Seküler Türk Milliyetçiliğinin Dönüşümü - Soydan Güner (Sosyolog)

Seküler Türk Milliyetçiliğinin Dönüşümü - Soydan Güner (Sosyolog)

A+ A-

Seküler Türk Milliyetçiliğinin Dönüşümü

Avrupa’da son yıllarda sağ partilerin söylem ve politika tercihlerinde gözlemlenen değişim, milliyetçilik olgusunun farklı toplumsal bağlamlarda yeniden yorumlandığını göstermektedir. Benzer bir dönüşüm, Türkiye’deki milliyetçilik anlayışında da gözlemlenmektedir. Türkiye’de uzun süre hâkim olan milliyetçi profil; muhafazakâr bir düşünce yapısı, homojen bir yaşam tarzı ve belirli semboller üzerinden tanımlanan bir kültürel kimlik ile özdeşleştirilmiştir. Bu algı, milliyetçiliği belirli bir estetik, davranış kalıbı ve ideolojik çerçeveyle sınırlandırmıştır. Ancak son dönemde Avrupa’da göç karşıtlığı ekseninde yükselen milliyetçilik söylemleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitik çevrede yaşanan savaşlar, yönetim değişiklikleri ve yoğun göç hareketleri, Türkiye’de milliyetçilik algısının da dönüşmesine zemin hazırlamıştır. Bu gelişmelerle birlikte Türk milliyetçiliği, dar ideolojik ve kültürel kalıpların dışına çıkarak daha geniş ve heterojen toplumsal kesimler tarafından benimsenmeye başlamıştır.

Bu bağlamda özellikle genç kuşaklar arasında görünürlük kazanan seküler milliyetçilik, tek tip bir kimlik veya yaşam tarzı sunmayan bir yapı sergilemektedir. Bu yeni nesil milliyetçilik anlayışı, ulusalcı yaklaşımlarda görülen katı anti-Batıcılıktan ayrışmakta ve bireyleri belirli bir siyasi parti ya da ideolojik yapı ile özdeşleşmeye zorlamamaktadır. Seküler milliyetçiler, kültürel konumlanmalarını “ülkü” merkezli ideolojik bir çerçeveden ziyade, “ülke” merkezli ve pragmatik bir bakış açısı üzerinden tanımlamaktadır.

Bu yaklaşım, Türk-İslam sentezinin ulusal kimliğin asli unsuru olarak sunulmasına eleştirel yaklaşmakta; kültürel asimilasyon ve özellikle Araplaşma olarak algılanan süreçlere karşı kaygı üretmektedir. Bu yönüyle seküler milliyetçilik, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ortaya çıkan Türkçülük akımıyla belirli paralellikler taşımaktadır. İmparatorluğun çözülme sürecinde geliştirilen Türkçülük, geniş bir imparatorluk coğrafyasında ortak bir milli kimlik inşa etmeyi hedeflemişti. Günümüzde ise seküler milliyetçilik, sınırları belirli bir toprak üzerinde, siyasal meşruiyetini Türkiye Cumhuriyeti’nden alan teritoryal bir anlayış çerçevesinde şekillenmektedir.

Seküler milliyetçi gençler, ülke içinde kültürel, siyasal ve ekonomik çıkarların korunmasını öncelikli bir hedef olarak benimsemektedir. Bununla birlikte bu grup, homojen bir sosyokültürel yapıya sahip değildir. Farklı giyim tarzları, müzik tercihleri ve yaşam biçimleri bu milliyetçilik anlayışının doğal bir parçası olarak varlık göstermektedir. Batı tarzı kültürel pratiklere sahip bireylerden, başörtülü veya açık kadınlara kadar uzanan bu çeşitlilik, seküler milliyetçiliğin kapsayıcı bir karakter taşıdığını göstermektedir.

Bu grubu bir arada tutan temel ortak payda, belirli bir estetik ya da ideolojik bütünlükten ziyade, ülkenin ve bireyin refahına yönelik kaygılardır. Seküler milliyetçi gençler genel olarak militarist tutumlardan uzak durmakta; laiklik, demokrasi ve özgürlükçü değerleri merkeze alan bir siyasal duruş sergilemektedir. Farklı yaşam tarzlarına sahip olmalarına rağmen bayrak, Atatürk, cumhuriyet ve laiklik gibi sembolik ve kurucu değerlere ortak bir referans vermektedirler.

Seküler Türk milliyetçilerini birleştiren en önemli unsur, Türkiye’nin demografik ve sosyolojik yapısında yaşanan değişimlere yönelik duyulan endişedir. Türk dünyası, Ortadoğu ve Balkanlardaki gelişmelere tamamen kayıtsız kalmamakla birlikte, bu yaklaşımın temel önceliği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sosyo-ekonomik çıkarlarıdır. Dini referanslardan ziyade seküler ve evrensel değerlerin belirleyici olduğu bu perspektif, dünyayı tek bir ideolojik çerçeve üzerinden okumak yerine, sorgulayıcı ve pragmatik bir bakış açısıyla değerlendirmektedir.

Bu durum, seküler milliyetçiliğin merkezi biçimde yönlendirilmesini veya tek bir siyasal hatta kanalize edilmesini zorlaştırmaktadır. Seküler milliyetçi bireylerin kolektif sloganlar veya kitlesel yönlendirmelerden ziyade, akılcı ve fayda temelli politikaları destekleme eğiliminde olduğu gözlemlenmektedir. Bu eğilim, seküler milliyetçiliğin Türkiye’de milliyetçilik anlayışının dönüşümünde önemli bir sosyolojik gösterge olarak değerlendirilebilir.

 

 


Kaynakça

Anderson, B. (2006). Imagined communities: Reflections on the origin and spread of nationalism (Rev. ed.). Verso. Billig, M. (1995). Banal nationalism. Sage Publications. Brubaker, R. (1996). Nationalism reframed: Nationhood and the national question in the New Europe. Cambridge University Press. Brubaker, R. (2004). Ethnicity without groups. Harvard University Press. Çınar, A. (2005). Modernity, Islam, and secularism in Turkey: Bodies, places, and time. University of Minnesota Press. Gellner, E. (1983). Nations and nationalism. Cornell University Press. Göle, N. (2011). Seküler ve dinsel: Aşınan sınırlar. Metis Yayınları. Göle, N. (2017). The daily lives of Muslims: Islam and public confrontation in contemporary Europe. Zed Books. Keyman, E. F. (2010). Modernization, globalization and democratization in Turkey: The AKP experience and its limits. Constellations, 17(2), 312-327. Özkırımlı, U. (2017). Theories of nationalism: A critical introduction (3rd ed.). Palgrave Macmillan. Smith, A. D. (1991). National identity. University of Nevada Press. Yavuz, M. H. (2009). Secularism and Muslim democracy in Turkey. Cambridge University Press. Fotoğraf https://www.pexels.com/tr alınmıştır.

21-01-2026
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir