Adam Smith - Ulusların (Milletlerin) Zenginliği      'Ceylan Akbalık'

Adam Smith - Ulusların (Milletlerin) Zenginliği 'Ceylan Akbalık'

A+ A-

               Ekonominin babası olarak bilinen Adam Smith, 1723’te İskoçya’nın Kirkcaldy şehrinde dünyaya gelmiş, 1751 yılında Glasgow Üniversitesi’nde mantık profesörü, ertesi yıl ahlak profesörü olarak görev yapmış ve politik ekonomi alanında konuşmalar yapmıştır. Döneminde yaptığı incelemelerden kaynaklı büyük yankı uyandıran Smith, ülkemizde daha çok ekonomist olarak bilinse de aslında filozof, akademisyen, profesör, siyasetçi, konuşmacı, yazar ve buna benzer birçok üne sahip. Smith’in dokuz yıla yakın emek sarfettiği ve çağdaş iktisat alanında yazılmış ilk kitap olan Ulusların Zenginliği, orijinal adıyla “Wealth of Nations” genel olarak ele aldığımızda ekonominin nasıl büyümesi gerektiği noktasında önemli bilgilere yer vermiştir.

       Kitabında tam rekabet, iş bölümü, uzmanlaşma, sermaye, ücret, görünmez el, emek unsurları üzerinde durmuş ve bunların ülkenin zengin olması yolunda önemli detaylar olduğunu belirtmiştir.

       İlk olarak iş bölümü üzerinde duran Smith, herkes bir işi bitirmek yerine bir işi bölerek yaparsa hem üretim fazla olur hem de daha kısa zamanda bitirir, der. Kitapta iş bölümü ile ilgili olarak eğer kitabı okursanız iğne üzerinden çok güzel bir örnekle karşılaşacaksınız. Örnekte kısacası, on sekiz kişi günde tek başlarına kırk sekiz tane iğne yapacağına iş bölümü sayesinde kırk sekiz kat fazla iğne yapar, denmektedir. Bu örnek bile Adam Smith’in iş bölümü üzerine düşüncesini anlama da yeterli olabilir. Ayrıca iş bölümü sonucunda da her birey kendisine ait dalda uzmanlaşır, toplamda daha çok iş yapabilir ve böylelikle bilimin niceliği önemli ölçüde artar. Bu da uzmanlaşma üzerindeki görüşünü bildirir.

     Bir diğer önemli nokta Smith’e göre paranın kullanım şeklidir. Para sadece mübadele (değişim) aracıdır, sermaye değildir. Paranın çok olması sermayeyi arttırmaz enflasyonu (fiyatlar genel düzeyini) arttırır. Emek üzerinde de duran Adam Smith, mübadelenin aslında para değil emek olduğunu belirtir. Yani emeğin yoğun olduğu mallar pahalıya, emeğin az olduğu mallar ise ucuza satılır, der. Hatta en büyük sermaye toprak değil emektir, diyerek emeğin ne kadar önemli bir faktör olduğunu ortaya koyar.

       Sermaye üzerinde de çok durmuş ve sermayenin emek sonucunda olduğunu düşünmüştür. Kitabında geçen bir paragrafta “Sermaye artışının dolaysız nedeni çalışma değil tutumluluktur. Çalışma, gerçekte kişiye tutumlulukla biriktirdiği şeyi sağlar ama çalışmayla kazanılan ne olursa olsun, tutumlulukla biriktirilip saklanmazsa sermaye hiçbir zaman artmaz.” diye geçer. Bir önceki paragrafta belirttiğim para artışı enflasyona neden olacağından para değil sermayenin biriktirilmesi gerekir. Kısacası sermayenin emekten olacağını, sermayenin birikimi ise tasarruftan kaynaklandığını belirtmiştir.

      Yine iktisat okuyanlar arasında çokça geçen Adam Smith’in “laissez-faire, laissez passer” (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) felsefesi bir görünmez el olduğunu ve devletin ekonomiye müdahale etmesine gerek kalmadan liberal ekonomi şekliyle ekonomi düzenin bir şekilde düzene gireceği görüşündedir. Bu görüşte olmasının nedeni ise bireyin kendi çıkarına yaptığı iş, bilinçli olmazsa da ülkenin de çıkarına olacaktır, düşüncesidir. Dışa açık ekonomik yapıyı savunmuş içe dönük yani merkantilist yapıyı eleştirmiştir.

       Ulusların Zenginliği adlı kitabı baştan sonuna kadar okuduğunuzda ezber bilgilerden çok mantıklı ve birbirine bağlı bir ekonomi yapısıyla karşılaşacaksınız ve Adam Smith’in 9 yıl emek verdiği bu kitabı alıp okumak hem o devrin ekonomisini anlamak hem de günümüzde de ne kadar geçerli olduğunun farkına varmak açısından oldukça önemlidir. Yukarıdaki bilgilerle sınırlı kalmayan kitap iktisat alanında zengin bir içeriğe sahip. 1776’da çevirilerle dünyaya yayılmış ancak maalesef Türkçe’ye 1946 yılı gibi çok geç bir zamanda çevrilmiştir. Dolayısıyla zaten okumakta fazlasıyla geç kaldığımız bu eser bundan sonra ülkemizde daha fazla yayılması ve okunması gerektiği görüşündeyim. Sayısal veriler ve grafikler içermediği için iktisat okumayanların da rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. Uzun olması sizi korkutmasın akıcı bir dili mevcut fakat bir fincan kahveyle keyifle okunacak bir kitap da beklemeyin. Bol bol not alınacak bir kitap. Şimdiden iyi okumalar.


Kaynakça

Görseller:

https://learnodo-newtonic.com/adam-smith-biography 

https://seyler.eksisozluk.com/en-yuce-deger-gercekten-emek-midir

16-03-2020
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir