Yönsüz Şehir III - Buse Aslan  (Yazar)

Yönsüz Şehir III - Buse Aslan (Yazar)

A+ A-

Geldiğim şehir küçük ama rüzgârlı. Yolları eğri, binaları alçak, pencereleri açık; insanlar sessiz konuşuyor kelimeler havada asılı kalıyor sanki herkes bir şeyleri içine söylüyor gibi. Bu bana iyi geldi çünkü kalabalık gürültülerden geçtim. Üstüme gelen cümlelerden kaçtım, bir süre sadece kendi sesimi duymak istedim ama şimdi o da az konuşuyor. Sadece ara sıra yokluyor beni bugün biraz erken kalk diyor ya da şu parktaki banka otur birkaç dakikalığına nefes al...

Evim küçük ama düzenli, penceresi karşı binaya bakıyor. Arada bir yaşlı bir kadın perdeyi aralıyor ve sonra hemen kapatıyor. Sokaktan geçenleri saymayı öğrendim, sabahları sütçü geliyor sonra belediye aracı geçiyor, bir kedi sürekli çöp kutusunun arkasında saklanıyor ve bazen dışarı çıkıp beni izliyor. Bilmiyorum bana mı denk geliyor yoksa herkes ona mı denk geliyor. Ama bu şehirde tesadüfler hep aynı köşede oluyor.

Bir bakkal var, rafları eski ama her şeyin yeri belli. Bana hep şu cümleyi düşündürüyor; buraya ait olmayan hiçbir şey durmaz, ne raflarda ne insanların gözlerinde. Her şey yerini biliyor sanki ben hariç. Ama yer bilmeme hali bile burada daha yumuşak çünkü kimse sormuyor, kimse merak etmiyor; neden geldin, kimdin, önceki şehirde neyi bıraktın... Sorular yok burada. Bu suskunluk bana iyi geliyor çünkü bazı cevapları sadece kendi kendine duyman gerekiyor.

İlk gün hiçbir şey yapmadım sadece yürüdüm. Yolları öğrenmeye çalışmadım, yön tabelalarına bakmadım, sokak isimlerini ezberlemedim, çünkü öğrenmek istemedim. Sadece var olmak istedim. Bir şehirde sadece var olmanın da bir yeri olmalı çünkü, artık yürürken insanların gölgelerine bakıyorum, seslerinden çok gölgeler anlatıyor her şeyi; sanki gölgeler yalan söylemez gibi sadece onları dinliyorum.

Gece olunca pencereyi açıyorum artık, içerisi serin oluyor ama dışarısı daha sakin hep. Bu şehir geceleri konuşmuyor sadece dinliyor gibi, uzaktan gelen köpek havlamaları bir yandan rüzgârın perdeyi oynatışı bir yandan, bir anda uyuyorum derken kendimi yakalıyorum. Buraya alışmak istemediğimi sanıyordum, aslında alışmak istememek gibi bir derdim de yok, sadece biraz kalmak biraz durmak istiyordum, ama zamanla anladım ki karar vermeden de bir yerde kalabiliyormuş zaten insan. Bu yüzden düşünmeyi bırakıyorum.


Kaynakça

Görsem unsplash.com

20-07-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir