Bilişsel Bilimler’e Sade Ama Etkili Bir Başlangıç İçin Kitap Önerisi

Borabay Kadirdağ

Bilişsel Bilimler

Yazar Hakkında

Borabay Kadirdağ, 2015'te ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nden mezun olmuştur. Daha sonrasında eğitim hayatında büyük bir değişiklik yaparak, aynı yıl yine ODTÜ'de Bilişsel Bilimler alanında yüksek lisans yapmaya başlamış, 2019 yılında yüksek lisansını tamamlayarak mezun olmuştur. Duygu kontrol metodlarının sınav stresine olan etkisini konu alan tezi tamamlanmış olup, yeni dahil olduğu alanda öğrendikleri kendisini çok etkilemiş ve bu, onu öğrendiklerini insanlarla paylaşmaya yönlendirmiştir."


bkadirdag@gmail.com


A+ A-

Herkese iyi günler. Umarım bu zorlu günlerde hepiniz sağlığınıza ve sevdiklerinin sağlığına dikkat ediyordur. Bu yazımda size bir kitap önereceğim. Birkaç kişiden aldığım “bu konuya nereden başlamalıyım” sorusuna bu yazıda cevap verebileceğimi düşünüyorum.

2015 yılında lisans eğitimimden mezun olmadan hemen önce, bilişsel bilimler alanına yönelmeye karar vermiştim. Okulumun yükseköğrenim fuarı benzeri bir etkinliğine katılmış ve bilişsel bilimler alanında doktora yapan biriyle öğretici bir konuşmam olmuştu. Başlangıç için bana önerilen kitaplardan biri de Paul Thagard’ın yazdığı Mind: Introduction to Cognitive Science idi.

1996 yılında ilk baskısı yapılan bu kitap sayesinde bilişsel bilimlerin temel konularını algılayabilmiştim. Psikoloji, yapay zeka, felsefe, nörobilim, antropoloji gibi pek çok alanın bilişsel bilimlerin ortaya çıkmasında ne kadar etkili olduğunu bana göstermişti. Başta endişelerim vardı tabi. Mesela sayısal temelli biri olmadığım için yapay zeka gibi konular üzerinden geçerken kavramları anlamakta zorlanıp zorlanmayacağım gibi. Ancak yanılmışım.

Kitabın güzelliği de buradan geliyor. İster bilişsel bilimlerin dört temel alanından birinde uzman olun (psikoloji, dilbilim, felsefe, yapay zeka) ya da bu konulara aşırı derecede Fransız kalın. Paul Thagard’ın yazdığı bu kitap, bulabileceğiniz en iyi bilişsel bilimlere giriş kitabı olabilir.

Kitabın dili gayet basit. Bu aslında kitapla ilgili duyduğum en büyük ve ortak eleştiri olarak gözüme çarptı. “Kitap çok basit”, “konuları genel geçer anlatıyor”, “bilişsel bilimler ile ilgili detaylara inmiyor” ve benzeri eleştirilere internette rast geldim. Ama bu eleştirilere katılmıyorum. Nedeni ise bu kitabın yazılış amacıyla yapılan eleştirilerin kaynağı olan beklentinin birbirini karşılayamaz oluşudur. Paul Thagard’ın bu kitabı zaten konunun içinde olan akademisyenler, üst öğrenimini daha yeni bitirmiş araştırmacılar veya doktora serüvenine ilk adımını atalı birkaç saniye olmuş olan öğrenciler için yazmamıştır diye düşünüyorum. Aksi için yazmıştır bence…

Kitap iki temel kısımdan oluşuyor: Approaches to Cognitive Science ve Challanges to Cognitive Science. İlk kısım bilişsel bilimlere olan yaklaşımlar üzerine konsantre olurken, ikinci kısım ise bilişsel bilimlere karşı argümanlar üzerinden devam ediyor.

İlk kısım pek çok bölüme ayrılmış (hemen hemen her kitap gibi). Okurken göreceğiniz “Mantık”, “Kurallar”, “Konseptler” gibi bölüm başlıklarından anlayacağınız üzere, bilişsel bilimlerle ilgili en temel noktalara parmak basıyor kitabın ilk kısmı. Bonnie Holte Bennett et al.’in yaptığı incelemede (1998) söyledikleri gibi, bilişsel bilimler kitaplarının büyük çoğunluğu öyle bir detay havuzudur ki işini eline almış bir bilişsel bilimler araştırmacısı bile boğulabilir. Ama o tür kitapların aksine Paul Thagard öyle bir dil kullanıyor ki konulara olan uzaklığınız, kitapta anlatılan konulara yaklaşmanıza engel olmuyor. Tam da bir giriş kitabının yapması gerektiği gibi. Genele hitap ediyor çünkü…

İkinci kısımda işler biraz daha teknik hale geliyor. Kitabın başında Paul Thagard’ın bahsettiği bir yaklaşım var. İngilizce kısaltması CRUM(the computational-representational understanding of mind) olan bu yaklaşım, zihin dediğimiz konsepte sayısal ve temsili bir anlayış getirmeye çalışıyor. Kendisi bu konuda şunu söylüyor:

“Düşünme, en iyi şekilde zihindeki temsili yapılar ve bu yapılar üzerinde işleyen hesaplama prosedürleri ile anlaşılabilir.” (1996,Mind: Introduction to Cognitive Science, sayfa 10)

Bu düşüncesinden şunu anlayabiliriz ki zihin kompleks bir yapıya sahip ve bu yapısını temsil eden kavramlar üzerinden ve bu kavramları sayısal olarak ölçerek düşünmek dediğimiz eylemi kavrayabiliriz. Kitabın bu kısmı da bu yaklaşıma ve bilişsel bilimlere karşı yapılan itirazları ve endişeleri iyi bir şekilde betimliyor. Öte yandan, geleneksel araştırmaların ve güncel yaklaşımların bir arada toplanabileceğini de öne süren Paul Thagard’ın konu CRUM’a geldiği zaman ortaya çıkabilen zorlukları kabul etmesi de onun bu genel yaklaşımını daha güçlü kılıyor diyebiliriz. İsterim ki bunların hepsini detaylı anlatabileyim, ama o zaman bu yazıyı okumak, 280 sayfalık bu kitabı okumaktan daha uzun sürebilir. Ayrıca sizi bu güzel giriş kitabını okumaktan alıkoymak istemem.

Kısacası; eğer bilişsel bilimlere merakınız var ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, bu kitap tam anlamıyla sizin için yazılmış. Ama konulara hakimseniz ve daha detaylı bir yaklaşım arıyorsanız, bu kitabı okurken çok sıkılacaksınız.

 


Kaynakça

KAYNAKLAR

Thagard. 1996. Mind: Introduction to Cognitive Science. p. 10

Bennett, Nelson, Pannier, Sullivan&Robinson-Riegler. 1998. Mind: Introduction to Cognitive Science A Review. AI Magazine Volume 19 Number 1

28-08-2020