Mutsuzluk Abidesi - Ebru Şireci (Edebiyat)

Mutsuzluk Abidesi - Ebru Şireci (Edebiyat)

A+ A-

            Benden bir distopya yazmam istenseydi, muhtemelen, artık insanların tek bir duygu yaşadığı bir atmosfer yaratırdım. Zamanı ve mekanı da öyle korkunç falan yapmazdım, siyaha boyamazdım hiçbir şeyi. Neticede siyah bir renktir, yani bir “şey” dir. Olanı biteni hiçliğin ortasına yerleştirirdim. Hayatlar tek bir duygu etrafında şekillenirdi: Mutsuzluk.

            Bu duygu dışında kalan her düşünce ve sanrılar tüm değerini yitirmeliydi. Tanımlanmış hiçbir şey yer edinmemeliydi, insanın ta içinden gelen sıkıntılar tarif edilemez neticede. İnsanların tutunacağı ve tapacağı bu duygu, elbette birbirlerine olan ihtiyacın olmaması demek olurdu ki, bu bir distopya için bulunmaz bir nimettir. Kimsenin kimseye karışmadığı, herkesin herkesten soyutlandığı veya görünürde bir arada iken ruhların ve vicdanların çoktan serbest kaldığı bir düzen. Bir başka boyuttan bakarsak düzensizlik içinde bir düzen:

Nihiloria, güneşin bile gölgede kaldığı bir evrendir. Gökyüzü ya da yeryüzü ayırt edilebilecek durumda değildir, pusludur her yer. Zamanın kendisi son derece görecelidir. Yeni canlıların oluşması, yani doğum, ancak zoraki yaşamın devamına yetecek kadar olması esastır. Nihiloria’nın yaratıcı tanrısı Mortraxis, evreni mutsuzlukla doldurmuştur. İnsanların üzüntü ve kaygılarını da beslenmek için yaratmıştır. The Spire of Woe ise, Nihiloria’nın merkezinde yükselen bir devasa abidedir, Mortraxis’in kutsal mabedi. Taşları gözyaşından oluşmuş bir obelisk gibi görünür. Her taş, bir bireyin bastırılmış umudunu ve yüzeye çıkan hayal kırıklıklarını içerir. Gözyaşı ve kanla beslenir, tapınmaya gelen herkesi sürekli umutsuzluğa hapseder. Tanrının laneti asla kırılmaz; çünkü mutsuzluk zinciri oluşmuştur artık.

            E gerçekten de öyledir, mutluluğu sürdürmek imkansıza yakınken, mutsuzluğa düştükten sonra ondan kurtulmak da bir o kadar zordur. Belki de Mortraxis, insanların arzularını ve neşelerini denemek, onları acının derinliklerine itmek istemiştir ama bilinçli olarak? Belki de Mortraxis, sadece mutsuzlukla beslenen bir evrenin sınırlarını test ediyordu; belki de iyilik ve umut, doğasının dışında, tesadüfi ve kırılgan bir eklenmeydi.

            Düşündüm de Nihiloria, kendi geleceğimizin bir alegorisi olabilir: İnsanların kendi acıları ve yalnızlıkları içinde anlam arayışı, bu evrende kaçınılmaz bir sınav halini alır. Nihiloria, her ruhun kendi kırılganlığı ve direnciyle yüzleşmesini sağlayan bir katalizör gibidir. Böylece, mutsuzluğun içinde bile, tesadüfi ve kırılgan bir farkındalık var olabilir.

 

22-08-2025
Konuk Düşünce Yazarları

Konuk Düşünce Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir