Gizli Hazine: İran Sineması - Mert Günay (Sinema)

Gizli Hazine: İran Sineması - Mert Günay (Sinema)

A+ A-

İran sineması gözleri görmeyen bir çocuğun yaşam mücadelesi ve dramını, hayatları parçalanan insanları, sınırı geçmeye çalışan savaş mağdurlarını, savaşın izlerini üzerlerinde taşıyan insanları, fedakârlığı, suskunluğu, kardeşliği, sevgiyi, aşkı öyle bir sinema dili ve yalınlıkla anlatır ki, kilitlenip kalırsınız.

İran sineması özgün ve çok özel bir anlatı diline sahip olup, Dünya sinemasında kendine önemli bir yer edinmeyi geçmişten günümüze kadar başarmıştır. İzleyiciye harika bir aktarılış üslubu ile İran sinemasını bu önemli noktaya taşıyan en temel sebep, sinemanın İran'da uygulanan baskıcı rejim, sansür, savaş ve zorlayıcı ekonomik koşulların zorluğundan kendisini ayrıştırıp gelmesi gibi görünmektedir. Çok kısıtlı imkân ve bütçelerle beyaz perdeye yansıyan doğal ve saf gerçeklik, beklentileri oldukça iyi bir şekilde karşılayarak, izleyiciyi odak noktasından vurup sarsmayı ve silkelemeyi başarmaktadır. İran Sineması’nın dili, etkisi, anlatım gücü Dünya’nın farklı yerlerinde düzenlenen festivaller de yarışmalar da alınan özel ödüllerle de karşılığını bulup geçmişten günümüze kadar adından sıkça söz ettirmeyi başarmaktadır.

Başlangıç yılı 1900 olarak bilinmektedir. İran’da çekilen ilk sesli film 1948 yılındaki Hayat Fırtınasıdır. İran sineması, ilk kez 1971’de Venedik Film Festivali’nde Dariush Mehrjui’nin aldığı ödülle dünyanın dikkatini çekti. 1979'dan önce İran'da din adamları sinemaya sıcak bakmıyorlardı ve filmler haram olarak görülmekteydi. Devrim öncesi eğlence aracı olarak görülen kadın, devrim sonrasında sancılı bir şekilde de olsa özgürlüklerini kazanmaya başlamıştı.

Sinemanın ülkeye girişi İran’da aşiret sistemiyle hükümet kuran son topluluk olan Gacar sülalesinin şahı, Muzaffereddin Şah, ülkesindeki karışık duruma rağmen, 1900 yılının da bir Avrupa gezisine çıkmaya karar veriyor. Özel fotoğrafçısı Mirza İbrahim Han Akkas Başiyi de yanına alıyor. Avrupa’da, sinematografla yapılan film gösterimlerini izleyen şah bu hareketli fotoğrafları çok beğeniyor ve bunları çeken makinelerin alınmasını istiyor. Böylece, alınan kameralar İran’ın sinema tarihinin miladını oluşturuyor. Geriye kalan ise çok iyi filmler, belgeseller, yönetmenler.

 

10-08-2022
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir