Yaşamın İzleri: Belgesel Sinema  - Mert Günay (Sinema)

Yaşamın İzleri: Belgesel Sinema - Mert Günay (Sinema)

A+ A-

Belgesel denildiği zaman izleyici'de farklı algılar ve düşünceler oluşabilmektedir, ama belgesele bir anlatım türü ve biçimi dersek yanılmış olmayız. Belgesel nedir sorusuna karşılık olarak, verilebilecek en doğru ve net cevap başlıca belgelere dayanan yapıtlardır. Farklı yaşam biçimlerini, toplumun kültürlerini, yaşamın izlerini, yaşanmış olan tarihsel dönemin sorunlarını ve bunun gibi pek çok içeriği ele alacak bir anlatım aracı olduğu söylenebilir.

Belgesel, gerçeği olayın etrafında değil, gerçekliğin kendi dramatik gerilimi içersin de ayna görevi yaparak izleyicinin gerçek dünyaya yeni bir gözle bakmasını sağlar. Belgeseller gerçekçiliğin gelişimine ciddi derece katkıda bulunurlar. İyi bir belgeselin temel unsuru mutlaka iyi bir hikâyedir. İzleyicinin belgeselle arasın da duygusal ve samimi bir bağı olmalıdır, bunu sağlayan en önemli şey ise yönetmenin anlatmak istediği şeyi nasıl anlatmış olduğudur. Belgeselde, gündelik yaşamın detayları gerçek çekimlerle yeniden dizayn edilir iyi bir işçilik ve restorasyon gereklidir. Sinematografik anlatım tarzı olarak “belgesel” terimi ilk kez İngiliz Belgesel Okulunun kurucularından John Grierson, Flaherty’nin Moana adlı yapımını izledikten sonra kullanmıştır. Moana, Polinezya’lı bir gencin ve ailesinin gün içersin de ki hayatını olaylarını, yaşamlarını ele alır görsel anlatımı olarak bir belgesel değerine sahiptir. John Grierson’un belgesele bakış açısı, iletişim araçlarının en ön planda olması özellikle de sinemanın toplum üzerinde güçlü ve etkileyici etkileri olduğu kanaatinde olmasıydı. Belgesel birçok farklı türe ayrılabilir bilimsel belgeseller, doğa belgeselleri, sanat belgeselleri, etnografik belgeseller. Flaherty ilk çalışması olan Nanook of the North’da (1922) Eskimoların hayatını onlarla beraber yaşamış eşlik etmiş ve olayları hayatın akışı içinde kameraya yansıtmaya çalışmıştır. Flaherty yazılı hiç bir senaryo kullanmayı tercih etmemiştir.

Ülkemizde ki Belgesel sinemadan söz edecek olursak, Türkiye’de belgesel filmin başlangıcı konusunda net bir tarih olmasa da, sinematograf'la kaydedilen ilk görüntülerin belge niteliğine sahip olduğu kabul görür. Fuat Uzkınay 14 Kasım 1914 yılında Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışını gösteren film çalışması kayıtlara Türk belgesel filmi olarak geçmiştir aynı zamanda Türk sinemasının da başlangıcı sayılır. Fuat Uzkınay, bu filmle birlikte ilk Türk yönetmeni olma özelliğine de sahip olmuştur.

 

05-10-2022
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir