Gün Batarken
Gökyüzü kızıldan turuncuya, turuncudan mora dönerken insan kendini bir eşikte bulur. Bir yanda yaşananlar, diğer yanda yaşanacaklar. Arada duran ise sen ve kalbinin küçük bir çırpınışı.
Belki gün boyu yoruldun, belki içindekileri taşımakta zorlandın, belki de kimseye söylemediğin bir ağırlık vardı. Ama güneş batarken, gökyüzü sanki “Bugün böyleydi, ama yarın başka olabilir,” diye teselli eder insanı.
Gün batımı, karanlığın gelişini değil; ışığın geri döneceğinin sözünü taşır.
Her renk,
her çizgi,
her gölge
vedaların bile güzelliğe dönüşenbir hâl olduğunu anlatır.
Belki de bu yüzden gün batımını izlemek insanın içine iyi gelir. Çünkü bir son, böyle zarif bir güzellikle yaşanıyorsa tamamen kayıp değildir.
Her batış biraz olgunluk,
biraz kabulleniş,
biraz da içten içe umut taşır.
Ve güneş ufuk çizgisinin ardında kaybolurken insan kendine sessizce şunu söyler: Bugün ne yaşadıysam yaşadım…Şimdi hafifliyorum. Yarın yeniden ışık olacağım.