Tambur Kırığı

A+ A-

TAMBUR KIRIĞI

Kayboluyorum zamanın dehlizlerinde.

Sırmalanırken gülüşün soğuk yarama,

Dünya kendi etrafında bir daha dönüyor

Ve yorgunluğum baki kalıyor,

Yalın ayak ardına düşmelerden.

 

Sırrım sese bozgun,

Sırrım kabına dargın,

Bir eksilip bir çoğalıyor merhametim.

Umut, türküsünü çalıyor bir tamburun kırığında

Makamsız ezgiler sürgün ediliyor.

 

Islıkları yorgun düşüyor körpe dudakların,

Nemini yitirmiş akşamlar şimdi yanıyor.

Bir selamda vermiyor eski sevdalılar,

Gelip geçiyor usulca rüzgâr,

Yalnızca, Sana benzeyen şiirler kalıyor.

11-03-2019
Melike Gildir

Melike Gildir

Türk Dili ve Edebiyatı

Ben ki; sarı sıcağın bozkıra karışan dumanı, eylül yağmurlarının ilk kasırgasıyım. Akrep ve yelkovanın arasında, bir kavimler göçü güzergâhım ve akrebin zehri, vakti katleylediğinden bu gümrahım… İlk hevesim, ilk kavgam, bir yoldur ucu ucuna tutturduğum beyaz çizgiler…

Yoldayım… Gün devam ediyor, bir adanıştır yolda olmak! Neye adandığını bilmekse hakikatin gökyüzü. Ellerim bomboş çıkmışım yola ama güneşi avuçlamaktan vazgeçmiş ellerim, bir mum bulmuşum, tutuşturmuşum önce karanlığa sonra karaltıya…

melike.gildir.08@gmail.com