Merik - Gizem Harman (Türkçe Öğretmeni - Sosyolog)

Merik - Gizem Harman (Türkçe Öğretmeni - Sosyolog)

A+ A-

Maraş Pazarcık…

Şehrin ismini deprem felaketinden sonra sıkça duyduk.

İçinde çok acı barındırıyor, Maraş.

Bir de türkü var ki Maraş’ın bağrından kopmuş, gelmiş bizlere kadar.

 

Maraş’tan bir haber geldi

Maraş’tan bir haber geldi

Dediler ki, Merik öldü

Oyyyy!

Ne zaman dinlese, bölge halkı acıyı tekrar tekrar yaşar.

Sadece bölge halkı mı?

Herkes üzülür zavallı kıza.

Türküye adını veren Merik…

 

Keşke Merik ölmeseydi

Keşke Merik ölmeseydi

Kesileydi, elim kolum

Oyyy!

 

Genç, güzel fakat verem hastalığı pençesinde bir kadın.

Kocasından dinleyelim bir de hikâyenin aslını.

‘‘Babam Merik ile beni beşik kertmesi yaptı. Askerden gelince evlendim. Merik benim amcamın kızı olur. Merik ile yedi sene evli kaldık. Çocuğumuz olmadı. Dertlendi. Ailemiz birdi, kimse baskı yapmadı ama o hep üzülürdü çocuksuzluğa.’’

Devam eder, sesi buğulu buğulu…

‘‘Duman derlerdi bu hastalığa o zamanlar. Merik’ i ne yaptık ne ettik iyileştiremedik.

Halam, çok severdi Merik’ i.

Ölüsünün arkasından yaktı bu ağıdı.

Ne zaman dinlesem bu türküyü, ağlarım.

Ağlamam mı?

Kız, ne de olsa amcamın kızı.

Halam, yaktı bu türküyü arkasından, ağıt diye.’’

 

Merik hastadır ama bir umut temiz hava iyi gelir diye almışlar kızı, götürmüşler Engizek’ e.

‘‘Yayla havasıdır, toparlar.’’ Demişler.

Ne çare!

Kan kusuyormuş Merik.

Merik otuz yaşında vermiş son nefesini.

 

Doktor yarayı kesiyor,

Doktor yarayı kesiyor,

Yine Merik kan kusuyor

Dediler ki Merik öldü

Dediler ki Merik öldü

Anası kime küsüyor?

 

Yüklemişler cenazesini bir BMC kamyonete.

Maraş’ a götürüp gömeceklermiş ama aksilikler ölünce bile bırakmamış Merik’ in yakasını.

Kapıçam’ a varınca, çatışma çıkmış yolda.

Jandarma kapatmış yolu.

Geçiş yok, yol kapalı!

Ağustos ayıymış, güneş yakıcı.

Cenaze şişmiş.

Patlayacak olmuş.

Merik’ in halası koşmuş komutanın yanına.

Yalvarmış, yakarmış.

‘‘Cenaze şişti. Bırakın geçelim. Kokacak zavallı kız.’’

Komutan geçici izin vermiş de gelmişler Pazarcık’a, gömmüşler Merik’ i mezarına.

 

Bu ağıdı Merik’ in ve eşi Abdulkadir’ in halası Kürtçe olarak söylemiş günlerce. Aşık Ali Nurşani, sözleri Türkçeye çevirerek, Merik ’in anısını yaşatmış.

 

Oy Merik, Merik, Merik

Ben kurbanım sana Merik

Ben hayranım sana Merik.

 

(Maraş Bölgesinde Hayatını Kaybeden Canların Anısına)

20-08-2024
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir