Tanıştığımıza Memnun Olabilir Miyiz? - Beyza Sarıtaşlı (Edebiyat)

Tanıştığımıza Memnun Olabilir Miyiz? - Beyza Sarıtaşlı (Edebiyat)

A+ A-

Merhaba, Tanıştığımıza Memnun Olabilir Miyiz?

Hayatımın hangi evresinde olduğumu tam olarak idrak edemediğim bir dönemdeydim. Belki idrak edemediğim belki de idrak etmek istemediğim diyebilirim aslında. İnsan her şeyin farkında olmak zorunda kaldığı zaman yorulabiliyor. İşkilli bir insana dönüşmeyi hiç beklemiyordum. Her konuda şanssız sayılmazdım o yüzden elimdeki nimetleri kullanmayı seçerek inziva evine gittim. Deniz kenarında bir inziva evinin bulunması bile başlı başına bir şükür sebebiydi değil mi kimileri için... Yakınsan nankör, yakınmasan şımarık, derdini anlatmaya kalksan, denizin görüntüsü yargıya teslim ediyor seni.

Hiçbir şey düşünme ve hiç kimseyle konuşma dedim kendime. Bana kalırsa bu söylediğim kulağa çok kolaymış gibi gelen ve bir çırpıda söylenebilen en rahatsız edici cümlelerden biri. Bir başkasına söylemek bazen iyi hissettirebilir fakat bir insanın tüm samimiyetiyle bunu kendine söylemesi felsefeye düşkün bir yazar olarak beni epey incitti.

Kimseyle konuşmamak, hiçbir şey düşünmemek, artık senin için kıymetli olan insanlara o kadar da güvenemeyecek olmak. Hepsi gerçekten özümsemesi zor damıtması da bir o kadar hasarlı olacak bir geçiş evresinin habercisiydi.

Ne şımararak ne de nankörlük ederek hiçbir şey düşünmeden yalnızca önümdeki denize baktım. Ağır ağır işitilen asla rahatsız etmeyen insan sesleri ve basket topu olduğunu düşündüğüm topun sesi vardı. Çocuklardan bir tanesi bağırarak merhaba dedi bir arkadaşına, diğeri karşılık vermedi. Gülümsemiş olmalı diye düşündüm. Hoşuma gitti. Basket topu olduğuna emin olduğum top denize doğru kaçınca insan sesleri çoğaldı, gürültüden uzaktı. Bir kaosun sesi ancak bu kadar güzel olabilirdi diye düşündüm yine... Felsefeye merakım başıma iş açmasa bari?

Yine düşünmelerime engel olamadığımı fark ettim tüm bunlar olurken. Farkındalık limitimizi düşürmeye karar verecektik hani? Belki yarın. Şimdilik böyle iyi hissediyorum diyerek yalan mı yoksa sağlıklı mı olduğunu bilemediğim bir telkin verdim kendime. Merhaba diyen çocuğun sesini ayırt edebildiğimi fark ettim. Arkadaşına bir şeylerden söz ediyordu. Ne güzel bir ses tonu.

Tanıştığımıza memnun oldum diye bağırdı dolu dolu. Psikolojinin devreye girmesi gerektiğine bu cümleye olan reaksiyonum yüzünden emin oldum.

Ağlamaya başladım. Bu iyiye işaretti çok uzun zamandır başaramadığım bir şeydi bu. Evet ağlamak bazı dönemlerde başarı sayılabiliyor... İzin verdim kendime ve bir süre daha zihnimde tanıştığımıza memnun oldum tonu yankılandı. Merhabanın, kendine iyi bakın, hoşça kalın bir tonu vardı kesinlikle bunu anladım. Hepsi birer cümleden ibaret değildi. Tekrar kurar mıyım bu cümleyi endişesi beni ağlatmıştı, anladım. Tanıştığımıza memnun oldum diyebilir miyim gerçekten yeniden herhangi birine? Yine çok sıradan görünen ama benim nezdimde hüzünlü bir meseleyi daha karara bağlamak üzereydim, anlaşılmıştı. Çalmasına pek de alışık olmadığım telefonumda rehberimde kayıtlı olmayan bir numaranın aradığını fark ettim. Yine bir bankacıyı daha üstün kibarlıkla reddedecek olmaya üzülerek telefonu açtım.

Bir merhaba karşıladı beni.

Merhaba.

Bu son zamanlarda duyduğum en güzel tona sahip bir merhabaydı ve banka olması imkansızdı...

22-07-2026
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir