Dermansız Yaralar
Karanlığı yaran bir çığlık… Bomboş sokaklarda yankılandı kulakları yırtarcasına. Kimseciklerin olmadığı, köpeklerin uluduğu gecenin kör vaktinde, ayazı bile yerinden kaldıran çığlık. İnsandan çıkamayacak kadar güçlü bu ses. Kimse koşmuyor sese, kimse aralamıyor perdesini. Belki duymuyorlardır karanlığı,sessizliği ve çaresizliği bile uyandıran çığlığı. Sesin ne taraftan geldiğini anlamak için kulak kabartıyorum, kendimi dinliyorum sonra, ruhumu, düşüncelerimi. Afallıyorum birden. Benden yükseliyormuş çığlık, alev alev yanıyormuş ruhum. Pişmanlığımın, çaresizliğimin susmayan inlemeleriymiş meğer beni sokaklara ve bomboş geceye atan. Yıkık duvarların arasında ışıltı arıyormuş çaresizce. Minicik bir aydınlık derman olacak belki yaralarıma? Ancak ne ışık, ne bir ses, ne de bir nefes tutuyor ellerimden.. Atıyor gecenin en karanlık dip köşelerine. Biliyorum hiçbir şey derman olmayacak yarama, yine de bi çare arıyorum işte…