Bilinmeze Doğru…
Hayatımız rutinlerden ibaret. Her gün düşünmeden, aynı sıralamayla yaptığımız aynı şeyler… bir robot gibi adeta. Alınan komutları yerine getiren bir robot. Sorgulama duygumuzu kaybediyoruz yavaş yavaş. Neyi neden yaptığımızı unutuyoruz belki de.
Sonra bir gün geliyor her şeyin bi anlamı olduğunu, değeri olduğunu fark ediyorsun. Farklılıklar istiyorsun hayatında. Aynı şeylerden sıkılıyorsun. Etrafın bu aynılık ile doluyken gözünü uzağa çeviriyorsun. Ne de olsa uzakta olan, ulaşılmaz görünen bir şeyden daha iyi hedef olabilir mi senin için?
Ulaşılamayan her zaman bir gizem yaratıyor senin için. Önce sürekli onu düşünürken buluyorsun kendini. Sonrasında yaklaşmaya başlıyorsun. Keşfetmek, ulaşılamayan şeyi yakınlaştırıyor adeta. Kendini şanslı kabul ediyorsun. Bir imkansızı başarmak duygusu… bu his paha biçilemez ne de olsa.
Yapılan şey aslında büyük bir bilinmeze sürüklenmek. O merak duygusuyla arkana bakmadan, hiç durmadan koşmak gibi. Bu duyguyu yaşadınız mı? Sadece o ortamdan çıkma isteği ama nereye gideceğini orda ne yapacağını bilmeden yola devam etmek…
Başta her şey güzeldir. Yolculuk hali asıl seni mutlu eden şey. Yolculuk sırasındaki maceraların belki de. O istemediğin ortamdan kaçabildiğini görmek belki de. Merak duygun en üst düzeydeyken başka şey de düşünemezsin zaten.
Yolun sonunda mutlu olmak, ait olduğun yeri bulmak da var. Pişmanlıkla geriye baktığında yolu çoktan kaybettiğini anlamak da. Sadece o noktaya vardığında anlarsın kimi şeyleri.
Kaynakça
Görsel Kaynak: www.pexels.com