman-toplum ilişkisi karşımıza çıkar. Zaman toplumsal düzeni sağlamaya başlar. Örneğin Durkheim, zaman kavramının toplumsal bir gerçeklik olduğunu savunur. İnsanların zamanı bireysel değil, toplumun kültürü ve ritüelleri aracılığıyla deneyimlediğini, insanların zamanı din, ritüel, takvim ve toplumsal pratikliği aracılığıyla anlamlandırdığını savunur. Burada bahsedilen zamanı “bayram”, “hafta içi”, “hafta sonu” diye ayırmamız bile toplumsal düzenlemelerin içine girer.

  Michel Facoult, zamanın iktidarın birey üzerindeki denetim aracı olduğu görüşünü savunur. Ve ona göre modern kurumlar (okul, hastane, hapishane) bireyleri belli zaman düzenlerine göre şekillendirir. Örneğin molalar, dersler ve çalışma saatleri toplumsal düzenlemeler zamanın kontrol edilmesini sağlar.

  Karl Marx, zamanın kapitalist sistemde emek zamana dönüştüğünü savunur. Burada insanın emeği ücretlik zamanla ölçülür ve zaman burada sömürünün temelini oluşturur.

 Nobert Alias, zaman kavramının, toplum geliştikçe daha düzenli ve kolektif hale geldiğini ve zaman algısının medeniyet sürecinin ürünü olduğunu savunur. Burada zaman; saat kullanımı, dakiklik, uzun vadeli plan yapma gibi pratikler, toplumsal gelişmenin zaman algısını nasıl değiştirdiğini gösterir.

  Zaman ve toplum ayrılmaz bir ilişki içerisindedir. Toplumun düzenini sağlarken kurumlardan, toplumdan nasıl yardım alıyorsak zaman kavramından da aynı şekilde yardım almaktayız. En basitinden kimliklerimizin şekillenmesinde zamanın bizlere kattıklarından yararlanırız. Bunu da Bauman’ın günümüz toplumunda zamanı “akışkan” hale gelmiştir düşüncesinden açıklayabiliriz. Ona göre hiçbir şey uzun sürmez; ilişkiler, işler, hatta kimlikler bile geçicidir. Burada anlatılmak istenen anın sürekli bir değişim halinde olduğu, geçicilik ve belirsizlik içerisinde olduğudur. Yani zamanın akışkanlığından ve ona göre kimliklerin zamana göre şekillendiğinden bahseder.

  Zaman, toplumsal düzeni sağlamakla beraber bizlere her seferinde yeni bir kapı açar. Yaptığımız tercihler zamanın hangi yönde doğru ilerleyeceğine karar verir. Ve zaman toplumu, toplumsal düzeni şekillendirirken bir yandan da toplum zamanı şekillendirmektedir.  

 

05-08-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir