Kendime Bile Yabancı
Gittikçe yabancılaşıyorum kendime. Her geçen gün sizin için, sizleşiyorum farkında olmadan. Herşey başkalarının istediği gibi ve ben , ben değilim artık. Herşey oldum, herkes oldum ama hiç kendim olamadım. Öylesine alıştım ki başkaları olmaya, dönemiyorum özüme asla. Saçım, duruşum, bakışım herşeyim istediginiz gibi ve herkes gibi.
Kendimi göremiyorum aynada, ayak uydurmaktan zamana ve insanlara. Herşey değişti zamanla, önce ben derdim hep , siz diyorum artik, o diyorum ve onlar diyorum... içi sizi, dışı beni yakan alışılagelmiş duvarlarınızı yıkamadım bir türlü. İnatla ördüğünüz duvarların altında kaldım sonunda. Kabullendim yıllarca dik durduğum, bir türlü aklıma ve kalbime sinmeyen gerçeklerinizi. Herşeyi kabullenmişken sessizce, kimse sığdıramadı beni dünyasına.
Kendi kimliğimede yabancılaştım sonunda. Dayattığınız herşeyi kabullenip, sıradanlaştım, uğruna savaştığım hiçbişeyde kalmadı zamanla. Zaten kısıtlanmaya alışmış kendimle, aksine hep dik duran karakterim arasındaki savaştan bıktım,usandım ve çekildim sonunda. Olmak istediğime henüz yakınlaşamamışken, oldurduğunuz kıyafeti giydim üstüme.
Basbas bağırırken içim, dışım sizinle ve sizin gibi, tamda istediğiniz gibi artık. Hiç kendi olamamış birinin isyanı benimki. Özgür ruhumun ayağına dolaşan prangalardan kurtulma çabası belki, belkide alışmaya başlamanın yangını yüreğimdeki. Isyankar ruhumu susturamayan, itaatkar kalbimin gürültüsü ve de. Yıkılsın diyorum bazen bu başı bozuk düzen, yıkılsın dışı güzel ama içi çürümüş sistemin dayattığı herkesçilik,kurtulalım kendimiz gibi bastırılmış tüm insanlardan...