Şimdi değilse…

Şimdi değilse…

A+ A-

Sorunlarını konuşarak çözmeye o kadar alışmışsın ki. Sakin kalabilmeyi, uzlaşabilmeyi öğrenmişsin şimdiye kadar.  Bilmemişsin bağırıp çağırmayı. Hiç denememişsin bile vurup yok etmeyi. 

Ve bir gün tüm bildiklerin, inandıkların seni yerle bir etmiş. Önceden bildiğin doğrular, yanıltmayan hisler terk etmiş seni. 

Konuşmanın bir faydası olmadığını söylediklerinde kanadın kırılmış. Yine de inatla uçmaya çalışmışsın, olmamış. 

Sessizliğe sarılmışsın kendine tutunacak bir dal gördüğün için. Sessizliğin, içinde tuttuğun bir çığlık 

olduğunu çok sonradan fark etmişsin. 

Her anlamda iyiyi düşünen olmak, ısrarla bu çabada kalabilmek fazla ağır bir yük değil mi? Ve asıl kötüsü; en büyük acımasızlığı kendine yaptığının farkında bile olmayışın. 

Zihnin, bedenin her biri yavaş yavaş tepki vermeye başlamış. Sen düşünmemeye çalıştıkça aklına üşüşmek için fırsat kollar ya tüm ihtimaller. Kaçamamışsın onlardan. 

Öncesinde aklına bile gelmeyen, gelse dahi konduramadığın her ihtimal o an mantıklı görünür olmuş. Akıl  tutulması dedikleri böyle bir şey mi?

Zihnini boşaltmaya, her bir parçayı doğru yere yerleştirmeye ihtiyacın var. Belki birinin yardımıyla belki tek başına. Ağırlığının altında ezildiğin tüm yükünün azalarak biteceğine inan. Bugün değilse yarın…

 


Kaynakça

Görsel kaynak: www.pexels.com

10-11-2024
Gülçin Kahraman

Gülçin Kahraman

Sosyolog

Düşünce ve hayallerin birbiriyle yarıştığı dönemler yapabileceğiniz en iyi şey, onları yazmaktır. Ben de öyle yapıyorum.

khrmnglcn@hotmail.com

Diğer Yazıları

Bu yazılar da ilginizi çekebilir