Affetmek Üzerine - Elif Orhan (Sosyolog)

Affetmek Üzerine - Elif Orhan (Sosyolog)

A+ A-

Affetmek nedir?
Bu soruya herkesin bir cevabı vardır; kimimiz için bir büyüklük göstergesidir, kimimiz için unutmaktır, kimimiz içinse neredeyse imkânsız bir çaba. Ancak mesele affetmenin ne olduğu değil, nasıl gerçekleştiğidir çünkü affetmek istemek bir başlangıçtır; ama affedebilmek, içsel bir yolculuktur.

Psikolojide affetme, kişinin kendisine zarar veren birine karşı duyduğu öfke, kin ya da intikam arzularını bilinçli olarak azaltma ya da bırakma süreci olarak tanımlanır. Yani affetmek, yalnızca bir "karşı tarafa verilen hak" değil, kişinin kendi ruhsal sağlığına yönelik bir eylemdir. Bu bağlamda affetmek, bir başkasını aklamak değil, bireyin kendi iç dengesini yeniden kurma çabasıdır.

Çocukluğumuzda bize sık sık “Affet, kötüye kötü olma” denir. Ancak bu cümle çoğunlukla bir nasihat olarak kalır. Nasıl affedileceği öğretilmez. Yani affetmek, ahlaki bir değer olarak yüceltilir ama pratikte nasıl yapılacağına dair bir rehber sunulmaz. Bu yüzden insanlar, özellikle de duygusal olarak incindiklerinde, savunmasız bir çocuk gibi hissederler. Küserler, içlerine kapanırlar, öfkeyle taşar ya da kırgınlıkla dolarlar.

Travma sonrası psikolojide bu tür tepkiler, bastırılmış duyguların dışavurumu olarak görülür. Affetme süreci ise bu bastırılan duygularla yüzleşmeyi gerektirir. Bu sebeple affetmek, yarayı görmezden gelmek değil, ona bakmak, onu tanımak ve zamanla onunla vedalaşmaktır.

Çoğu insan affetmenin unutmak olduğunu sanır. Oysa unutmak pasiftir; zamanla silinir, soluklaşır. Affetmek ise aktiftir; bilinçli, iradeli ve duygusal emek gerektirir. Affetmek, aynı yarayı defalarca hatırlayıp, buna rağmen artık onun sizi yönetmesine izin vermemektir.

Bazen bu süreç bir gözyaşı ile başlar.
Bazen yıllarca susmanın ardından gelen bir düşüncede, "bu duyguları artık taşımak istemiyorum"
Ve bazen de bir sabah, hiçbir şey yapmadan, yalnızca nefes alırken fark edilir:
Affetmek, karşındakine verilmiş bir hediye değil, kişinin kendine sunduğu bir özgürlüktür.

Affetmekle birlikte içimizde bir şey çözülür:
Yalnızca başkasının üzerimizdeki etkisini değil, kendi kendimize kurduğumuz duygusal hapishaneyi de bırakırız.
Bu yüzden affetmek bazen bir kişiye değil, bir ana, bir hatıraya, bir kırılma noktasına yöneliktir.

Sanat, bu süreci sık sık işler: Bir tabloda, bir heykelin ucunda, bir şiirin dizesinde affetmenin izlerini görebiliriz.Çünkü affetmek, estetik bir yeniden doğuştur aynı zamanda. Yıkımdan sonra gelen sadeleşme.
Ve belki de bu yüzden affetmek, en kişisel ve en yaratıcı eylemlerden biridir.

 

 

 

09-09-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir