Yara Bandı…
Beklentilerimiz, düşüncelerimiz ne kadar çabuk değişiyor öyle değil mi?
Bir gün çok istediğin bir şey ertesi gün için değersizleşebiliyor. Çünkü bir önemi kalmıyor. Zamanında olmadıktan sonra sonradan olmasının da bir değeri kalmıyor.
Her şey zamanında güzel.
Başka zaman olsa seni çok üzebilecek bir şey bir bakıyorsun ki gülüp geçmişsin. Seni hiç etkilememiş bile.
Hayatının sonu gibi gördüğün şeylerin başına geldiğinde sende hiç de tesiri olmadığını fark ettiğinde güçleniyorsun. Bu muymuş en korktuğum şey diyebiliyorsun.
Büyümek böyle bir şey galiba. Neyin önemli olduğunu anladığın an büyüdüğünü hissediyorsun. Bunun yaşla bir ilgisi olmadığını da fark ediyorsun tabi ki.
Kendine yaptığın haksızlıkları fark edip silkeleniyorsun. Önceliği kendine vermeyi öğreniyorsun. Neyin asıl değerinin olduğunu anladığın an her şey kolaylaşıyor.
Seni gerçekten anlayacak, dinleyecek birine ihtiyaç duyabiliyorsun. Ya da seni tüm olumsuzluklardan uzakta tutabilecek bir düşünceye.
Bir nevi yara bandına ihtiyaç duyuyorsun işte. Ufak bir yardıma kim hayır diyebilir ki?
Sen o yarayı kapatacaksın ve iyileşmesini umacaksın. Bandın altını görmedikçe, dokunmadıkça ne kadar çabuk iyileştiğini anlayacaksın. Belki de altından çiçek bahçen çıkacaktır, kim bilir.
Kaynakça
Görsel kaynak: www.pexels.com