İnsan İlişkilerinin Matematiksel Dili

A+ A-

Sosyoloji nedir? Aslında çok basit ve çok sevdiğim bir tanımı vardır sosyolojinin: İnsan ilişkileri örüntüleri bilimi. Bunu ikili ilişkilerden milletler arası ilişkilere kadar çeşitlendirmek mümkündür. Peki matematik nedir? Bir örüntü ve ilişkiler bilimi olarak tanımlanabilmektedir. Bu tanımlardan yola çıkarak aslında sosyolojide rakamların yerini insanların aldığını söyleyebiliriz. Toplumun alt kümelerini oluşturan topluluklar, dört işleme tabi etkileşimler, eşitsizlik oluşturan ilişkiler, değişken değerli denklemler… Benim bu makalede üzerinde durmak istediğim konu ise mesafeler. Çünkü bence insan ilişkilerinde açığa çıkabilecek tüm matematiksel işlemlerin temelinde mesafe kavramı vardır.

İnsanın bedensel varoluşu onu diğerlerinden ayıran en somut göstergedir. İki bedenin bir olması ve tek bir beden gibi hareket etmesi mümkün değildir. Bu da bir bedeni diğerinden ayıran bir mesafenin gerekliliğine işaret etmektedir. Bedensel mesafeden bahsetmek aynı paralellikte ilişkisel mesafeden de bahsetmeyi gerekli kılar. Yani aslında insan ilişkilerini yöneten tam da bu kişiler arasındaki mesafelerdir ve iyi bir insan ilişkileri yönetimi doğru mesafelerle şekillenir.

Bir annenin çocuğuna olan mesafesi, bir doktorun hastasına olan mesafesi ya da bir devlet adamının halka olan mesafesi alt kümede fertlerden fertlere ya da büyük kümede toplumlardan toplumlara farklılık gösterebilir. Fertlerde görülen farklılıklar, toplum tarafından şekillenirken aynı zamanda toplumun genel tablosunu da şekillendirmektedir. Peki pratikte bu mesafeleri doğru tespit etmek ve ayarlamak teoride dile geldiği kadar kolay mıdır?


Mesafe kavramını, insan ilişkilerinin en basit modeli olan ikili ilişkide gözlemlemeye çalışalım. Hatta bu ikili ilişki modelimiz bir flört ilişkisi modeli olsun. Takdir edersiniz ki günümüzde flört ilişkileri oldukça problemli bir portre çizmektedir. Bununla birlikte toplum portresini de en görünür şekilde yansıtmaktadır. Bir kişiye - hormonal, duygusal ya da ruhsal deyin - bir yakınlık hissetmeye başlıyorsunuz. Haliyle hissettiğiniz yakınlık sizi mesafeyi yakınlaştırmaya itiyor. Belki bir hamlede bulunuyorsunuz. Peki karşı taraf da aynı yakınlığı hissediyor mu acaba? Bunu anlamanın yolu attığınız hamleden sonra karşı tarafa düşünme payı bırakmaktır. Ne kadar mesafelik bir hamle attığınız ya da ne kadar düşünme payı bıraktığınız sizi karşı tarafa tanıtacak ve tepkisinde etkili olacak önemli bir ayrıntıdır. Diyelim ki karşı taraf da bir hamlede bulundu. Şimdi de kendinize bir düşünme payı bırakma zamanı. Tüm bu hamle ve düşünme payları akışa bırakmak dediğimiz şeyin ta kendisidir aslında.

Doğru mesafenin tespiti hamle ve düşünme payları ile birlikte his ve duyguların dinlenmesini de içerir. Kendinize şunu sorabilirsiniz. Ben bu insanla hangi mesafedeyken kendimi mutlu hissediyorum acaba? Eğer kaygı, korku, öfke ya da huzursuzluk gibi negatif duygular hissediyorsanız mesafeniz ya fazla yakın ya da fazla uzaktır. Bu durumda yapılan iki hata vardır. Ya kaçar ya da ısrarcı davranırsınız. Halbuki yapmamız gereken kendimizi iyi hissettiğimiz bir mesafede durmaktır. Yani aklımıza olduğu kadar duyguların bilgeliğine de güvenmek durumundayızdır.

Peki iki kişi arasındaki doğru mesafe sürekli sabit mi kalmaktadır? Elbette ki hayır. İnsan sürekli bir hayat deneyimi içerisinde yaşayan ve zihni ile deneyimi arasında kurduğu etkileşimle sürekli değişen bir varlıktır. İki insan farklı frekanslarda değiştiğinde kaçınılmaz olarak doğru mesafe payları da değişime uğrayacaktır. Yalnız bunda endişelenecek bir durum yoktur. Doğru mesafe kimi zaman ayrılık, kimi zaman ilişkide yapılan ufak tefek tavır değişiklikleri de olsa sizi mutlu kılacak olan mesafedir.

Tıpkı ikili ilişkilerde olduğu gibi tüm diğer toplumsal ilişkilerde de mesafe önemlidir. Evde, işyerinde, sosyal hayatta ya da siyasi anlamda mutluluk, muhatap alınan kişi ya da kişilere doğru mesafede durmaktan geçer. Yani bir bakıma saygıyı esas almaktan. Nitekim yanlış mesafe sevgiyi de öldüren mesafedir. Ve gerçek anlamda Cumhuriyet yani halkın kendi kendisini yönetmesi, fertlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde başlar. Aşktan siyasete tüm ilişkilerimizi tayin eden aslında biziz ama tüm küçük kümeler gibi büyük kümelerle etkileşim halindeyiz.


Kaynakça

Görsel Kaynaklar:

1)      https://www.deviantart.com/paratroopacx/art/Mathematical-372271343

2)      https://www.deviantart.com/hiro-uzumaki/art/Distance-582650267

3)      https://www.deviantart.com/deerose/art/Frequencies-115752920

11-11-2019