At Gözlükleri

At Gözlükleri

A+ A-

Nereden geldiğinin, neler duyduğunun, neler hissettiğinin, kim olduğundan daha kıymetli olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kimliğimizi pranga gibi taşıyoruz, dışarı çıkması yasak bir hapishane ediyoruz kendimize. Toplumun altında ezilerek kendimizi bir yere ait hissetmek için şekilleniyoruz. Gittikçe kabuğumuza çekilip, herkesin sözde bizden olmayan herkesin canını acıtıyoruz. Bütün işlemler bittiğinde en yakınımızdakilerin canını yakıyoruz.

Varlığımız acı çektirmek üzerindeyken, bir yandan iyilikten, güzellikten bahsederek kirlenmiş ruhumuza su serptiğimizi düşünüyoruz. Kötünün iyi niyet kisvesiyle giydiği yapay bir silüetken, iyinin temkinliliği düşmancıl ve cezalandırılmaya mahkûm ediliyor. Kendi kanımızı korumak adına girdiğimiz aciz yaklaşım bizleri küçültürken, yarına göçmeye korkanların esaretinde yok oluyor bu hayat; en çok fedakârlar uğruna yok oluyor.

Aşırı sevgi, sempati, nefret, öfke, lanet gibi insanın peşini bırakmıyor. Her şeyin kararını vermekten noksan giderken, aşırının, fazlanın doğru görüldüğü; insanları boğan, sıkıştıran her ferdin hem kendine hem de karşısındakine olan saygısını yitirmeye itiyor.

Kalıplaşmış “şu şöyle olmalı, bu böyle olmalı” algısı ise insanların hayatlarında sarsılmaz temeller oluşturarak statülerini koruma çabası olduğunu görebiliriz. Oyunların bu kadar tanıdık ve birbirinin aynı olduğu bir yaşam süren bizleriz. Aynı döngüye mahkûm olmamamız ise kendi hayatımız dışında dışarıyı görmekten aciz olduğumuzu gösteriyor.

Ata sözü olarak kullandığımız birçok söz artık nostalji tadında, öylesine boşluk doldurmak için dillerde dolanırken, at gözlükleri evlere yerleşmiş durumda.

24-05-2026
Meryem Toman

Meryem Toman

Edebiyat

Meryem Toman, sanatın ve edebiyatın kesişiminde üretim yapan bir isim. Sanat yolculuğu Edirne’de, Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı. Ardından Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi bölümünde aldığı akademik birikimi, resim, heykel ve seramik çalışmalarına yansıtırken; yazın alanında da güçlü bir ifade dili geliştirdi.

Kendini bildiğinden beri yazan Toman, yazının köklerini gelenekselliğinde bulduğunu, el yazısının ise yaşanmışlığın en samimi tanığı olduğuna inanan bir yazar. Onun dünyasında kelimeler ve renkler aynı kaynaktan beslenir. Bir heykeldeki kıvrım ya da bir resimdeki ton nasıl duygu taşıyorsa, kaleminden çıkan her cümle de benzer bir yoğunlukla okura ulaşır. Yazılarında kimi zaman şiirsel bir dokunuş, kimi zaman derinlikli bir sorgulama vardır.

Toman için yazmak da sanat kadar bir üretim biçimidir: Hayatı anlamlandırmak, sorulara yeni pencereler açmak ve insanı kendi iç yolculuğuna davet etmek. Blogunda yayımladığı metinlerle, hem kişisel bir anlatıyı hem de evrensel bir dil arayışını bir arada sürdürmektedir.

Genç kuşağın dikkat çeken sanatçı-yazarlarından biri olan Meryem Toman, disiplinler arası yaklaşımıyla sanat ve edebiyat arasında köprüler kurarak üretmeye devam ediyor.

meryem4088@gmail.com

@meryem_toman