Zafer Yakın

A+ A-

Merhaba sevgili fotoğraf severler,

1940 baharında Almanya büyük zafere hiç olmadığı kadar yakındır, Avusturya-Macaristan işbirliği sağlam, Polonya, Çekoslovakya ve Fransa işgal edilmiş, deniz yollarını tutmayı deneyen İngiltere’ye rağmen, Alman donanmaları, Norveç ve Danimarka limanlarına ulaşmış ve böylece daha fazla silah üretimi için gerekli hammadde problemini de çözülmüştü. Yaklaşan tehlikeyi sezen Churchill, uçak üretimini son iki yılda 3 katına çıkarmış, radar uygulamaları başlamış ve tüm ülkeye üniforma giydirerek,  vatandaşın mal varlığını ve iş gücünü olası bir savaş için kullanmaya ikna emişti (Resim 1C). Ve beklenen hamle geldi: Dijon-Fransa yerine yanlışlıkla Freiburg-Almanya’yı bombalayan Alman uçakları, hava kuvvetleri komutanı Göring’e savaş propagandası için malzeme yaratınca, Londra 8 ay süren sıkı bir hava saldırısına maruz bırakılmıştı[1]. İngiltere için artık diplomasi, uygarlık ve insan hakları söylevlerine yer yoktu.  Cesaret, güç ve kararlılık İngiltere’nin (ve Avrupa’nın) kaderini belirleyecekti. Noel tatilinde bile ara verilmeden  gece bombardımanına tutulan şehir bir ateş topuna dönüşmüştü. Ama St. Paul's Katedrali’i dumanlar içinde ilahi bir mesaj gibi ayakta kalarak, o kutlu günde halkın birbirine kenetlenmesini sağlamış, umudun simgesi olmuştu (Resim 1B). Black Star fotoğrafçısı George Rodger’ın foto-röportajları, bombardıman ve sonuçlarının yanı sıra sığınak olarak kullanılan metro tünellerinde geçen geceleri, şartlar ne olursa olsun, sütlü çaylarından, şıklıklarından ve espri anlayışından inadına taviz vermeyen İngiliz halkının portrelerini içeriyordu (Resim 1A).

Hitler, Yugoslavya ve Yunanistan’a yeni bir cephe açma kararı alınca, Londra Blitz operasyonu ‘pat’la sonuçlandı, ama uzun süreli güvenlik için İngiltere’nin Kuzey Amerika’nın desteğine ihtiyacı vardı. Tüm yazışmalara rağmen, seçimleri öne sürerek geri planda durmayı tercih eden Roosevelt, Nazi Almanya’sı ile işbirliği içinde olan Japonya’nın Pearl Harbor askeri üslerine düzenlediği sürpriz saldırı sonucunda durumun ciddiyetine ikna olduğunda, aradan aylar geçmişti. Haberi alır almaz, görüşmeler için olumlu şartların oluştuğunu tahmin eden Churchill büyük bir gizlilik içinde Amerika’ya gelir. İşte bu seyahat sırasında, iki günlüğüne Ottowa’ya uğrayan Churchill’in yolu Yousuf Karsh ile kesişir (31.12.1941).

Dönemin başbakanı, Mackenzie King tarafından organize edilen fotoğraf çekiminden Churchill’in haberi yoktur, hazır setup’la karşı karşıya kaldığında şaşırır önce ama bu anın kayıtlara geçmesi ona da anlamlı gelir ve purosunu yakınca, başta oluşan gergin ortam yerini, ışık ve dumanın dansına bırakır. Karsh, önce kibarca bir küllük uzatır ve kamerasını çekime hazırlar.  Genç fotoğrafçı, John Garo’nun öğrencisidir, ışık ve gölgeyle oynayarak, klasik Rönesans tablolarını andıran portreleriyle daha yeni yeni ünlenmeye başlamıştır. Kamera ayarlarını tamamladığında modeline yaklaşır ve doğru düzgün bir fotoğraf almak için -belki de Anadolu samimiyetinin verdiği cesaretle- İngiltere başbakanının dudaklarının arasındaki puroyu usulca çekiverir. Churchill, sabrının sınırlarında, öfkesini zorlukla dizginlemeye çalışırken flaşlar patlar.

Portredeki tehdit edici bakış, İngiltere’nin Almanya’ya tavrının sembolü olarak algılandığından, fotoğraf çok tutar, akla gelen her dergide yayınlanır ve halen TIME’ın dünyayı değiştiren en etkili 100 fotoğraf listesindedir [2,3]. 18 yaşında Mardin’den Kanada’ya göçen Ermeni asıllı Karsh tek fotoğrafla uluslararası üne kavuşmuştur ve zaman içinde portre çalışmaları jet sosyetede statü sembolü haline gelir.  Amerikan rüyası gerçekleşen Karsh çoğunluğu aristokrat, bürokrat, bilim insanı ve çağa damgasını vurmuş sanatçılardan oluşan 17.000 portrelik arşivini (ve 300.000 negatifi) 1987 yılında Kanada Ulusal arşivine bağışlar (Resim 2).

Rodger ise kariyerine Afrika’da LIFE savaş muhabiri olarak devam eder. Fransa’nın Alman işgalinde olması, kuzey Afrika kolonilerini de korumasız bırakmıştır. General De Gaoulle liderliğinde oluşturulan Özgür Fransız Kuvvetleri (FFL) kolonileri geri kazanmak için faşist İtalya ile mücadele vermektedir. Robert Capa ile İtalya’da tanışan Roger daha sonra Fransa, Belçika ve Hollanda’nın Alman işgalinden kurtuluşunu belgeleyecek ve Bersen-Bergen Yahudi Kampına ilk giren fotoğrafçı olacaktır.

Enerjiniz yüksek, ışığınız bol olsun,

Selamlarımla,

Elif Ülkü Arıcı

 


Kaynakça

Kaynakça:

[1] https://www.spiegel.de/spiegel/print/d-14346628.htm

[2] https://karsh.org/photographs/winston-churchill/?order=date

[3] http://100photos.time.com/photos/winston-churchill-yousuf-karsh

07-01-2021
ankara psikolog