On Beşli - Gizem Harman (Türkçe Öğretmeni - Sosyolog)

On Beşli - Gizem Harman (Türkçe Öğretmeni - Sosyolog)

A+ A-

‘‘Hey on beşli on beşli,

Tokat yolları taşlı,

On beşliler gidiyor,

Kızların gözü yaşlı.’’

Hepimizin tanıdığı, düğünlerde dans edilen, eğlenceli ritmi ile sevilen bu türkünün ardında bambaşka bir hüzün, bambaşka bir acı var.

Bu türkü aslında bir ağıt.

Hediye adında gencecik bir kız ile on beş yaşındaki Tokatlı Halil’in acı dolu öyküsü…

Halil’ in Çanakkale Savaşına katılması ile geride bıraktıklarının başına gelenlerin dramı…

O dönem Hicri Takvim 1315’i gösterdiğinde askere çağrıldı gençler.

Yaşları henüz on beşten başlıyor, on dokuza uzanıyordu.

Küçüktüler çok.

Ama vatan savunması vardı elden ne gelir?

15 yaşındaydı Halil. Tokatlı bir ailenin en küçük ve tek erkek evladıydı.

Sen gelme dediler. Tek erkeksin ailede, sen hele dur.

Olmaz dedi Halil.

Bütün arkadaşları cepheye koşarken arkalarından mı bakacaktı?

Gönüllü oldu, cepheye gitmeye karar verdi küçük oğlan

Küçüktü ama aklı büyük

Ne olacağını bilirdi

Bekleyen yılanları, ok gibi fırlayacak topları

Akacak kanı, düşecek erleri…

Bildi de hazırladı kendini.

Büyük harp derlerdi adına

Benzemezdi başka şeye

Gitmek var, dönmek yoktu

Dönse, bulmak yoktu

Sadece derdi bu mu Halil’in?

Kız var aklında güzel mi güzel

Sevdalıydı Hediye’ye

O da severdi oğlanı.

Bir de annesi vardı Halil’in

Oğluna düşkün

Nasıl olmasın? Tek evlat, gözbebeği.

Düşkün ama ne çare.

Oğlanın gidesi var.

Gitme oğul dedi çırpındı kadın.

Taş olsa çatlar ama Halil kayadan sert.

Gitti Halil.

Kıyamet koptu arkasından.

Halil’in etrafı cehennem ateşi

Gel gör ki köyü ondan beter.

Annesini çeteciler öldürdü bir baskında.

Sözlüsü Hediye ise kaçırıldı.

Kaderin ağı, karışık örülmüştü bu kez.

Hediye, kaçtı düşman elinden, geri vardı köye.

Kız geldi bekleyecekti Halil’i.

Susarlar mı?

Köy halkı konuştu.

Kötü yola düşmüş dediler Hediye için.

Zaman geldi, geçti.

Cepheden sağ salim döndü Halil.

Duydu olanları.

Kapatamadı kulağını dedikoduya.

Tek çare vardı Hediye için.

Gidecekti köyden.

‘‘Giderim elinizden,

Kurtulam dilinizden,

Yeşil baş ördek olsam,

Su içmem gölünüzden.’’

Kavuşamadı, Halil ile Hediye.

Geriye ikisinin karşılıklı yaktıkları bu ağıt kaldı.

‘‘Aslan yârim, kız senin adın Hediye,

Ben dolandım, sen de dolan gel beriye.’’

 (Vatan savunmasında can veren, gidip dönemeyen, dönüp göremeyen erlere…)

06-07-2024
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir