Başladığım Yere Geri Döndüm - Zehra Erdin (Gazeteci)

Başladığım Yere Geri Döndüm - Zehra Erdin (Gazeteci)

A+ A-

Başladığım yere geri döndüm. Aynı pencerenin önüne, güneşin aynı battığı yere, yüzüme rüzgarın hep aynı hızda vurduğu yere geri döndüm. Evim diyebildiğim ‘’ben’’e tekrar geldim.

Kendimi inandırmadan sizi ikna etmeye çalışmadım. İtirafımı önce kendime verdim. Başladığın noktaya geri dönmek kulağa kötü geliyor biliyorum. Anlamanızı beklemiyorum. Çabalamıyorum da. Anlaşılmak için dönmedim. Yaşamak için döndüm. Yalnızca nefes almak değil doya doya yaşamak için döndüm.

Uçaktan yazıyorum. Güneş batarken bindim. Arkamda zifiri karanlığı bırakırken önümde turuncu bir ufuk çizgisi görüyorum. Yolcuğum da tıpkı hayatıma benziyor. Arkamda gözün gözü görmediği bilinmez bir karanlığı bırakırken önümde az da olsa umut vadeden bir aydınlığa inanıyorum.

Gelecek ne getirir bilmiyorum. Tahminde bulunmak istemiyorum. Hayalini kurduklarıma kavuşur muyum belirsiz. Ama ben aydınlığın içinde biraz güneşlenmek istiyorum. Kalbimin solgunluğundan kurtulmak, biraz olsun parlamak istiyorum. Geri kalanı hallederim diyorum. Yaparım.

Başıma yıkılmış bir dünyanın altından kalkamam sanmıştım. Bu umutsuzlukla dünyanın yükünü omuzlarından bırakmamıştım. Nereye gitsem benimle gelmesine izin vermiştim. Yok demiştim buradan sonra toparlayamazsın. Enerjini boşa harcama. Burası son durak demiştim. Başına gelene rıza göster.

İçindeyken güçlüyüm sanmıştım. Sen yaparsın, üstesinden gelirsin demiştim. Gerek olmadığını sonra anladım. İki adım. Yalnızca iki adım geri çekildim. Bir bilet aldım kendime sonra. Yükümü bıraktım olduğum yere. Vazgeçtim. Düşe kalka dikenli bir yolda yürümekten, nereye varacağını bilmediğim bir yolda olmaktan, sağıma soluma acizce bakıp bir el aramaktan vazgeçtim. Yalvarmaktan da vazgeçtim.

İçimi önce kendime döktüm. Yarama önce kendim baktım. Dedim ya iki adım geri çekildim diye. Meğer iki adım ileri gitsem ölecekmişim. Ben kendime ikinci bir şans verdim.

Beni bir gölün dibinde hazine var diyerek kandırmışlar. İçinde dilediğim her şeyin var olduğuna inandırmışlar. Derler ya mutluluğun anahtarı. Ona benzer bir umuda sürüklemişler. Nefesimi tutup atlamışım. Hazineyi bulmak için çabalamış, canımdan can ömrümden ömür vermişim. Su yutmuş, canavarla savaşmış, ayaklarıma dikenlerin batmasına razı olmuşum.

Hazineyi bulamadım. Belki vardı belki de yoktu bilmiyorum. Ama daha fazla dayanamadım. Belirsizlikten ölmeyi göze alamadım. Bulamazsam burada ölürüm korkusunu aşamadım. Sudan çıktım. Sırılsıklam kaldım. Kurtulmanın yalnızca sudan çıkmak olmadığını anladım.

Her şey benim başıma gelmiyor, hayır. Yanımdakiler korkunç insanlar değildi, hayır. Sesimi duyan, yardım etmek isteyen, halime acıyan, beni tutmaya çabalayan vardı elbette. Başıma buyruğum ben. İpe sapa gelmedim.

Karmaşık yazdım. Ben de karmaşığım. Ne olduğunu çözemedim.

Kendime döndüm. Savaşı bitirdim. Çabalamayı bıraktım. İyi hissetmeye başladım. Gücümü yalnızca kendime tükettiğim, yaşamak için çetin yollardan değil huzurlu sokaklardan yürüdüğüm evreye geçtim. Nefret, sevgi, umut, heyecan, kin, intikam… Hiçbirini bırakmadım içimde. Sıfırda olmanın, hissetmemenin sakinliğine yerleştim. Merhaba hayat, ben geri geldim. Gözü kapattım, oh be dedim.

Oh be, dünya varmış!



Kaynakça

Kullanılan Görsel: https://unsplash.com/photos/wPlzrculha8

07-04-2021
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir