Bir Artı Bir, İki Eder. Etmezse? - Ebru Şireci (Edebiyat)

Bir Artı Bir, İki Eder. Etmezse? - Ebru Şireci (Edebiyat)

A+ A-

            Belki de insanlığın en büyük yanılgısı, her şeyin formüllerle izahatının yapılabileceğine inanmasıdır. İnsan, rakamları icat ettiği gün değilse bile rakamları hayattaki her şeye mal etmesi ile kendi sonunu yazmıştır. Rakamların hükmü mutlak sanılır; toplarsın, çıkarırsın, çarparsın…  Sonuç hep bellidir. Bir çocuk çarpım tablosunu ezberlediğinde dünya biraz daha anlaşılır olur. Ama ‘dünya’ cebir defterine sığmaz. Bazen bir artı bir, iki etmez.

            İnsanların hatta genel düşünecek olursak canların olduğu yerde rakamlara sığınmak bir kaçıştır. Çünkü sayılar güvenlidir; kesinlik vaat eder. Ardını arkasını düşünmeden bir denklemin sabitleri haline getirilen her can bir eksilir, bir çoğalır, birden fazlası yük olur. Bir bakarsınız o güvenli rakamların dili bozulmuş; çözülemeyen bir denklem büyümüş, devleşmiş ve hesap çoktan şaşmış. Nihayetinde dünya, insanlara hiçbir konuda borçlu değildir, her zaman adaletli olmak gibi bir huyu da yoktur. İnsanın kendini denklem dışı bırakmaya çalışması da bu yüzden hep pahalıya mâl olur. Çünkü insan, kuralları yeniden yazabileceğine, hesabı bozabileceğine inanmak ister. Tarih boyunca da hep aynı hikaye, mitolojik öykülerde de hep aynı esas düşünce; kuralı bozan, sonunda kuralsızlığın altında ezildi. Hesabı bozduğunu sanan, daha ağır bir hesabın içinde buldu kendini:

            Yunan mitolojisinde Sisyphos, tanrılara meydan okuyan ve ölüme karşı kurnazca hileler yapan bir kraldır. Ölüm tanrısını bile kandırarak ölüler diyarına gitmekten kaçmış, böylece doğanın ve kaderin düzenine karşı gelmiştir. Bu küstahlığı nedeniyle tanrılar tarafından ölümsüzlükle cezalandırılır: Sonsuza dek büyük bir kayayı dağın zirvesine kadar yuvarlamak zorundadır. Ancak her defasında kaya zirveye ulaşmadan yuvarlanır ve Sisyphos çabalarını tekrar etmek zorunda kalır. Bu ceza, insanın evrensel düzene karşı gelmesinin, kaderin dışına çıkmaya çalışmasının, kaçınımaz ve yorucu bir yükle karşılanacağını simgeler

            Sisyphos’ un ebedi döngüsü, kendini denklem dışı bırakmaya çalışmanın, yani doğanın ve iyi ya da kötü bir "düzen" in kanunlarını hiçe saymanın bedelidir. Ne var ki, Sisyphos’ un kayası her defasında yuvarlanırken, onun azmi ve bitmeyen çabası insanın direniş ve yaratıcı uyum arayışını da simgeler. Yıkıcı inat ve pervasız kural bozmanın farkında olarak, ancak disiplin ve özgünlükle yeni düzenler kurulabilir. Bu düzen, klasik matematiğin sınırlarını aşan, alışılmış yolların dışına çıkan müstesna bir yol olmalıdır.

           Hayatın karmaşasında istisnai sonuçlar, sıradan formüllerle değil, ancak sıra dışı koşullarda ve bilinçle inşa edilir. İnsan, ne kadar pahalıya mâl olursa olsun, kendi düzenini kurma yetisini asla yitirmemelidir; işte gerçek direnç ve özgürlük burada başlar.

           

 


Kaynakça

Graves, Robert. The Greek Myths. Penguin Books, 1955.

26-07-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir