Yargıçlar Acıktığında... Yargıçlar da İnsandır

Fatma Ülkü Selçuk

Sosyoloji, Dr.

Yazar Hakkında

Fatma Ülkü Selçuk 1995 yılında ODTÜ ‘Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’ bölümünden mezun oldu. 1999 yılında Ankara Üniversitesi’nde ‘Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri’ yüksek lisansını, 2007 yılında ODTÜ’de ‘Sosyoloji’ doktorasını tamamladı. 2005 yılında ‘Örgütsüzlerin Örgütlenmesi: Enformal Sektörde İşçi Örgütleri’ başlıklı kitap için Türk Sosyal Bilimler Derneğinin ‘Genç Sosyal Bilimciler Ödülünü’ aldı. 1999-2017 yılları arasında Atılım Üniversitesi’nde çalıştı. Yayınlarının bir kısmına şu linkten ulaşabilirsiniz: http://independent.academia.edu/FSelcuk


Yargıçlar mı daha tarafsız yapay zeka mı?

Yargıçların makine gibi karar verebildiklerini mi düşünüyorsunuz? Hukukçuların bir kısmı, bilhassa da hukuki şekilcilik (legal formalism) geleneğinden gelenler yargıçların bayağı akılcı ve tarafsız olabileceklerini düşünüyorlar...

 

Peki sahiden öyleler mi dersiniz? Hukuki gerçekçilik (legal realism) akımından gelenlerse yargıçların pek de öyle olmadıklarını söylüyorlar.

Neden mi? Çünkü biz insanız. Çevremizden ve bedenimizden bağımsız değiliz. Yorulan, korkan, seven, yanılan, duyguları olan varlıklarız.

 

Üstelik yapay zeka acıkmaz ama biz acıkırız da. Ve tabii yargıçlar da...

Karnı acıkan yargıçlar nasıl karar verir?

 

İsrail’de bir araştırma yapılmış (1). Araştırmada 10 ay boyunca şartlı tahliye ile ilgili 1152 yargı kararı incelenmiş. Şartlı tahliye taleplerinin %64.2’sinin kabul edilmediği görülmüş.

Araştırmacıların merak ettikleri ise şu olmuş: Yargıçlar daha çok açken mi, tokken mi şartlı tahliye talebine olumlu yaklaşıyorlar?

Yargıçlar daha çok tokken ‘evet’ demişler. İşgününün hemen başında veya bir yemek molasından hemen sonra.

 

Kararlar, zaman geçtikçe ve moladan uzaklaştıkça, mevcut durumun (hapis halinin) devamı yönünde olmaya eğilim göstermiş. Araştırmacılara göre bunun nedeni şu: yargıçlar yoruluyor, beyin daha çok kaynağa ihtiyaç duyuyor.

Peki açlık ve yorgunluk dışında sebepler olamaz mı?

Tabii bunun başka sebepleri de olabilir.

 

Misal, oturumun başlarındaki mahkumların durumunun daha problemsiz, sonrakilerinse daha problemli olması da buna yol açabilir (2).

 

Nitekim avukatlı mahkumlar daha problemsiz olarak değerlendiriliyormuş ve başlarda daha çok yer alıyorlarmış. Ayrıca detaylarına burada giremeyeceğim yöntemsel başka meseleler de var (2).

Şartlı tahliye kararlarının akıbetini şeker düzeyi ne ölçüde etkilemektedir? Bu ise gördüğünüz gibi tartışmalı.

 

Yine de yargı mensuplarının insan olmaktan kaynaklı sınırlılık ve yanlılıklarının olduğuna daha birçok araştırma işaret ediyor. İşte size Amerika’daki yargıçları etkileyen iki etken: siyaset ve cinsiyet rolleri.

Yargıçlar siyasetin etkisinde kalabilir mi?

Stuart Nagel yarım asır kadar önce çok ses getiren bir araştırma yapar.

 

Bu araştırma, Amerika’da eyaletlerdeki ve federal düzeydeki üst mahkemelerden 313 yargıcı kapsar. Nagel şunu anlamaya çalışır: liberal Demokrat Partiye ve muhafazakar Cumhuriyetçi Partiye yakınlık durumuna göre yargıçların verdikleri kararlar değişiyor mu?

Sonuç: Evet, siyasi görüşe göre yargıçların kararları da değişiyor.

Kararlar, yargıçların dünya görüşünü aksettiriyor. Üstelik politik değerleri, ceza davalarından boşanma davalarına, ticari meselelerden çalışma ilişkilerine, konuşma özgürlüğünden vergi konusuna kadar pek çok yargı kararına yansıyor (3).

Peki bu araştırmaya yargıçlar ne demiş?

 

Araştırmadan haberdar olan çoğu yargıç, siyasi ideolojilerin etkisinde kaldığını inkar etmiş. Araştırmalarsa devam etmiş.

Bakın bu sefer de yargıçların düşüncesine yakın bir araştırma sonucunu aktarayım size.

Bu araştırma Amerika’da eyalet düzeyinde ve federal düzeyde görev yapan hakimlerden 20 yıl boyunca veri toplamış. Hakimlere varsayımsal bir dava vermişler, bu davayla ilgili kararlarını sormuşlar, sonraysa politik görüşlerini öğrenmişler. Araştırmaya 2200 hakim katılmış. Özel hukuk da kamu hukuku da kapsama alınmış (4).

Sonuç ise Nagel’ınkinden biraz farklı:

 

Evet, siyasi görüş yargıçların kararlarını etkiliyor, ancak mütevazı sayılabilecek düzeyde, dolayısıyla yargıçların bu etkinin farkına varamaması gayet doğal (4).

Bu tip araştırmalarda farklı sonuçlar çıkmasının bir nedeni araştırmacıların siyaset ve siyasi etkiden aynı şeyi anlamaması (5). Bir başka nedense farklı yöntemler kullanılması.

Peki ya cinsiyet rolleri?

 

Kadın ve erkek nasıl hissetmeli, ne düşünmeli, ne yapmalı? Beklentilerimizi şekillendiren doğru ve yanlışlar farkına bile varmadan parçamız haline geliveriyor. Ailemizin, arkadaşlarımızın, sözüne değer verdiklerimizin, okuyup dinlediklerimizin, izlediklerimizin doğru ve yanlışları bir bakmışız bizimkiler de oluvermiş.

Peki hukuk eğitimi, yargıçları, bu kalıpların etkisinden kurtarabilir mi? Gelin göz atalım.

 

Dumanı üstünde bir araştırma! Yer yine Amerika. Meslekten yargıç olmayanlara (504 kişi) ve yargıç olanlara (619 eyalet duruşma yargıcı) iki konuda varsayımsal davalar veriliyor. Dava konuları: çocuğun velayeti ve işyerinde ayrımcılık. Sonuç: yargıçlar da toplumdaki cinsiyet rollerinin tesirinde kalmış. Üstelik yargıç olmayanlardan daha az değil... (6)

Peki yargı mensubunun cinsiyeti, kararlarını etkiler mi?

Bu araştırma da Amerika’dan. 313 dava incelenmiş ve şu sonuca varılmış: Erkek yargıçlar, erkek avukatların duygudan uzak tezlerini daha çok ödüllendiyor. Avukat kadın olduğundaysa duygusal içerikli konuşmalara daha çok prim veriyor (7).

 

Peki ya kadın yargıçlar? Avukatın kadın ya da erkek olmasının kadın yargıcın kararlarını etkilediğine dair bir kanıta rastlanmamış (7).

Amerika’dan bir başka araştırma da (araştırmaya 195 hakim katılmış) eyalet mahkemesindeki duruşma hakimlerinin cinsiyetinin kararları etkilediğini keşfetmiş. Ola ki ilginizi çekerse Phyllis Coontz’un makalesinin 68. sayfasında kadın ve erkek hakimlerin kararlarının nerelerde ayrıştığını görebilirsiniz (8).

Yapay zeka olsaydı...

Eh, ne diyeyim? Bir kez daha anladım ki hakimler de insandır. Doğal olarak yasaları yaparken de yasaları uygularken de insanlığımız devreye giriyor: Biyokimyamız, yetiştirilme biçimimiz, beklentilerimiz, duygularımız, değer yargılarımız...

 

Yapay zekaysa biliyorsunuz acıkmaz, korkmaz, sempati veya öfke duymaz. Program neyse kafası öyle işler. Üstelik biyolojik verileri, kanıtları ve olasılıkları gayet sistematik değerlendirir. Veriler güncel, kapasite yeterli ve yazılım iyiyse bayağı iyi iş çıkarır.

Ne dersiniz? 50 yıl sonra yapay zeka hakimlerin de yerine göz diker mi dersiniz?

