Zulme karşı bitmeyen "UMUT"
Bir ev hayal etmiştim çok önceden. Herkes kendi evinde ve çok mutlu. Deniz kenarında minik bir ev yapmışım ben de kendime. Sabahları erkenden kalkıyorum, çiçeklerimi suluyorum. Hafif müzik eşliğinde kahvaltımı yapıp, balkonumdan doğayı ve ruhumu dinlerken, sıcak çayımı yudumluyorum.
Öyle şaşalı, gösterişli bir ev değil benim evim, bana yetecek kadar işte. Bir yandan kitap okurken, bir yandan sallanan sandalyemde geçmişi yad ediyorum huzur içinde. Ne geçip giden zamana özlem benim ki, ne de kaybettiğim yıllara. Anın tadını çıkarmak istercesine yaşıyorum hep, gelişi güzel.
Ara sıra atıştıran yağmurun burnuma getirdiği toprak kokusu, annemin yağmurlu havalarda yaptığı ıhlamuru getiriyor aklıma. Kuş olup uçasım geliyor, sarılasım kollarına. Hiç büyümemişim gibi hatırlıyorum, biraz öncesi gibi sanki.. Tazeleği ıhlamurun ve kokusu annemin. Minicik bir aralıktan hayallere dalıyorum her seferinde, yine hayalimdeki evimde.
Yemeğimi yedikten sonra kuruluyorum eşsiz manzaramın güzelliğinde, baş köşeye. Sallanan sandalyemin hafif gıcırtısı, okuduğum kitabın dalgalara eşlik eden beyitleri ve sıcak kahvemin tüten dumanı. Gözlerimi kapatıyorum huzura, maviye ve dalgalara. Kısa bir ara…
Umutla kapattığım gözlerimi, gerçeğin acımasızlığı ve gecenin ayazına açıyorum hiç istemesemde. Ne kadar basitti oysa hayalim. Sıcak bir ev, dumanı tüten çay ve bir kaç lokma yiyecek. Yıkıma açıyorum gözlerimi oysa yine.
Yıkılmış evimden ayrılıp, su basan çadırımda soğuktan titrerken, es kaza bulduğum birkaç lokma kuru ekmekle karnımı doyurmaya çalışıyorum. İşte benim gerçeğim…
Uyku vaktim annemin beni yatırdığı saati çoktan geçmiş. Gerçi artık ne annem var, ne de zamanı öğrenebileceğim bir saatim. Zaten annemi kaybettikten sonra ne zamanın, ne uykunun bir önemi kaldı hayatımda. Tüm bu düşüncelerle, yapacak bir şeyim olmadığı için mecburen uyumaya çalışıyorum.
Bugünkü ninnim yıkıcı birkaç füze sesi, annemin kolları kadar sıcak olmasa da yağmurda ıslanmış battaniyem ve hayal ettiğim kadar güzel olmasa da başımı sokabileceğim su basan çadırım. Kapatıyorum gözlerimi karanlığa, soğuğa ve açlığa… Açtığımda yine hayal ettiğim yerdeyim. Sıcak evim, deli mavi ve taze ekmek kokusu…