Ben Kimim? - Sümeyye Göktepe (Hayatın İçinden )

Ben Kimim? - Sümeyye Göktepe (Hayatın İçinden )

A+ A-

Hava sert esiyor, son sigaramı yaktım ve titreye titreye içiyorum. Dişlerim birbirine vuruyor. Tüylerim diken diken, ceketimin önünü kapatıyorum…
Uzun uzun düşünüyorum. Sigaram alev gibi tutuşuyor, hemen bitirmeye yelteniyor. Dertlerime inat, rüzgârla adeta yarışıyoruz o kazanıyor. Sigarayı bitirdiği için değil, yüreğimi kas katı dondurduğu için. şehrin ışıkları hala kapanmamış... Hava duman duman… Puslu fakat ışıklar seçiliyor. Bulutlar adeta çatılara düşmüş. Karanlık, kahverengi çatılar... Ağzımdan çıkan duman soğuğun donduruculuğundan mı sigaramın dumanı mı bilemiyorum... İçime çekip üfledikçe soğukla karışıyor dumanım ve yaşam öyküm... İşaret parmağım ve orta parmağım kas katı kesiliyor. Üzerimdeki ise epey ince...
 Ömür ilerliyor… Gece acımasızca zifiri karanlığa ve sessiz çığlıklara bırakıyor yerini… Saçlarım rüzgâra karışıyor ve sigarayı inatla ciğerlerime kadar çekiyorum. Göğsüme batıyor, nefessiz bırakıyor. Yok! Sigara değil, yaşam öyküm… Köpek sesleri sessizliği bozuyor, gözlerimi açıyorum birden, derin derin düşünürken, irkiliyorum ve dünyaya dönüyorum. Yaşadığım bedenle, hissettiğim ruh aynı değil belli ki… Saçlarımmm, sigaraya dudağımı her uzattığımda ağzıma tel tel giriyor. Kasım ayı sert esiyor. Ayak parmağıma kadar titriyorum ama bu hoşuma gidiyor. Tüm bedenimi hissediyorum. Tam olarak hayatı da hissettiğim gibi… Hayat da acımasızca hissettirdi. Tüm bedenimde... Artık bedenim acımasızlığa alışkın… Ruhum gibi…

 Ölüm de böyle mi gelecek bedenime acaba? Soğuk ve yalnız…
Bağıracaksın, kimse duymayacak, duysa da dokunamayacak… Zaten sen çare için değil veda için bağıracaksın. Ben yasarken de bağırıyorum mesela duymuyorlar ama...
Ben neyim ve kimim? Çok güzel daima gülümseyen kadın mı?  Yoksa o saçları karışık, durmadan düşünen, karanlıkta kaybolan, hayati sorgulayan, anlam bulmaya çalışan kadın mı? Bu dünyaya ait miyim?  Yoksa rüzgâr mı olmak isterdim... Serinletmek mi?  Üşütüp titretmek mi?
Gece epey geç. Işıklar yavaş yavaş kapanıyor. Ben hala balkonda taburemin üstünde uzağa bakıyorum, gözlerim kapalı... Aslında şehri gözlemiyorum. aslında anlamaya yaşamı, sorgulamaya çalışıyorum bedenimi ruhumu? Mutlu görünen bedenimi, mutsuz ruhumu…
Bu gece kendime büyük söz verdim.  Yârin sabah ilk işim kendimi seveceğim. Dağınık saclarımı, rimelsiz gözlerimi, gülünce çıkan yanağımdaki çukuru, elimi ayağımı…

Ama bu gece değil…
Bu gece kederliyim ve üşüyen titreyen bir kadınım. Ölümü veya nefes alan ölüyü yaşayan bir kadınım... Hangisi benim acaba? Kaç yüzümüz var acaba bu yaşamda? Kaç yüze kaç çeşit ömür sığıyor? Ömür dediğimiz şey gerçekten nedir acaba? Bir dal sigara mıdır mesela? Yakarsın, rüzgârla karışıp gider. Elinde sadece kül kalır. En pahalısını içsen dahi… Bütün caba uğraş bunun için mi?  En pahalı sigarayı almak için mi? Yoksa sigara içmekten keyif almak için mi? Ömrümüzü niçin tüketiriz ya da bu ömür de rolümüz nedir?

 Soruların içinde kaybolurken bir uyku bastırıyor ve içeriye giriyorum…

 Sahte dünyaya... Ait olmadığım ama yaşamak için bırakılan... 

13-11-2020
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir