Hu Öyküsü 2 - Defne Rabia Yılmaz  (Türkçe Öğretmeni)

Hu Öyküsü 2 - Defne Rabia Yılmaz (Türkçe Öğretmeni)

A+ A-

                                                                                          2

Büyük oğlu B. usanmış olduğu her halinden belli olan yüz ifadesiyle karısına:

-Yarın köye gidiyoruz, hazırlan dedi.

Daha bir hafta önce köyden, yaşadıkları şehre dönmüşlerdi. Anne ve babasını getirmek için çok uğraşmıştı ama onlar inat edip gelmek istemediklerini söylemişlerdi. Annesi ve babası her zaman mı kötüydü yahut B. bunu yeni mi fark etmişti  bilmiyordu.

Otobüse bindiklerinde on sekiz saat sürecek olan bu yolculuk onlara cehenneme kendi ayaklarıyla gidiyormuş gibi hissettirmişti. Yolculuk başlar başlamaz B. düşüncelere daldı. Çocukluğunu hatırladı. Üç erkek kardeşin içinde en büyüğü kendisiydi. Okumamıştı ve kendini bildi bileli çalışmıştı. Önce tarla, sonra da neresi olursa.. Saygılı, çocuk ruhlu, insanları kırmaktan korkan ve korktuğu içinde haksızlığa uğradığında susan biriydi. Bir gün annesi ve babası çıkageldi. Dayısının kızını kendisine istediklerini söylediler. Hiç sesini çıkarmadı çünkü karşı çıkma lüksü yoktu. Bu köyde çoğu insan akrabasıyla evlenirdi. O da diğerleri gibi boyun eğdi ve evlendi. Ne de olsa kız da mal mülk de ailede kalacaktı. Evlendiklerinde annesi otuz beş yaşındaydı. Başından çemberini çıkardı ve gelinine:

-Bundan böyle ben elimi hiçbir işe sürmem. Ben kaynanayım, dedi.

Üçüncü çocukları doğduğunda memleketlerinden ayrıldılar ve hiç bilmedikleri bir şehirde kendilerine yeni bir hayat kurdular.  

Otobüs gecenin ileri saatlerinde ağır ağır ilerlerken görünmez bir el B’nin ruhunu sıkmaya başlamıştı.  Aklı yine eski sayfalara gitti. Beynini kötü düşünceler sararken  gözleri açık olduğu halde kabus görüyor gibiydi. Bir keresinde annesinin kışkırtmasıyla büyük kızını eşek sudan gelinceye kadar dövmüştü. Kaç kere yemek sofrasını sinirden ters getirmişti hatırlamıyordu. Bildiği tek şey çocuklarına ve karısına anası yüzünden yaptığı haksızların, içinde yarattığı  boşluğu dolduramıyor oluşuydu.

Camdan dışarı bakarken rüzgarın, güz yapraklarını dans eder gibi uçuşturduğunu gördü. Ağaçların dallarındaki yapraklar, kahverengi ve turuncunun bin bir tonuyla bezenmiş, doğaya kendini kıskandırtacak derecede göz alıcıydı. B. büyülenmiş gibi gözlerini ayırmadan yaprakların savruluşunu ve yağmurun ince ince yağışını izliyordu. Yine aklına unutmak istediği bir anı geldi. Yaşlı annesi seneler önce ameliyat olduydu da rahmi alındıydı. O sıralar on üç yaşındaki büyük kızı bir yıl boyunca babaannesinin kanlı donlarını yıkadıydı. Şimdi bu sonbahar gecesinde yavaş yavaş ilerleyen otobüsün içinde bunları düşünürken haykıra haykıra ağlamak isterdi. Ama bir kere kendini koyverirse duramayacağını biliyordu. Geçmişi hatırlarken göz kapakları yavaşça ağırlaşmaya başladı. Uyandığında otogardaydı ve havadaki kara bulutlar gökyüzünde geziniyor, gözyaşlarını dökmek için hazırlanıyordu.

Köye giden dolmuşa bindiklerinde yağmur başlamıştı. Çocukluğunun geçtiği ahşap  evin önünde indiler. B’nin içinde bir huzursuzluk oluştu. Kaçmaya çalıştığı geçmişi burada hiçbir şey olmamış gibi ona bakıyordu. Tahta kapıyı açıp içeri girdi. Karısı da arkasından söylene söylene geliyordu. Uzun koridorda yürürken yaşlı kadının sesini duydular:

-Huuuu!

B. annesini o halde görünce onu ne kadar sevmiyorduysa o kadar acıdı. Eşyalarını bir köşeye attı ve babasıyla birlikte annesini divana kaldırdı. Gelini ve oğlu gelene kadar yaşlı kadın, yaz mevsiminde bile soba yaktıkları bu köyde, çürümüş ve boyaları atmış tahta zeminde yatmış ve birilerinin gelip onu kaldırmasını beklemişti. Yaşlı adam:

-Oğlum neden geldiniz? Ben size gelin demedim. Daha yeni dönmüştünüz dedi.

Her zaman bunu yapıyorlardı. Önce durduk yere ortalığı karıştırırlar sonra da hiçbir şey olmamış gibi tiyatro oynarlardı. Sinirlenmemek için kendine söz verdi. Annesi ve babası artık seksen yaşını geçmişti. Bugüne kadar onları kırmamıştı bundan sonra da kırmayacaktı.

Bir ay köyde kaldıktan sonra bilet alıp hep beraber İ’ye döndüler. Onları en küçük kardeşi O. karşılayacaktı.

03-12-2024
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir