Çocuk Feda Etme Sanatı - Azer Sude Akçay (İletişim Bilimleri - Öğrenci)

Çocuk Feda Etme Sanatı - Azer Sude Akçay (İletişim Bilimleri - Öğrenci)

A+ A-

Bugün ebeveynleri ve şaheserlerini ortaya koymak için yaptıklarını ele alacağız.  Her insan doğar, büyür ve ölür. İnsanlar o büyüme evresinin hiç bitmemesini arzular. Yani kalıcı olmayı. ‘Kalıcılık’ bu kelimeyi aklımızın bir kenarına yazalım. Kalıcı olmak için, hele ki güzel anılmak için başarı şarttır. ‘Başarı’yı da yazalım lütfen. Akademik alanda çalışmalar yaparsın, ödüllere layık görülürsün, alırsın ödülünü. Yaptığın faaliyet kişilerin hayatına dokunuyorsa; biri çıkar der ki “seni büyüten ana babadan Allah razı olsun”. Ödül sahibi bunu annesine babasına iletince onlardan mutlusu yoktur dünyada.

Akademik alanda ödüle layık görülmemiş fakat maddi anlamda ‘başarıyı’ elde etmiş insanların yaptığı klasik hamle ise; sebil, çeşme yaptırmaktır. Orada ismini kocaman kocaman işletmen gerekir mermere. İnsanlar sudan faydalanmadan önce senin ismini söylemeleri, “sağ olsun”, “Allah razı olsun” demeleri gerekir. Ölsen bile ismin çeşmenin mermerinde yaşatılmış olur. Başardın! Artık kalıcısın. Yukarıdaki olayda bir zafer elde edilmiştir.  Dünya’da kalıcılık için bir adım başarıya ulaşmıştır ama yetmez, hep daha fazlası, daha fazlası… Ben değilsem başarılı, çocuğum olsun. Çocuğun istekleri mi? Aman boşver onu “o bilmez”, “benim çocuğum doktor olacak”. 

Sınav ile alakalı değişiklikler yapılmasıyla birlikte bu konu hakkında yazmak istedim. Başarı uğrunda yitip giden ya da yeşeren hayatlar hakkında…

Ana sınıfından itibaren, akademik alanda bazı çocuklar sürekli baskı, şiddete maruz kalmaktadır. Çünkü yeterince çalışkan, atik, azimli değildirler. Çoğu ebeveyn sınava kadar olan süreçte çocuğunun çalışmalarına değil; maalesef ki sınav sonucuna odaklanmaktadır. Bu da “şunun çocuğu 100 almış, sen neden 70 aldın” eleştiri oklarının çocuğa yöneltilmesine neden olmaktadır. Kıyaslamanın asla tozpembe bir yanı olmadığını düşünenlerdenim. Özellikle konu dersler, akademi ve başarıysa. Kıyaslama sadece bir önceki sen ve şu anki sen arasında olmalı.  Çünkü kişilerin maruz kaldığı farklı iç ve dış etmenler olabilir. Bu durumda da kişilerin yaptıklarının sonrasında aynı sonuçlar elde etmelerini bekleyemeyiz. Ailelerden de dış etken olarak beklenen “yapabilirsin oğlum/kızım” demeleri yani halk tabiri ile köstek değil destek olmaları.

Bu baskıya, eleştiriye maruz kalan çocuklar bir zaman sonra büyüyüp birer yetişkin oluyorlar. Bazı bilinçli ve farkındalık sahibi olanlar çocuklarına bu baskıyı uygulamayıp, bu zinciri kırabiliyorlar. Bu ihtimal her zaman geçerli olmuyor maalesef.  Ki başka bir açıdan bakılacak olursa, bu kişiler yer aldıkları gruplar içinde kendinden statü olarak üstte olan insanlara hizmet etmek için, o kişilerin takdirini kazanmak için eylemlerini gerçekleştiriyorlar. Bu süreç böyle sürüp giderken; kabuklarını kırıp, aslolan gerçek benliklerini asla ortaya çıkartamıyorlar.

Ve böylece bir hayat daha üstlerinin gölgesinde yitip gidiyor...

 

 

12-02-2022
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir