Maziden Kırık Bir Hatıra - Zühal Güldaş (Edebiyat)

Maziden Kırık Bir Hatıra - Zühal Güldaş (Edebiyat)

A+ A-

 

Maziden Kırık Bir Hatıra

Nedim Bey’in epeydir burnunun direğini sızlatan, maziyi gözlerinin önüne getiren bir koku vardı ki her gün buram buram geliyordu. En sonunda dayanamadı, evinin hemen yakınına açılan muhallebiciye girdi ve bir sakızlı muhallebi sipariş etti. Muhallebiden henüz bir kaşık almıştı ki belleği onu maziye götürdü.

***

Beyoğlu’nun kalburüstü mekânlarının yanında mütevazılığı ve geleneksel dokuyu korumasıyla müşterilerin dikkatini çeken Güldem Muhallebicisi, yine hıncahınç doluydu. Leylak rengi masa örtülerinin üzerine itinayla konulan leylakların ve masaların üzerine serpiştirilmiş incilerin görünümü görenlerde hayranlık uyandırıyor, hoş ve çekici bir görüntü yaratıyordu. Nedim ne zamandır arkadaşından methini duyduğu bu mekâna gelmek için harçlığını biriktirmiş, nihayet bugün gelmişti. Fakat ortalıkta hiç boş masa görünmediğinden Nedim ayakta kalmış, oturacak yer bulamamıştı. Etrafına melul melul bakarak bir masanın boşalmasını beklerken gözleri tezgâhın arkasındaki bir çift göze takıldı. Ela gözlerin sahibi kendisine tebessüm ederek yaklaşıyor, Nedim heyecandan ne yapacağını şaşırıyordu.

—Hoş geldiniz, boş masamız yok, lakin biraz beklerseniz size bir yer ayarlayabilirim.

Nedim, ela gözlerin büyüsüne kapılmış, kendisine söylenen sözlere başını sallamaktan başka bir şey yapamıyordu.

Kumral dalgalı saçlarını geriye atan ela gözlü genç kız, Nedim’e gülümseyerek sordu:

—Darülfünunlu musunuz?

—Evet, edebiyat bölümü efendim…

—Pek güzel, ben de gitmeyi istiyorum, seneye imtihana gireceğim…

Nedim ve genç kızın arasındaki konuşma çatallı bir erkek sesiyle bölündü.

—Güldem, bir masa boşaldı kızım, beyefendiye yer göster!

Güldem duvar dibinde boşalan masaya Nedim’i oturttu, ardından siparişini almaya başladı.

—Ne alırdınız efendim?

—Aslında tavsiyenize muhtacım hanımefendi, buraya ilk kez bir arkadaşın methiyle geliyorum, siz ne önerirdiniz?

Güldem, gülümseyerek “Tüm tatlılarımız geleneksel Türk tatlılarının nadide birer örneğidir, fakat ille de birini seçmek lazım gelirse size sakızlı muhallebiyi önerebilirim.” dedi.

—O hâlde bir tane sakızlı muhallebi alayım efendim!

Nedim pürüzsüz dokulu, kıvamı mükemmel, rayihası hoş olan sakızlı muhallebinin tadını damağında hissetti. Damağı şenlenen Nedim’in beğenisi yüzüne yansımış, gülümsemekteyken yanına dükkânın sahibi Fikri Bey geldi:

—Ellerinize sağlık, hakikaten övgüye layık bir muhallebiymiş.

Fikri Bey, çocukça bir tebessümle mutluluğunu ve beğenisini dile getiren bu temiz gence gülümseyerek;

—Afiyet olsun evladım, duyduğuma göre Darülfünun’un edebiyat bölümüne gidiyormuşsun. O hâlde Refik Halid Karay’ı tanırsın?

—Pek tabii efendim, eserlerine, yazılarına meftunum.

—Ben de burayı ondan aldığım ilhamla yaptım. Hani “Tatlılarımıza Nankörlük” diye bir yazısı var ya… Türk tatlılarına nankörlük ediyoruz, artık davetlerde hep yabancı tatlılar var diye… İşte oradan hareketle unuttuğumuz damak tatlarını yeniden Beyoğlu’nda hatırlatmak dileğiyle harekete geçtim.

