Çocuğun Ciddiyetiyle Sahne Kurmak - Mustafa Budak (Oyuncu / Eğitmen / Yönetmen )

Çocuğun Ciddiyetiyle Sahne Kurmak - Mustafa Budak (Oyuncu / Eğitmen / Yönetmen )

A+ A-

Gerçek bir oyun, çocuğun iç sesini çoğaltır.
Susturuyorsa, o artık tiyatro değil; sadece gösteridir.

Çocuklar hiçbir şeyin “mış gibi”sine razı olmuyorlar.
Ya sahici olacak, ya da hiç olmayacak.

Yetişkinlerin dünyasında ‘mış gibi’ yeterlidir çoğu zaman.
Rol yaparız, oynarız, taklit ederiz.
Ama çocuk, sahnede de yaşamda da hakikati arar.

İşte bu yüzden çocuklar için tiyatro yapmak, sadece bir hedef kitleye oynamak değil;
yeni bir sahne dili, yeni bir estetik, hatta yeni bir dünya kurmak demek.                                                               
 

Tiyatro, çocuğun oyun ihtiyacının bir uzantısı mıdır?
Yoksa biz, çocuk için tiyatro üretirken onu kendi oyun alanımıza çekmeye mi çalışıyoruz? Tiyatro, çocuğun oyun ihtiyacının bir uzantısıdır. Ama sadece uzantısı değil; büyüyen, genişleyen ve başkalarıyla buluşan halidir.

Çocuk için oyun bir eğlence değil, bir varoluş biçimidir.
Oyunda zaman bükülür, mekan çoğalır, sesler dile gelir.
Ve tüm bunlar, hiçbir yönetmen notasına, hiçbir ışık planına ihtiyaç duymadan gerçekleşir.
Oyun, çocuğun içinden taşan bir ihtiyaçtır. Bu yüzden tiyatro, bu oyunun dışına taşmamalı.
Onun içinde büyümeli.

Çocuk tiyatrosunda asıl mesele, “çocuklara göre oyun” yazmak değil belki de. Çocuklarla aynı cümlede düş kurabilmek. Onların sorduğu sorulara değil, onların henüz sormadığı ama içinde oldukları çelişkilere kulak verebilmek.

Tiyatro salonuna gelen bir çocuk, sadece eğlenmek ya da vakit geçirmek istemez.
İnanmak ister.
Bir karaktere, bir sese, bir harekete.
Kandırılmadan, küçümsenmeden, açıklamalara boğulmadan.

Ve belki de en çok:
Kendi kurduğu oyunun sahnede karşılığını bulmak ister.
Kendi hayal gücünün bir başka bedenle, bir başka ışıkla çoğaldığını görmek ister.

Çünkü o zaman tiyatro, çocuk için sadece izlenen bir sanat değil,
tanınan bir varlık haline gelir.
Sahneye çıkan her şeyin, çocuğun içindeki oyun kurucuyu çağırması gerekir.
Susturmadan, yönlendirmeden, hizaya sokmadan.
Sadece çağırarak:
“Gel, birlikte kuralım bu dünyayı.”                                                                                           Bu Dünyayı, hayal kuran çocuklar ve onları ciddiye alan yetişkinler kurmalılar.

 

07-08-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir