İstanbul Terkos Gölü

İstanbul Terkos Gölü

A+ A-

Peki 3. Havalimanı projesi yapıldığı sırada kent bu alana doğru hızla büyürken Terkos gölüne ne oldu veya neler oluyor gelin biraz da bu konuyu irdeleyelim.

Öncelikle Terkos gölü nerededir,habitatları,coğrafyası nasıldır buradan başlayalım. Marmara Bölgesi’nin Çatalca’ya bağlı kesiminde bulunan Terkos Gölü, Trakya Yarımadasının kuzeyinde ve Karadeniz kıyılarında konumlanmaktadır. İstanbul Kentine yaklaşık 50 km uzaklıkta olan Terkos Gölü, İstanbul’un kuzeybatısında yer almaktadır. Terkos Gölü ve çevresi İstanbul Metropolitan sınırları içinde yer alırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında kalmaktadır.

İstanbul’un kuzeyinde yer alan Terkos Gölü, topoğrafyanın ve yakın çevresinde bulunan su kaynaklarının da etkisi ile Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş iklimine sahiptir. Aynı zamanda kendi bünyesinde karasal iklim özelliklerini de göstermektedir. Terkos Gölü ve çevresinin oluşum süreci esnasında, Flandriyen Transgresyonu ile birlikte Karadeniz sularının karaya vurarak bir koy oluşturmasıyla başlamıştır. Zaman içerisinde oluşan koy, kıyı şeridi ile denizin bağlantısının kesilmesi ile bir göl oluşumuna evirilmiştir. Bunun yanı sıra, Terkos Gölü’ne akan Istranca Deresi’nin ağız kısmının alüvyon bir set ile kapanması, Göl’ün oluşum sürecine de yardımcı olmuştur.

Karadeniz kıyılarıyla göl arasında, genişliği ortalama 250 m-5 km arasında değişiklik gösteren ve yaklaşık olarak 2 km genişliği olan kum tepeleri bulunmaktadır. Bununla birlikte, Karadeniz ile Terkos Gölü arasında bulunan ve alanın kuzeyine konumlanmış Terkos Kumulları, Karadeniz kıyısı boyunca 30 km’lik bir alanı kaplamaktadır (Köken,1991). Terkos kumul alanları tabanındaki jeolojik formasyonu ve bazı yerlerde çok geniş olması sebebiyle yıllar içerisinde Karadeniz ve Terkos Gölü arasında bir sınır görevi görmüştür. Bu sınırla, tatlı ve tuzlu su birbirine karışmadan ayrı bir şekilde kalabilmektedir. Terkos Gölü ve çevresinde genellikle engebeli bir morfoloji görülmektedir (Akşiay ve ark.1990). Göl ve çevresi dalgalı düzlüklerle çevriliyken, batıya doğru gidildikçe bu alanlarda yüksek eğimli tepeler görülmektedir. Göl’ün çevresi altı büyük toprak grubuna ev sahipliği yapmaktadır. Su taşıyan ve Göl’ün doğu ve güney tarafından akan derelerin kenarlarında alüvyal toprak çeşidi bulunmaktadır. Kuzeybatısında ise kıyıya doğru uzanan ve geniş bir alana sahip kireçsiz kahverengi orman toprakları ve kahverengi orman toprakları yer almaktadır. Bunu takip eden, hidromorfik alüvyal topraklar, sarı podzolik topraklar, arazinin yüzde 45’ini kaplayan Rendzinalar bulunmaktadır (Akşiay ve ark. 1990). Göl çevresindeki materyallere bakıldığı zaman ise erozyona eğimli bir durum görülmektedir.

1883 yılında hizmete giren Terkos Gölü, İstanbul için büyük öneme sahiptir. İstanbul’un en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Terkos Gölü, yıllık 142.000.000 m³ su verimi bulunmaktadır. Terkos Gölü yaklaşık 12 km uzunluğunda ve 5 km genişliğinde olup, maksimum göl alanı 41.716.326 m² olarak bilinmektedir. Gölde maksimum su seviyesi +4,5 m iken, yağışlar ve kuraklık gibi çevre etkileriyle de minimum -2 m kotuna kadar düşmektedir (Davaşlıgil, 1998). Terkos havzasında bulunan ve göle akan dereler açısından Terkos Gölü zengin su yataklarına sahiptir. Dereler sayesinde Terkos Gölü, Karadeniz’e yakın olmasına rağmen tatlı su karakterini korumaya devam etmektedir. Göl’e en çok su taşıyan dereler arasında Istranca deresi çok önemli bir kaynak olmaktadır. Bununla birlikte Göl’ün hidrolojik dengesindeki kaybın başında ise Terkos Gölü’nden İstanbul kentine aktarılan su gelmektedir (Baki, 1997).

