Başlangıç…
Sanki sonsuz bir döngünün içindeyiz. Çıkışı aradıkça daha da kaybolduğun bir yer gibi. Buraya nasıl geldiğini unuttuğun, şimdi ne yapacağını bilemediğin bir anda kalmışsın. Duruyorsun ama aslında hâlâ yürüyorsun.
Bu his bir kez gelmez; biçim değiştirerek tekrar eder. Bir labirentin çıkışını bulduğunu sandığın anda, aslında yeni bir labirente geçtiğini fark etmek gibidir. Rüya içinde rüya görmek gibi. Hiç bitmeyen bir yol düşün; ilerledikçe uzayan, tanıdıklaştıkça daha da yanıltan.
Herkes o labirentin bir çıkışı olmadığını söyler. Ama sen yine de bir çıkış olacağına inanırsın. Her karmaşanın çözüleceği, her döngünün bir yerde sona ereceği anı beklersin. Bu inanç seni ayakta tutar mı, yoksa daha çok yorar mı, emin olamazsın.
İşte bu ısrarın bir adı vardır belki de. Umut mu, bilmiyorsun. Ama adı her neyse, son ana kadar zorlarsın. Çünkü vazgeçmek, denememiş olmaktan daha ağır gelir insana.
Ama bu labirent sadece senin içinde değildir. Herkesin her şeyi bildiği ama sustuğu bir yerdesindir adeta. Üç maymunu oynayanların arasında, tek başına yol almaya çalışırsın. Söylenmeyenler, söylenenlerden daha çok yön verir sana.
Bir noktadan sonra şunu düşünmeye başlarsın:
Eğer bu döngüden çıkmak imkânsızsa, insan en azından içinde yürümeyi öğrenemez mi? Duvarlara çarpmadan ilerlemek, her adımda canını acıtmamak bu kadar zor olmamalı.
Ve belki de çıkış diye aradığın şey bir kapı değildir. Belki sadece durup nefes alabileceğin bir bakış açısıdır. Labirent aynı kalır; yollar, duvarlar, sessizlik değişmez. Ama sen değişirsin. O andan sonra aynı kişi olmazsın.
Neyi değiştiremeyeceğini fark ettiğinde, değiştirebildiklerin daha görünür olur. Ve bu değişim başkasında değil, sadece kendindedir.
Döngü hâlâ devam ediyor olabilir. Ama artık seni içine çekemez. Merkezinde değil, biraz kenarındasındır. Aynı şeylerin içinde, aynı ağırlıkla kaybolmazsın artık.
Belki de asıl özgürlük çıkışı bulmak değildir. “Buradayım ve hâlâ nefes alıyorum” diyebilmektir. Herkesin sustuğu o yerde, kendine dürüst kalabilmektir. Çünkü bazen döngüler bitmez; sadece biz eskisi kadar kaybolmayız içinde. Kenarda durur, olanı izleriz. Asıl döngü; labirentin kendisi değil çıkacağını bilmeden yürümeye devam etmektir.
Kaynakça
Görsel Kaynak: www.pexels.com.tr