 

Varsayalım ki 50 yıl sonra yasalar makul iyilikte. Öyle bir durumda yargılama esnasında sizce hangisi adaleti daha fazla tesis ederdi?

Karnı acıkan, korkan, yakınlık uzaklık hisseden insan mı?

 

Yoksa verileri ve programları manipülasyona açık makine mi?

Kararı siz verin...

 

Metin için kaynaklar

(1) Shai Danziger, Jonathan Levav ve Liora Avnaim-Pesso, (2011) ‘Extraneous factors in judicial decisions’, PNAS, Cilt 108, Sayı 17, http://www.pnas.org/content/108/17/6889

(2) Andreas Glöckner (2016) ‘The irrational hungry judge effect revisited: Simulations reveal that the magnitude of the effect is overestimated’, Judgment and Decision Making, Cilt 11, Sayı 6, http://journal.sjdm.org/16/16823/jdm16823.html#text1; Oystein Daljord, Oleg Urminsky ve Jose-Manuel Ureta (2017) ‘The status quo theory of depletion does not explain the Israeli parole decisions’, http://home.uchicago.edu/ourminsky/Status%20Quo%20Theory%20Revisited.pdf

(3) Stuart Nagel, (1961) ‘Political party affiliation and judges’ decisions’, The American Political Science Review, Cilt 55, Sayı 4, https://www.jstor.org/stable/1952531?newaccount=true&read-now=1&seq=1#page_scan_tab_contents

(4) Jeffrey J. Rachlinski, Andrew J. Wistrich ve Chris Guthrie, (2017) ‘Judicial politics and decisionmaking: A new approach’, Vanderbilt Law Review, Cilt 70, https://s3.amazonaws.com/vu-wp0/wp-content/uploads/sites/89/2017/11/28180013/Judicial-Politics-and-Decisionmaking.pdf

(5) Bradley W. Joondeph, (2008) ‘The many meanings of "politics" in judicial decision making’, 77 UMKC L. Rev. 347, http://digitalcommons.law.scu.edu/facpubs/35

(6) Andrea L. Miller, (2018) ‘Expertise Fails to Attenuate Gendered Biases in Judicial Decision-Making’, Social Psychological and Personality Science, http://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/1948550617741181

(7) Shane A. Gleason, Jennifer J. Jones ve Jessica Rae McBean, (2018) ‘The Role of Gender Norms in Judicial Decision-Making at the U.S. Supreme Court: The Case of Male and Female Justices’, American Politics Research, http://journals.sagepub.com/doi/abs/10.1177/1532673X18766466

(8) Phyllis Coontz, (2000) ‘Gender and judicial decisions: Do female judges decide cases differently than male judges?’, Gender Issues, https://link.springer.com/article/10.1007/s12147-001-0024-7

Görsel kaynaklar

1) https://www.legalcheek.com/2016/12/stop-everything-theres-now-a-judge-and-gavel-emoji/

2) https://engineering.nyu.edu/events/2012/11/07/co-evolution-humans-and-machines

3) https://www.pexels.com/photo/shallow-focus-photo-of-spoon-373941/

4) https://www.timesofisrael.com/court-nixes-early-release-for-child-killer/

5) https://dwh-uk.com/tag/php/

6) https://forum.donanimhaber.com/matematik-sorusu--38217170

7) https://www.well-beingsecrets.com/normal-blood-sugar-level/

8) https://www.quora.com/How-have-the-definitions-of-democrat-and-republican-changed-over-time-over-the-past-200-years-in-the-US

9) https://pixabay.com/tr/yak%C4%B1n-iptal-%C3%A7apraz-k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1-kald%C4%B1r-1013750/

10) https://www.freeiconspng.com/img/423

11) http://www.clker.com/clipart-symbol-male-and-female.html

12) http://eige.europa.eu/gender-mainstreaming/good-practices/finland/training-ministries-gender-mainstreaming

13) https://blog.emojipedia.org/ios-10-2-emoji-changelog/

14) https://www.mackscriminallaw.com/law-blog/2017/10/4/reasoned-acceptance-reasoned-rejection

15) https://phys.org/news/2017-05-ai-sentence-criminals-dangerous-idea.html

16) http://sitn.hms.harvard.edu/flash/2017/history-artificial-intelligence/

17) http://www.clipartquery.com/two-roads-clipart/

05-11-2018