Terkos Gölü ve çevresi ekolojik açıdan oldukça çeşitlilik göstermektedir. Çayır, ıslak alanlar, orman alanları, kumul, yerleşim ve tarım arazilerinin birlikte olduğu bir mozaik oluşturmaktadır. Göl’ün çevresinde bulunan yeşil orman alanları bu alana ve İstanbul kentine ekolojik açıdan fayda sağlamaktadır. Su ve çevresinin de etkisiyle alanda çok sayıda endemik bitki ve hayvan türleri yaşamaktadır. Zamanla kentin kuzeyine yapılan baskılarla Terkos Gölü ve çevresinde bulunan yeşil alanlar olumsuz yönde etkilenmeye başlamıştır. Göl’ün çevresindeki orman alanlarının içinde bulunan açık alanların yaklaşık yüzde 5’I yerleşim amaçlı kullanılmaktadır. Kentin içindeki kırsal yaşamın iyi örneklerinden biri olan Terkos Gölü ve çevresinde bulunana köyler bu uygun olan yerleşim alanlarını kullanırken geri kalan alanlar ise bitkisel üretimler, hayvansal faaliyetlere dayalı büyük oranda kuru tarım yapılmaktadır. Tarım alanlarının faaliyetlerinin de aslında alana etkileri mevcuttur. Alana yapılan bu müdahale ile kullanılan zararlı ilaçlarla ve gübrelerle alandaki endemic bitkiler ve gölün suyu zarar görmektedir. Tarımsal faaliyetlerde yaşanan sorunlar, burada yaşayan halkın önemli geçim kaynaklarından birinin de işçilik olmasına neden olmaktadır.

Sosyo-ekonomik açıdan bakılacak olursa, bu sorunlardan dolayı köylerde yaşayan genç nüfus köyde çalışmanın yanı sıra İstanbul Kent’inde farklı iş kollarında da çalışmaktadır. Gölde yapılan balıkçılık faaliyetleri de köylüler tarafından artık eskisi kadar tercih edilmemektedir. Bunun sebebi ise, tarımda kullanılan zararlı ilaçlardan ve yaşanan sorunlardan dolayı artık eskisi kadar kullanılmayan tarım alanlarının yapılaşmaya açılması ve bu alana yapılan baskılarla göl suyunun kirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca gölden İstanbul’a iletilen su miktarı havza dışında arıtıldığından, köy nüfusunun yüzde 72’si içme için su ihtiyacını kaynaktan sağlarken, yüzde 20’si ise kuyudan ve yüzde 8’i de şehir şebekesinden su ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Terkos Gölü’nden alınan su ise sulamak amaçlı kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra kentin kuzeye büyümesi ve Terkos Gölü’nün çok yakınına yapılan 3. Havaalanı yerleşkesi ile birlikte alandaki yeşil dokunun ve endemic türlerin aynı zamanda bu alanda yaşayan köylülerin kırsal yaşamlarının sürdürülmesinin tehdit ettiği bir durum da söz konusu olmaktadır. Bu alanda yaşayan köylüler aslında kentle kırsal yaşamın birlikte iç içe olduğu bir yaşayış içindedir.


Kaynakça

Akşiray, V., “ Terkos Gölü ve Çevresi Fiziksel kimyasal ve Ekolojik Denge Araştırması”, İSKİ Raporu, İstanbul, 1990. Baki, T., Terkos Gölü Su Kalitesi Değerlendirmesi, Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Çevre Mühendisliği Anabilim Dalı, İstanbul, 1997, s.116. Köken, A., Terkos ve Büyükçekmece Gölleri Çevresinin Litolojik Özellikleri ve Jeomorfolojisi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 1991, s.112.

06-11-2023
Zeynep Kara Öztürk

Zeynep Kara Öztürk

Y. Mimar

1994 yılında Ankara’da doğan Zeynep Kara; eğitimini Arı Anadolu Lisesinde, üniversite eğitimini Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi; Mimarlık bölümünde dereceyle tamamlamıştır. Yüksek lisans eğitimini ise burs ile kabul edildiği İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Bölümü Mimari Tasarım bölümünde tamamlamıştır. Lise yıllarından beri en büyük tutkusu olan sahnede olmak, tiyatro yapmak ve insanlarla paylaşım içinde olmak onu gerek Müjdat Gezen sanat akademisinde oyunlar sergilemesine, gerekse lise tiyatro gruplarıyla katıldığı yarışmalarla hep sahnede olma tutkusunun peşinden koşmasına sebep olmuştur. Seçmiş olduğu mimarlık eğitiminde güzel sanat disiplinleri ile iç içe okumuş; tasarlama, hayal etme ve bunu gerçekleştirebilme becerisi gibi disiplinleri deneyimlemesi onun hayatındaki en büyük heyecanı olmuştur. Hem hayal etme hem de hayallerini hayata geçirme isteğiyle tasarlamış olduğu yeni serüvenlerden birisi de burada yazmak ve yazılarını herkesle paylaşma tutkusudur.

zeyykaraa@gmail.com

Zeynep Kara