Nedim, o günden sonra Güldem Muhallebicisi’nin gediklilerinden biri hâline geldi. Her gün fakülte çıkışında muhakkak muhallebiciye uğruyor, bir sakızlı muhallebi söylüyor, Fikri Bey’le edebiyattan bahis ediyor ve gözleri hep aynı zevki duyuyordu: tezgâhın arkasında kendisine bakan Güldem’i seyretmek… Nedim’i görenler sakızlı muhallebiye ve Fikri Bey’le yapmış olduğu mübahaselere meftun olduğunu düşünebilirlerdi; lakin hakikat bütün bütün başkaydı. Nedim ilk gördüğü andan itibaren Güldem’in ela gözlerine, gülen yüzüne meftun olmuş, onu görmeden geçen bir günü kayıp olarak addettiğinden sürekli olarak muhallebiciye gidiyordu. Muhallebiciye geldiği günlerden birinde ortalıkta Fikri Bey’i bulamadı, nihayet Güldem’le konuşmak için uygun bir vakit bulmuştu.

—Hoş geldiniz, lakin yeni açtık dükkânı henüz muhallebimiz hazır değil, babam da yok!

—Biliyorum, aslında niyetim muhallebi yemek değildi, buraya sizinle konuşmak için geldim.

Güldem, Nedim’in sözleriyle kıpkırmızı kesilmiş, ellerini nereye koyacağını bilemeyerek arkada kavuşturmuştu.

—Benimle mi? Yalnız ben edebiyat mübahaselerinde babam kadar iyi değilimdir.

—Ziyanı yok, hem ben iyi bir öğreticiyimdir, gördüğüm kadarıyla siz de iyi bir öğrencisiniz.

Güldem, etrafına usulca baktıktan sonra Nedim’in karşısındaki sandalyeye oturdu, gözlerini kaçırarak onu dinlemeye başladı.

—Aslında evvelce merakım yalnız bu dükkânın methedilen muhallebilerinin tadına bakmaktı, fakat sonra tezgâhın arkasında gördüğüm bir çift ela göz, buraya geliş amacımı unutturdu.  Artık nerede olursam olayım bedenim ve zihnim benden azade bir şekilde hareket ediyor, ikisini müşterek bir yerde buluşturamıyordum. Zihnim, olmak istediği yere; yani sizin yanınıza benden izinsiz çoktan uçup gelirken bedenim, beni günün sonunda muhakkak ait olduğu yere, buraya sürüklüyordu. Bu gidişe bir dur, demek için buraya geldim…

Güldem, Nedim’in sözlerini gözünü kırpmadan dinliyor, heyecandan çarpan kalbini susturmak için ara sıra kalbine dokunuyordu…

 ***

Maziye dalan yaşlı gözlerle Nedim Bey, elindeki kaşığı kâseye bıraktı ve etrafı seyre daldı. Ne masalarda seneler evvelinde olduğu gibi leylaklar vardı ne de tezgâhın arkasında kendisine bakan bir çift ela göz... Esefle pencereye baktı ve apansızın dudaklarından Turgut Uyar’ın dizeleri döküldü:

Ömrümüz böyle olmamalıydı, Elâgözlüm

Bir vakitsiz meyve dilemeliydik Tanrı’dan

Uzun hasretlerin arifesinde

Ellerim böğrümde kalmamalıydı.

(…)

Hasret bir şey değil, Elâgözlüm
Ömrümüz böyle olmamalıydı
Hep aşkta durmalıydı çağımız.
Sevdayı mısra mısra değil
Ömrümle yaşamalıydım.

(…)

 


Kaynakça

Uyar, Turgut. (2011). Bitmemiş Şiirler VIII. Ed. Bedirhan Toprak. Büyük Saat/ Bütün Şiirleri. Yapı Kredi Yayınları. İstanbul. ss: 105-106. Karay, Refik Halit. (2014). Tatlılarımıza Nankörlük. Haz. Tuncay Birkan. Memleket yazıları -4- Mutfak Zevkinin Son Günleri. İstanbul. İnkılap Kitabevi. ss: 361-362. Görsel: https://www.pexels.com/tr-tr

10-11-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir