Günübirlik Sanat

Zeynep Tuncer


Yazar Hakkında

1994 Eskişehir doğumludur. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde aldığı Sanat Tarihi eğitimi beraberinde özel sanat galerilerinde gönüllü – tam zamanlı çalışma olanağı bulmuş, çeşitli eğitim kurumlarında ise eğitim danışmanlığı gibi pozisyonlarda çalışmayı sürdürmüştür. Çeşitli yayın organlarında yazıları yayımlanan ve halen kültür- sanat faaliyetlerde katılım gösteren yazar; akademi anlamında sanat tanımlı eğitiminin devamına, aile hayatında ise anne olmaya hazırlanmaktadır.


Son dönemlerde sanat meraklıları, galerilerde ardı ardına açılışını yapan sergileri gözlemleme şansı buldu. Özellikle internet - medya araçları sayesinde davet ağı geniş kitlelere ulaştı. Türk sanatçılarının başarılı yeni tekniklerle dolu eserleri, sanatseverler tarafından yoğun ilgi ile karşılanırken. Sözgelimi övgüler sergi sonlarına gelindiğinde bazı işlerin rengini değiştirdi ve hayranlıkla bakılan bazı eser ve sanatçılara özellikle sosyal medya içinde adeta linç yazıları yazılmaya başladı.

Nedeni ise bazı sanatçılar için, övgü aldıkları internetin bir anda aleyhlerine işlemesiydi. Eserlerindeki ayrıntılar, başka sanatçıların eserleri ile neredeyse birebir olduğu ortaya çıktı ve bu durum yine medya araçları üzerinden hızla yayılmaya başladı.

 

İlham mı ? Kopya mi ? Yoksa Taklit mi ?

Popüler kültür yerini sanatta da pazarlamacılık anlayışına maalesef ki yönlendirdi. Yani reklamını iyi tutturan, telefon kadrajına iyi sığan her eser, niteliğine bakılmadan popüler olmaya ve hızla tuşlanmaya başladı. Bu durum sonucu eleştirmen ve sanatçılar için ayrı bir tartışma sayfası aralandı. Tartışmalar arasında en çok yer alan söylemler içinde; Nitelikli ve niteliksiz eserler birbirine karıştı söylemlerinde bulunanlar ile ne alakası var ilham almıştır diyenler. Özentidir, taklittir diye karşı çıkanlar, hepten kümeleşti. Böylece işin rengi zaten lazım olan teori bilgilerini sorgulatmaya başlamış oldu.

 

Pek ala tüm bunlar olurken hali hazırdaki teori yeterli miydi?

Bu sorunun sorulması bile durumun vahimliğini gösteriyordu. Yeterli olmayan sanat teorisi pratiği sorguluyor, hatta eleştiriyor.  Ve bunu ne yazık ki azınlık fark ediyordu.  Temelsiz sanat bilgileri ise tartışmaları iyice körüklüyor, başarı hak etmesi gereken sanatçı ve eserler rant savaşları arasında kısılıp kalıyordu. Temel eğitim cahilliği artışa geçip, sanat popüler kültürün adeta kucağına düşüyor ve bu devinim temelsiz, sadece sosyal medyada tutulan sanat için , gün geçtikçe daha da hızlanıp, eserlerde ki  fikirlere değil, öz çekimlerine veya etiketlerini ön plana çıkarmaya başarıyordu.. Sonucunda ise ortaya kocaman bir sanat çöplüğü peyda oluyordu.

Sanatın teorisindeki bu temelsizlik sadece plastik sanatlar çerçevesi için değil, sanatın her ana dalında çırpınmaktadır. Ve önlem alınmazsa sanat hak ettiği değeri bulamayıp, günübirlik bir tada düşecektir. Özellikle plastik sanatlar için sonuç atölye kilerlerinden depolara dek, modası geçen ve birbirine benzeyen eserlerle tıka basa dolu olacağına anlamına gelmektedir.

Herhangi bir sanat yapıtına nasıl yaklaşılması gerektiği bilincine varılması en temel şarttır, Ancak üslup, etik anlamlar, ahlaki ilkeleri, terminoloji,  vb tanımların hakkını vererek bir an önce ele alınması sanat içi eşrafının bütünü açısından oldukça önemlidir. Böylece alıcı- gönderici çerçevesinde seyirci eserleri daha nitel anlamıyla sadece telefon ekranından değil, ilaveten güzel bir duyu ile de kavrayabilir.

Aksi halde genç sanatçı adayları yanlış öğretilere sahip olacak ve her geçen gün içi boşaltılan sanat ağı genişlemeye devam edecektir. Yalan yanlış sanat tartışmaları her telden genç beyinlere popüler kültüründe etkisiyle farklı empozelere geçiş sağlayacak. Sanatsever kitleyi özellikle kavramsala hâkim kısmını hüsrana uğratacaktır. Günübirlik eserlerle dolu bu yozlaşmanın önüne geçebilecek tek çare popüler kültür ağının negatif kısımlarının farkına varılmasıdır. Ancak farkına varıldığı müddetçe medya araçların değerleri daha net tanıtıp daha verimli kullanıma geçiş sağlayacaktır. Böylece özellikle genç sanatçılar üretimlerinde özgünlüğü elden bırakmayacak, nitelikli eserler meydana getirebilecektir

 

 Zeynep TUNCER

 

23-10-2018