Haklı Olmak mı, Huzurlu Kalmak mı? - Elif Orhan (Sosyolog)

Haklı Olmak mı, Huzurlu Kalmak mı? - Elif Orhan (Sosyolog)

A+ A-

İlişkilerde bazen bir cümleye sıkışırız:

“Ama haklıyım.”

Ve işte o anda, kazandığımızı sandığımız bir savaşta, aslında biraz daha uzak düşeriz birbirimizden.

Farkında olmadan haklı çıkmaya çalışırken, içimizdeki küçük çocuk fısıldar:

“Beni anla.”

Ama biz o sesi bastırır, kendimizi korumaya alırız çünkü haklı olmak, egoya iyi gelir. Huzur ise kalbe…

Oysa gerçekten bağ kurmak istiyorsak, haklı olmayı değil, birbirimizi duymayı seçmemiz gerekir.

Bir ilişki; kimin daha çok bildiğiyle, kimin daha iyi savunduğuyla değil, iki insanın birbirine nasıl hissettirdiğiyle şekillenir.

Haklı olmak bir an sürer.

Huzurlu olmak ise ilişkide kalmayı mümkün kılar.

Hepimiz zaman zaman savunmaya geçiyoruz. Yargılamak, anlamaktan kolay geliyor. Ama sağlıklı bir ilişkide mesele “Kim haklı?” değil, “nasıl birlikte kalabiliriz?” sorusudur.

Huzur, tarafların kendini güvende hissettiği yerde büyür.

Bu güven, sessizlikle değil, sesini yükseltmeden konuşabilmekle; susmakla değil, içtenlikle dinlemekle olur.

Tartışmanın ortasında bir durup

“Haklı çıkmak mı istiyorum, yoksa sadece kalmak mı?”

diye sormak bile yönü değiştirir çünkü o anda amaç değişir: kazanmaktan, bağ kurmaya doğru…

Birbirini suçlamadan konuşabilmek, kendini ifade ederken karşıyı da duyabilmek, sadece diliyle değil kalbiyle anlaşabilmek…

Bunlar, haklı olmaktan çok daha kıymetli.

Belki de en çok şunu hatırlamak gerek:

Bir ilişki, iki kişinin birlikte huzur içinde kalmayı öğrenme yolculuğudur.

Bu yolculukta haklı olmak bir durak olabilir, ama kalabilmek için gereken şey anlayıştır.

06-08-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir