Havalimanının Terkos Gölü ve Çevresine Etkileri-2. Kısım - Zeynep Kara Öztürk (Y. Mimar)
3. Köprü’nün de kentin kuzey bölümüne inşa edildiği gerçeği değerlendirildiğinde, bu iki proje arasındaki bağlantı yolları için kesilecek orman arazisi 8.215 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Üstelik, bu mega-projeler etrafında genişleyecek şehir, beraberinde diğer inşaat projelerini getirecek ve ormanlık alandaki tahribatı çok daha ileri boyutlara taşıyacaktır. Tahrip olan orman dokusu, İstanbul’un hava kirlilik değerlerinin önlenemez biçimde artmasına sebep olacaktır.
Terkos Gölü, İstanbul çevresindeki tatlı su rezervlerinin %22’sine sahiptir. Şehir kullanım suyunun önemli bir bölümü Göl’den karşılanmaktadır. Göl suları, Terkos-Kağıthane iletim hattı vasıtasıyla İstanbul’a dağıtılmaktadır. Göl suyu, Yüzeysel Su Kalitesi Yönetmeliği’ne göre, 1. sınıftır. Dereyi başta Istranca Deresi olmakla beraber, çeşitli akarsular besler. Havza etrafındaki çevre baskısı 30 bin kişi dolaylarındadır.
Terkos Barajı, havaalanı projesine 2,5 km mesafede yer almaktadır. Proje alanının bir kısmı, Pirinççi Barajı, Terkos Gölü ve Alibeyköy Barajı’nın uzun mesafe koruma alanı içinde bulunmaktadır. Projenin inşaat faaliyetleri sırasında ortaya çıkan toz ve egzoz emisyonları gölü tahrip etmiştir. Göl’ü besleyen akarsu yataklarının tahrip edilmesi sebebiyle, Göl’de çekilme meydana gelmiştir. Besleyen akarsuların tahrip edilmesi, göldeki kirlilik birikimini de arttırmıştır. Havalimanı projesi ile artan nüfus yoğunluğu ve endüstriyelleşme, gelecek projeksiyonda bu üç havzanın geri dönülmez şekilde kirletilmesine sebep olacaktır (TMMOB, 2015).
Dere yataklarının tahrip edilmesi, derelerin kapalı kanaletler ile yer altına alınması, vejetasyonun tahribi ise, dere yataklarının drenajı ile ilgili önemli sorunları beraberinde taşır. Hafriyat ile dolan kapalı kanaletler, toz sedimentini filtre edecek bitki örtüsünün olmayışı, dere yatağındaki yükselmeler taşkınların oluşma sebepleri arasındadır. Terkos Gölü havzasında artan yapılaşma, dere taşkınlarına da sebebiyet verebilir (Dinç, 2019).
Terkos Gölü ve çevresindeki doğal bitki örtüsünde 13 adedi endemik olmakla beraber, tehlike altında kabul edilen 73 bitki türü bulunmaktadır. Bu bitkilerin önemli bir bölümü, havaalanı tarafından tehdit edilmektedir.
Ayrıca, 3. Köprü projesinin amaçları arasında, havalimanı projesi ile kent arasında entegrasyonu sağlamak da bulunmaktadır (Delice ve ark. 2017). Köprü ile bağlantılı olarak taşıt trafiği artış gösteren Kuzey Marmara Otoyolu, 3. Havalimanı’ndan sonra yolun devam ettiği Tayakadın-Yassıören bölgeleri arasında taşıt emisyonu oranlarını yükseltmektedir (ENCON, 2018). Bu etkilerle zaten tahrip olan ekosistem günden güne daha da etkilenmektedir. Bu noktada bölgenin yapılaşmaya açılması ile birlikte seyrelen bitki örtüsü, bu emisyonun havadan uzaklaştırılmasını imkansızlaştırarak, Terkos Gölü ve çevresindeki su kaynaklarının kirlenmesine sebep olmaktadır.
Kaynakça
Delice, Y., Ayözen, Y. E., Dilek, E., Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün İstanbul’daki Köprü Geçişlerine Etkilerinin İncelenmesi, İstanbul, 2017 ENCON Çevre Danışmanlık Ltd. Şti, Kuzey Marmara Otoyol Projesi Nihai ÇSED Raporu, Ekler, 2018 Dinç, H., Arazi Kullanım Kararlarının Dere Sistemleri Üzerinde Fiziki Etkisinin Analizi ve Kentsel Yaşama Yansıması: İstanbul’da Su Baskını, Sel ve Taşkın Risk Değerlendirmesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı, İstanbul, 2019. TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI İstanbul Şubesi, “İstanbul Avrupa Yakası Su Havzaları Teknik Tespit Raporu”, İstanbul, 2015