Bir Varmış  Bir Yokmuş - Sinem Elci (Sosyolog)

Bir Varmış Bir Yokmuş - Sinem Elci (Sosyolog)

A+ A-

Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masallarda zaman, içinde bulunulan durumla örtüşmemektedir. Okur için de bu hikayenin en önemli ve gerekli unsuru olarak görülmektedir. Başlangıcı nasıl belirsiz ya da net olmasa da sonu her masal da olduğu gibi mutlu bitmektedir. Bizler bu masallarla ve diğer hikâyeleşmiş yazılarla ilk okumalarımızı ya da dinlemelerimizi yaptık. Sadece bizler de değil bizden önceki nesil ve bizden sonraki nesil de bunu yapmaya devam ettiler. İnsanlık geçmişi ve geleceğini şimdiki zaman üzerinden inşa etmektedir. Bunu bilinçli ya da bilinçsiz olarak yapmış olsa da bir düzen devam etmektedir. Bu düzende aynı masallarda olan “Bir varmış bir yokmuş...” girişi gibidir. Nasıl ki masallar insanlara iyiyi ve kötüyü gösteren, ders niteliği taşıyan özelliklere sahiplerse insanlık da yaşamında hem geçmişini hem de geleceğini olması gerektiği gibi şimdiki zaman da çözümlemektedir. Sadece insanlık yaşamı başlangıcı olarak mutlu olsa da sonu olarak belirsizlik içerisinde olmasıdır. Bu anlamda yaşamın değer ve anlamı doğrultusunda birçok farklı düşünce ve öneri ortaya atılmıştır.

İnsanlık tarihsel olarak gelişmelerle ve ilerlemelerle değişimlere sürekli uğramıştır. Düşünürler bu değişimlerin farklı kalıplar doğrultusunda yansımalarını ele almışlardır. Bizler günlük hayatımızın içerisinde çevre ile olan bağımızı üst seviyeye çıkartmaktayız. Bunu yaparken çevre dediğimiz ve etkileşimde bulunduğumuz “şey” aslında her şeydir. Sosyal bir varlık olan insan hem kendi varlığıyla hem de diğer canlı ya da cansız varlıklarla sürekli olarak etkileşim halindedir. Bu etkileşimler hem varlığımızı tanımlayan hem de ilerlememize yardımcı olan durumlardır. Yukarıda verilen örnek masallar ve insanların yaşamını gözler önüne sermektedir. Bizler ne kadar kendi varlığımızı sürdürmeye ve ilerletmeye çalışsak da bunu tek başımıza sağlayamayız. Hayatın içerisinde olan diğer yardımcı unsurlar bizlerin hem geçmişini hem de geleceğini değiştirir. Bizler bu değişimlerle yaşamın ne olduğunu ya da ne olmadığını şimdiki zaman diliminde öğreniyoruz. Bu süreç sosyal varlığımızın ne kadar ölçüde farklılaştığını gösterir.

Yaşama ne kadar farklı anlamlar ve değerler katsak da büyük ölçüde yansıyan bizlerin göremediği olmaktadır. “Bir varmış bir yokmuş” başlangıçları insanlık yaşantısında çok yer alamamaktadır. Daha gerçekçi ve net bakış açıları bizlerin yaşamında yer alır. Bu anlamda insanlık geçmişi ve bugünü arasında olan süreçte diğer bir kavramı da öngörür. Bu da gelecektir. Yaşamı getirileri doğrultusunda ilerletmek ve bu bakış açısı ile hareket etmek bizlerin yaşamında büyük bir ilerlemeyi sağlamaktadır. Daha gerçekçi ve öngörülebilir yaşam içerisinde yer alan insanlık bunu sürdürme eğilimi göstermektedir. Kendi doğruları ve bakış açısı kazandığı durumların sadece şimdiki zamanı değil, gelecek zaman diliminde ne boyutta etkisi olduğunu da öngörmektedir. Kendi varlığımız sosyal olarak beraberinde birçok durumu da getirdiği için insanlık bu süreçlerde değişime uğramaktadır. Bu değişimler toplumun bütün alanlarında, yaşamın en orta yerinde karşımıza çıkar. İnsanlık kendi varlığını sürdürme eğiliminde karşısına çıkan engellere her zaman çözüm yolu bulmuştur. Bu da bizlere insanlığın sadece şimdiki zamanını değil bütün zaman dilimlerini içine alan bir düşünce ve davranış gerçekleştirdiğini göstermektedir.


Kaynakça

ttps://www.istockphoto.com/tr/fotoğraf/hikayen-nedir-metin-eski-bir-daktilo-ile-kağıda-yazılır-gm1153689198-313429462?phrase=MASAL

17-08-2023
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir