Ruhun Yorgunluğu

Ruhun Yorgunluğu

A+ A-

İnsan bazen yanlış insanlardan değil, yanında durabilmek için sürekli kendinden vazgeçtiği yerlerden yorulur. Çünkü bazı ortamlar insandan sadece zamanını değil; sesini, rengini, hatta en gerçek tarafını da ister. Bir süre sonra fark etmeden kendi cümlelerini yutmaya başlar insan. Daha az konuşur, daha az güler, daha az hisseder… Sırf kabul görmek için kendi içinden eksiltir kendini.

Oysa ait olmak, küçülmek değildir. Bir yere ait hissetmek; olduğun hâlinle nefes alabilmektir. Sürekli törpülenmeden, her davranışını ölçüp biçmek zorunda kalmadan var olabilmektir. Ama bazı insanlar, bazı ilişkiler, bazı hayatlar vardır ki insanı olduğu gibi kabul etmek yerine onu kendilerine uygun bir şekle sokmaya çalışır. Ve insan en çok da burada yorulur. Çünkü ruh, uzun süre kendine yabancı yaşayamaz.

Bir noktadan sonra aynaya baktığında gördüğün kişiyle arandaki mesafe büyür. Eskiden neye heyecanlandığını, nasıl güldüğünü, neye kırıldığını unutmaya başlarsın. İçinde sessizce yaşayan o gerçek “sen”, kalabalığın içinde yavaş yavaş kaybolur. İşte insanın asıl yorgunluğu burada başlar. Fiziksel değil, derin bir iç yorgunluğu… Sürekli kendini bastırmanın, açıklamak zorunda kalmanın, anlaşılabilmek için değişmenin yorgunluğu.

Ve belki de bu yüzden bazı gidişler bir kaçış değildir. İnsan bazen bir yeri terk ederken aslında kendine geri dönüyordur. Çünkü ruhunu tüketen bir yerde kalmak sadakat değil, kendine ihanettir. Herkesin içinde korunması gereken bir özü vardır. Ve o öz, sırf birilerine uyum sağlasın diye sürekli budandığında, geriye yaşayan ama hissedemeyen bir insan kalır. İnsan en çok da kendisi olabildiği yerde hafifler. Sesini kısmadan konuşabildiği, eksilmeden sevilebildiği, yorulmadan var olabildiği yerde… Çünkü gerçek aidiyet, insanın kendinden vazgeçmek zorunda kalmadığı yerdir.

26-07-2026
Adile Yıldız

Adile Yıldız

Sosyolog

Bu köşe, sadece kelimelerin değil; suskunlukların, yarım kalmışların, iç seslerin de yeri. Bazen kendime, bazen sana yazıyorum… Ama aslında hepimize. Çünkü hepimiz biraz eksik, biraz tamam, biraz yolcuyuz...

adileyldz16@gmail.com

adile.yldz