Biraz mola…

Biraz mola…

A+ A-

Hayat zaten yeterince zor. O yoğunluğun içinde bir de kafaya takacak yeni dertler bulmak… Gerçekten marifet ister. Akışına bırakmak bize göre değil anlaşılan. Gelecek kaygısı, bitmeyen görevler, üzerimize çöken sorumluluklar derken insan nefes almayı unutuyor. O an, bütün bu yükün bedelinin sonunda bize kesileceğini bile fark etmiyoruz.

Sorunlarını anlatmak istiyorsun ama “karşımdaki anlamaz ki” diye vazgeçiyorsun. Çünkü bakışlarıyla bile ördükleri duvarı görebiliyorsun. Sonrasında ise denemeye bile üşeniyorsun. Böyle böyle birikiyor, ta ki içindeki ses “Buraya kadar” diyene kadar. 

Oysa her konuda kusursuz bir düzen kuramazsın. Her şeyin tam olması gerekmiyor. Bazen eksik kalır, bazen zamanla tamamlanır. Biraz dur, hayatın seni yetiştirmesine izin ver.

Hayat, hızlandıkça güzelleşen bir şey değil. İnsan, toparlanmayı da öğrenmeli; dağınıklığın ortasında bile kendine bir köşe açmayı, küçük bir sakinlik yaratmayı…

Anlıyorsun ki hayat, sana rağmen değil seninle birlikte akıyor. Sen yorulunca duruyor, sen hazır olunca yeniden başlıyor. Eksiklerinle, gecikmelerinle, hatta tökezleyişlerinle bile…

Belki de mesele, her şeyi yoluna koymak değil. Mesele, yoluna koyamadıklarınla yaşamayı öğrenmek. Kendine kızmadan, kendini yargılamadan… Çünkü kimse her şeye yetişemiyor. Kimse tamamen hazır olmuyor.

Hayat senden kusursuz olmanı beklemiyor. Sadece senden devam etmeni istiyor.

Bir gün, bugün sana ağır gelen yükler hafifleyecek; adımlarını yavaşlatan taşlar geride kalacak. Yola devam ettikçe görmekten korktuğun kapılar bile açılacak. 

Unutma, hayat bazen en güzel sürprizlerini tam da bitti sandığın anlarda yapar. Emin ol, sen yürüdükçe yol da sana eşlik etmeyi sürdürecek.


Kaynakça

Görsel kaynak: www.pexels.com

10-12-2025
Gülçin Kahraman

Gülçin Kahraman

Sosyolog

Düşünce ve hayallerin birbiriyle yarıştığı dönemler yapabileceğiniz en iyi şey, onları yazmaktır. Ben de öyle yapıyorum.

khrmnglcn@hotmail.com

Diğer Yazıları

Bu yazılar da ilginizi çekebilir