Dünyanın Çivisi Çıktı, Kalkın Mars'a Gidelim - Zehra Erdin (Gazeteci)

Dünyanın Çivisi Çıktı, Kalkın Mars'a Gidelim - Zehra Erdin (Gazeteci)

A+ A-

Geçtiğimiz günlerde Elon Musk’ın şirketi SpaceX, uzaya insan gönderen ilk özel şirket oldu. Zaten bildiğiniz üzere Musk, 2024 yılında Mars’a insan gönderip, 40 yılda 1 milyon kişilik koloni kurmayı hedefliyor. Mars’a insan göndermek ve yerleşim yeri haline getirmek fikri uzun yıllardır gündemdeydi. Hatta Nasa önce Ay’a gidelim alışınca Mars’a geçeriz dedi. Robert Zubrin’e sorarsanız vakit kaybetmeye hiç gerek yok. Ben bilim adamı, uzay mühendisi, astrofizikçi vs. değilim. Ama başka bir gezegene taşınacaksak benim de bir fikrim var elbette. Sonuçta NASA bile Ay’a mı gidelim Mars’a mı diye anket yaptı. İki çift lafımı esirgemeyeceğim. 

İnsan yaşadığı yeri neden değiştirmek ister? Havamız değişsin diyerek bir yerlere gidiyoruz. Peki havamızı o ortamda kötüleştiren nedir? Yaşadığımız yeri tamamen ve kısmi olarak terk ettiğimiz zamanlar oluyor. Kafam dağılsın diyerek gittiklerimiz, asla arkama bakmam dediklerimiz ve burada yaşanmaz artık diye terk ettiklerimiz. İlkinden başlayalım. İş hayatında yoğun bir dönem bitmiş, üniversitenin son finaline girmişsin, ardı arkası kesilmeyen işlerin sonunda düzene girmiş. Yorgun hissediyorsun. İş tekrar başlayacak, okul yeniden açılacak ve işler yine birikecek biliyorsun. Yeni bir döneme başlamak için kazan gibi olmuş kafanı dağıtmaya gidiyorsun. Geri döndüğünde her şeyi ilk heyecanla tekrarlayabilmek için. Bunun Mars’a taşınma hayaliyle pek ilgisi yok. Gelelim asla arkama bakmam diyerek gidenlere. Korkunç bir anıya şahit olmak bir yeri terk etmenize sebep olabilir. Her yerini birlikte gezdiğiniz, keşfettiğiniz arkadaşınızı kaybetmek o yere nefretinizi artırabilir. Üst üste gelen acılar, yaşanan doğal felaketler bir ortama asla dönmek istememenizin nedeni olabilir. Depremden sonra İstanbul’u terk edenler, ailesinin ölümüne şahit olunca memlekete bir daha dönmeyenler, boşanma sonrası her şeyi geride bırakmak isteyenler buna örnek gösterilebilir. Ancak bunlar da Mars’a gitmek için bir neden sayılmaz. İstanbul’dan Muğla’ya taşınmak ve yepyeni bir hayat kurmak işe yarayabilir. İşte asıl sebep karşımızda: Artık burada yaşanmaz. İçinde yaşadığımız gezegene verdiğimiz zarar işin sonunda bizi boğmaya başladı. Çekirdek çitlediğimiz, kabuklarını amaan nasıl olsa doğada çözünüyor-bu bilgi nereden geldi, çözünme hızını kimse fark etmedi mi bilinmiyor tabii- diyerek yere attığımız sahilde artık yürünmez oldu. Fabrika bacasına filtre takıp, pahalı diye doğalgaz kullanmadık. Kısa süreli elde ettiğimiz ekonomik kar sayesinde nefes alamamaya başladık. İki tane fazla al plastik poşeti evde lazım oluyor dedik, topladık eve getirdik. Dünya kadar plastik çöpü evimizin arka bahçesine gömmediğimizden artık denizlerde gülümseyen canlıları göremez olduk. Ne kadar atığımız varsa nehirlere döktük. Şimdi çıkan balığı yemeyi midemiz kaldırmıyor. Bir de kulak tıkadığımız çığlıklar var tabii. Yardım isteyen eli görmedik, çığlık atan mağdurları duymadık. Bir yerlerde savaş olduğunu duyduk. Bize dokunmayan bir yılan olmadığı için sustuk. Hadi bunları yapmadık. Kendimizi de asla eğitmedik. Doğa nasıl sevilir, insan hakları nedir, özgürlük sınırımız ne olmalıdır, hiç düşünmedik.

Şimdi Dünya çirkin ve huysuz bir yer oldu. Adamlar grubunun şarkısında söylediği gibi burası KOCA YAŞLI ŞİŞKO DÜNYA. Yüzüne bakılmaya değmez, aman ne çok kötülük barındırıyor, hiç güvenilir değil. BU DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ YAHU! Böyle bir dünyaya çocuk getirmek mi? Aman aman uzak dur. En iyisi yeni bir gezegene gidelim. Her şeyi en baştan başlayalım. Koloniler kuralım, eksiksiz bir eğitim sistemi inşa edelim, doğasına sahip çıkalım, adaleti sağlayalım. Kalkın Mars’a gidelim. Burası çöplük içinde kalmış korkunç bir gezegen, hadi gidip Mars’ı mükemmel bir gezegen haline getirelim. Dünyayı BİRİLERİ pisletmiş, yıpratmış, çökertmiş. Yazıklar olsun o BİRİLERİNE.

Elon Musk hayaline kavuşup, gemileri hazırlayıp insanları taşımaya başladığında kimleri seçecek orası bilinmiyor. Bir kura sistemi olmayacağı açık. Gidenlere el sallayanlardan olma ihtimalimiz oldukça yüksek. E sonuçta Nuh Tufanı sırasında herkesi gemiye toplamadılar. İyi mi baksak şu dünyaya? Belki gidenlerden sonra güzelleşir, belki de gidenlerin suçudur. Tedbiri elden bırakma DÜNYALI, Mars hala çok uzakta!

 

 


Kaynakça

Görsel: https://unsplash.com/photos/NR_tXTuyTak

07-06-2020
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir