Az ve Öz Olsun…
Güven öyle zor ki. Kelimenin ağırlığını yaşayarak öğreniyorsun aslında. Zaman mı, onunla olan paylaşımların mı güvenmeni sağlar? Belki bir an belki yıllar sürecek bir süreç bu.
Birisine güvenmenin hiç de kolay olmadığını, güven temelli olmayan ilişkilerin yürümediğini tecrübe ederek öğreniyorsun. Güven yoksa o yol bir gün bir yerde bitiyor maalesef. Sürekli bir şüphe ile yaşanmıyor sonuçta.
Sen de ne yapıyorsun? Zamanla kendine dar bir çevre bırakıyorsun. Seni gerçekten anlayan, tanıyan kişilerle dolu küçük bir çevre. Tamam diyorsun bu kadarı yeterli benim için. Yeni birileriyle tanışmak, kendini anlatmak o kadar zor geliyor ki bir yerden sonra. Zaten az sayıdaki o kişiler, sağlam dursun hayatımda diyorsun.
Zaman içerisinde daralttığın çevreni korumak istiyorsun. Onlara öyle sımsıkı sarılıyorsun ki. Ve tek istediğin koşulsuz güvenebilmek. İyi ve kötü gününde yanında olacağından emin olmak. Ona dair en ufak bir şüphenin olmaması.
Özellikle geçirdiğin kötü zamanlarda güveni sorgularsın. Ona güvenmekle hata mı ettim dediğin kişiler çıkar. Ama asıl mutluluğunda sorgulaman gerekmez mi? Koşulsuz senin mutluluğunla mutlu olabilen, kıskançlık duygusunu çıkartmayan, seninle aynı heyecanı paylaşabilen kaç kişi var etrafınızda?
Kaynakça
Görsel Kaynak: www.pexels.com