Bir Ceviz Tanesine Aşkı Sığdıran Adam Ahmet Uluçay ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak Film İncelemesi - Murat Can Hınıslı (Film Tasarımı ve Yönetmenliği)

Bir Ceviz Tanesine Aşkı Sığdıran Adam Ahmet Uluçay ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak Film İncelemesi - Murat Can Hınıslı (Film Tasarımı ve Yönetmenliği)

A+ A-

Tavşanlı doğumlu Ahmet Uluçay çektiği kısa filmleri ve tek uzun metrajı olan Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmiyle kısa ömründe Türk sinemasının unutulmazları arasına girmeyi başarmış bir yönetmendir. Sinema için hayli zorluklara katlanmış olan Uluçay bu uğurda fabrikalarda bile çalışmış ama hayalinin peşinden daima gitmiştir. Bu serüven onun gibi düşünenler ve hayalleri olanlar için esin kaynağı olmuştur. Aldığı ödülü karısına adamış olan Uluçay sinemada kullandığı naif dilin özel hayatında da aynı şekilde devam ettiğini göstermektedir. Karpuz Kabuğundan Gemiler yapmak filmi Uluçay’ın kendi hayatından doneler barındıran, yaşadıkları köye sinema getirme hayalleri olan üç arkadaşın hikayesinin anlatıldığı bir filmdir. 

Film köy ve kasaba arasında her gün harçlık çıkarmak için gidip gelen Mehmet ve Recep’in günlük yolculuklarıyla açılır. Uluçay filmde belli bir zaman belirtmez. Kostümler ya da mizansen öğeleri net bir zaman aralığına hizmet etmezler. Her devrin hikayesi olabilecek ulaşılması zor hayallere, özlenilen geçmişlere, hayatta karşımıza çıkan ufak anlara ve korkulara değinen zengin bir hikayedir. Zaman kasabada farklıdır köyde farklıdır. Cenaze vardır kasabada. Karpuzcu bu anları izler dolayısıyla bizde izleriz. Kuleşov etkisini gösteren güzel bir andır. Bir adam tabutun başında ağlar bir kedi o adamdan sevgi bekler.  Hayatta üzerinde durmadığımız ama fark ettiğimiz bir andır işte. Zaman birisi için durmuştur birisi için devam etmektedir. Karpuzcu hemen sonrasında eski fotoğrafa bakar. Fotoğraftan pehlivan olduğunu öğreniriz. Karpuzcunun hala var olmak istediği, yaşamak istediği zaman o zamandır. Dondurulmuş bir zaman. Film adından da anlaşılacağı üzere ulaşılması zor hayalleri barındırır. Karpuzcu eskinin pehlivanıdır ve tekrar o günü ister. Çırağı Recep ve arkadaşı Mehmet köylerinde sinema gösterimleri yapmak isterler. Hepsinin bir hayali vardır ve ulaşılması güçtür. Recep karpuzcuda çalışırken kasabalı Nezihe hayvanları için ondan karpuz çöplerini getirmesini ister. Recep eve gittiği zaman büyük kızı Nihal'i görür. Nihale aşık olur. Nihalin kız kardeşi Güler Recebe ilgi duyar. Güler'in duyduğu ilgi daha çocukçadır. Recep Nihal ve Güler üçgenine bakacak olursak filmin temasını oluşturan ulaşılması güç hayaller burada da geçerlidir. Üçünün de birbirine olan ilgileri sonuçsuz kalacaktır. 

 Köy sokaklarında bazı silüetler vardır. İpe asılmış kıyafetler. Tekinsiz atmosfer kurulur. Adeta köyün mistik anlatımlarını korku hikayelerini çağrıştıran cinstendir. Bu anlatılara aşina bir insandır Uluçay ve ustalıkla kullanır filminde. 

Deli Ömer karakteri diğer iki karakter gibi hayatı sinema şeritleriyle görmeye çalışmaktadır. Bu esnada epilepsi krizi geçirir ve hayat adeta 25 kareye bölünmüş gibi hareket eder. Uluçay epilepsi krizini ve film şeritlerini tek anlatıda birleştirmiştir. 

Recep aşk ilanını mektup vermeden önce ceviz tanesi ile sunar. Cevizler kabul edilmez. Elinden düşer ve etrafa savrulur. Nihal daha sonra Recepten gelen bir mektubu alır. Eve gidip gizlice okur. Okuduğu odada oyuncak bebekler vardır. Nihal gelip buraya sığınır çoğu zaman. Onun için bir kaçış noktasıdır. Aynı zamanda hala tam olarak büyüyemediğinin sembolleridir. Recepten aldığı mektubu okuduktan sonra heyecanla odadan çıkar. Odadan çıkarken oyuncaklar yere düşer. Artık eski Nihal değildir. Recep in getirdiği cevizi kız kardeşi kırmaktadır. Birisi Nihal’in kıyafetinin dibine düşer. Nihal gizlice alır ve cebine koyar. Sonrasında gece kalkıp cevizi kırar ve yatağına geri döner. Cevizi dudaklarına doğru çıkarırken eli çarşafın içinden hafifçe süzülür. Hem bir cinsellik temsili hem de aşkın kabul edilmesi gerçekleşir. Aşkı içine alır ve eritir. Hepsi bir ceviz tanesine saklanmıştır. 

Recep, Deli Ömer ve Mehmet sonunda sinema gösterimi yapacaklardır. Deli Ömer ölmüş olan sevdiğinin geri geleceğini düşünür. Bütün gece hem sinema perdesinin önünde nöbet tutar hem de sevdiğini bekler. Aynı gece Recep kasabaya Nihali görmeye gider. Ancak Nihal ve ailesi kasabadan taşınmışlardır. Recep aşkına kavuşamaz. Deli Ömer bütün gece bekler ama sevdiği gelmez ve sinema projeksiyonunu parçalar bu yüzden film gösterimi de yapamazlar.

Filmde her karakterin büyük hayalleri vardır. O hayallere ulaşmak zordur. Hatta gerçekleşmez. Ancak denemekten yılmazlar. Hatta plaja gitme hayallerini yine sinema aracıyla gerçekleştirirler. En sonunda film çekmek için bir kameranın fiyatı nedir diye düşünürler çünkü anlatacak hikayeleri ve gerçekleşmesini istedikleri düşleri vardır. Ahmet Uluçay’ın kendi hayatında gerçekleşmesi zor olan ama başardığı düşleri gibi.

Filmde ayrıca şahit olmalar ve bakışlar vardır. Uluçay bazen şahitliği ya da bakışı bir hayvanın gözünden bile aktarır. Horozların Deli Ömerin film perdesini parçaladığı anlara şahit olduğu anlar en iyi örnektir. 

Film üzerine belki daha çok söylenecek şey vardır. Ancak Ahmet Uluçay’ın kendine has bir anlatım tarzı, naif dili sinemaya devam edebilseydi daha bize neler izleteceğinin kanıtı niteliğindedir. Ayrıca kendisinin kısa filmleri de internet üzerinden izlenebilir. 




 

23-02-2026
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir