Düşünsel Bütünlük 'Zeynep Güneş'

Konuk Düşünürler


Konuklardan Diğer Yazılar

A+ A-

Fikirlerin varlığında bütünlük önemli bir konu olup, fikirlerin varlıkları ve yoklukları değil, bu fikirlerin varoluşlarının sebebi ve nasıl doğdukları araştırılmalıdır.  Bütüncül olarak düşünürsek, bir fikrin yok olması diğerinin olmaması anlamına gelmektedir.  Bir yapbozun parçaları gibi bir birini tamamlayan bilim ne yazık ki günümüz zihniyetinin algılayış tarzı ile beraber bütünlükten ayrıştırılıp parçalar halinde ele alınmaya başlamıştır.  Birbirini tamamlayan düşünce ve fikirler karmaşa haline getirilerek çatışma haline sokulmuştur.

‘İnsanın metafizik ve materyalist fikirlerinin   çıkış aşaması belirli doğal olaylar karşısında yaşanan hayret verici şaşkınlık ve bu şaşkınlığın yarattığı meraktır.’ Görüşü   bugün kabul gören bir görüştür. Beynin gelişen ve değişen bir organ olduğunu varsayarsak   zamanla bu tür düşüncelerin yoğunluk kazanması ve doğal olaylar karşısında yaşanan sıkıntıların verdiği bir üretme, değiştirme, şekillendirme   ihtiyacı ile beraber insanlık günümüz versiyonunu kazanmıştır. Bu aşamada yaşanan olay ve yapılan çalışmalar fikirlere yansımış fikirler zamanla gelişkin bir boyut kazanmıştır.



Varlığı materyalizme sığdırmaya çalışan fikirler esasında metafizik düşüncelerin varlığı ile başa baştır.   Materyalist düşünceler metafizik düşüncelerin reddi üzerine tasarlanmıştır. Oysaki her iki düşünce birbirinin bütünü olup birinin olmaması diğerinizde olmadığı manasına gelmektedir. Basit görünen ama hala açıklık getirilemeyen bir çok konu var örneğin dejavu, rüya, orgazm, aşk, sevgi, hayal, inanç, varoluş, ruh, ölüm vb bir çok konu araştırılan yerine göre cevaplanan cevapları sürekli yanlışlaşan konulardır.

Annales okuluna göre bilim bir bütündür bölünemez, fikrinin altında yatan neden   bilimlerin bölünmesi ile fikirlerde kopukluk ve sağlıksız sonuçlar doğacağıydı.  Nasıl ki doğanın kendine özgü bir denge zinciri varsa ve bu zincirden birinin eksilmesi   bir kaosun yaşanacağı kesinse fikirlerde de aynı şey söz konusu olup düşünsel kopukluk doğru sorulara yanlış ve geçici cevaplar doğuracaktır.

                                                       

Fikirler ve düşünceler insanın bedeninin elverişliliğinin de uygun olması ile beraber zorunluluktan ve insan beyninin herhangi bir zorluk karşısında içgüdünün verdiği kurtulma arzusu ile çalışmaya başlamıştır. Pratik ve kurtarıcı aletlerin üretilmesinin temel sebebi budur. Fakat bazı fikirlerin çıkış aşaması ne yazı ki hala muallaklığını korumaktadır. Bili tarafından katiyen ret edilse dahi  ne yazı ki bilimin cevap bulamadığı en derin meselelerdir. Bu noktada devreye metafizik giriyor ne yazı ki bilim metafiziği ret ediyor. Bu ayrışmazlık fikirler noktasında kısır bir döngüyü beraberinde getirmektedir.

03-04-2019