DÜNYANIN Bİ' UCU: KARADAĞ
Sarp kayalıklar, derin vadiler, masmavi denizler, heybetli dağlar… Yol zorlu mu geldi? Hep dediğim gibi: “Yol da güzel.” Bu düşünceyi benimsediysek ve hazırsak yola çıkıyoruz.
Karadağ…
Coğrafyası şöyle: Balkan Yarımadası'nın batısında, kendi para birimleri olmadığı için Euro kullanan, etnik çeşitliliği kültürel çeşitliliğini de beraberinde getirmiş, çoğunlukla turizm ve tarımla geçimini sağlayan bir ülke. İklimi bize hiç yabancı değil. Genel olarak Karasal iklim ve Akdeniz iklimi hakim. İnsanlar başta biraz mesafeli gelse de tarihi bağlardan da kaynaklı olarak tanıdık hissine kapılmanız zaman almıyor. Deniz ürünleri, Balkanlar'ın zaten meşhur olan köfteleri, İtalya karşı kıyısı olduğundan mıdır bilinmez, lezzetli pizza ve makarnaları, denemeniz gereken tatlardan bazıları. Porsiyonlar oldukça büyük, benden söylemesi. Old Town'larda bir dilim pizza alıp gezerken de yemeğin tadını çıkarabilirsiniz.
Adı Karadağ. Evet, kocaman dağlarla çevrili Kotor Körfezi kıyıları neredeyse her kilometrede insanı durdurup manzaraya hayran bırakacak güzellikte. Ayrıca Budva, Perast, Herceg Novi, Bar görülmeye değer diğer şehirler. Perast’ta dolaşırken bir filmin içinde gibi hissedeceğinize neredeyse eminim. Tarihi doku sizi hemen içine çekecektir. Orada denizin hemen kıyısındaki eski bir taş bankta oturup güneşin dağların ardında kayboluşunu izlerken, büyükşehirdeki o koşturmacanın ne kadar yorucu olduğunu da fark edebilirsiniz. Albert Camus, Tersi ve Yüzü adlı eserinde şöyle der: "Yolculuk, benliğimizdeki bir tür iç dekoru yıkar." Belki de bu yüzden her yolculuk, yalnızca yeni bir coğrafya görmek değil, insanın kendini de yeniden keşfetmesidir. Dekorları yıkmak, bence toplumun, ailenin, mesleğin sana dayattığı rolleri de yıkmaktır. Başka yaşamlar da olduğunu görmek, yaşadığımız dünyanın sadece bizim sandığımız gibi olduğu algısını da yıkar. O zaman en doğruyu kendi doğrularımız zannetmez, yaşamla kavga etmeyiz belki. Siz iyisi mi sokaklarda kaybolun, şehrin tadını çıkarın. Ve gezerken kendinize şu soruyu sorun: "Burada yaşasaydım nasıl biri olurdum?"
Sevgilerle…