Toplumsal Cinsiyet: Kadın Olmak - Aydan Cengiz (Sosyolog)

Toplumsal Cinsiyet: Kadın Olmak - Aydan Cengiz (Sosyolog)

A+ A-

 Anlamamız gereken, cinsiyetin (biyolojik bir gerçeğin) nasıl olup da toplumsal cinsiyete (toplumsal bir görüngü) dönüştüğüdür.

  Toplumsal cinsiyet nedir? Ve toplum olarak patriyarka sistem içerisinde miyiz? Patriyarka sistem erkeğin erkek işlerini, kadının ise kadın işlerini yaptığı, erkek hegemonyasının üstün olduğu bir sistem. Türkiye’de gelenek-görenek, devlet yönetimi, aile yönetimini ele aldığımızda genellikle patriyarka sisteme bağlı bir düzen içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Kadının görevi evi temizlemek, yemek yapmak, çocuk ve yaşlı bakımını tek başına üstlenmek iken erkeğin görevi ise çalışarak eve para getirmektir. Kısacası kadın ev işlerini yaparken, erkek ise çalışmaktadır. 

  Kadın ve ev tartışmasını ele aldığımızda ev işinin neden eşit olarak paylaşılamayacağı açıklanamıyor. Devletin, kadınlara karşı ev içi, cinsiyete dayalı iş bölümü, yeniden-üretimi, emek piyasasında oynadığı rolü ele alması gerekir. Bunu sadece ekonomik olarak değil, psikanaliz, cinsiyet, dil ve ideoloji çalışmalarını göz önünde bulundurarak alması gerekmektedir. Kadınların bu bağlılık görevini kavramak için cinsiyetler-arası ve aileler-arası ilişkilerin de incelenmesi gerekmektedir.

  Cinsiyet eşitsizliğini ele aldığımızda ise kadınların önüne bir sürü engel çıkabiliyor. Bunlar; 1.Ücret biçimi. (Kadınların konumu ve ev içindeki konumu ile alakalıdır.)  2.Cinsiyete dayalı iş bölümü. (Ev işi ve çalışma işi olarak adil bir bölüşmedir.)  3.Yüksek işsizlik oranı ve özellikle yüksek kadın işsizliği oranı. (İşten birisi çıkarılacaksa ilk tercih genelde kadındır. Çünkü aile gelirinin reisi erkek olarak görülür.)  4.Çoğu toplumda kadınların yeniden-üretimdeki rollerine atfedilen değer. (Kadınlar yapıları dolayı nazik, ince, kırılgandırlar. Bu yüzden de cinsiyete dayalı işlerde çalıştırılırlar. Bu da kadınların erkeklerden daha düşük ücretli çalışmalarına neden olabilir.) Bunların sebepleri de kadınların erkeklerden sonra söz hakkına sahip olması, iş hayatına daha geç dahil olmaları ve cinsiyetçi yaklaşımlar gibi etkenler olabilir.

  Kadınlar erkeklerden daha sonra iş hayatına atılmış, haklarına erkeklerden sonra sahip olmuş, eğitime erkeklerden daha sonra dahil olmuştur. Kadın erkek görevleri, kadın erkek eşitliği toplum tarafından ne kadar eşit oldurulmaya çalışılsa da tam rayına oturtulamamıştır. Ama yine de bunun için bir sürü çalışmalar yapıldığını ve toplumun bilinçlendirildiğini görmekteyiz. Patriyarka sistemin yankılarını eskisi kadar var olmadığını söyleyebiliriz.

  Toplumsal cinsiyet konusu üzerinde  oldukça durulmuş ve bir sürü görüşler ortaya konmuştur. Bunlardan en çok dikkatimi çeken Kadının Görünmeyen Emeği kitabında Zaretsky, erkeklerin ücretli iş yapmak zorunda oldukları için, kadınların ise ücretli iş yapmalarına izin verilmemesi nedeniyle ezildiklerini öne sürdüğü görüşüdür. Bu görüşe katılıyor musunuz?  Ben Zaretsky’nin kadınların ücretli iş yapmadıkları için ezildikleri görüşüne katılıyorum. Ancak erkeklerin ücretli işte çalıştıkları için ezildikleri görüşüne katılmıyorum. Örneğin evli çiftlerden çalışmayan kadın her ihtiyacını erkeğin kazancından yararlanacağı için bu durum kadını bağımlı hale getirebilir ve zor duruma sokabilir. Ya da istediği şeylere sahip olamamasına, ihtiyaçlarını giderememesine neden olabilir. Özellikle de ihtiyaçları kısıtlı bir maddiyatın içerisine giriyorsa durum karşı tarafı da üzebilir. Tam tersi durumuna geldiğimizde ise erkekler için ezilme görüşü emek-ücret ilişkisi içerisinde olsaydı belki geçerli olabilirdi. Ama işin aslına indiğimizde çalışan bir erkek, güçlü, ayakları üzerinde durabilen bir erkek durumunda olduğu için ezilmekten ziyade onu üstün konumda tutabilir. 

 

20-06-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir