Modern Cahillik

Kanserden sonra günümüzün en yaygın hastalıklarından birisi, modern cahillik! Düşünmeyen, sorgulamayan ve dinlemeyen koca bir neslin gözlerini kapattığı toplumsal çöküşün ilk basamağı… Her merak bir soruyla başlar. Merakın doğuracağı sınırları bilemez, zaman olur soruların içinde kaybolur, düşünmekten kendinizi alıkoyamazsınız. Bu durum genellikle üzüntülerimiz ve sıkıntılarımızdan doğarken aslen sorgulayan bir birey hayatının asıl kurallarını kendisi koyan, aykırı olmayı göze alan kişidir. Her şey bir soruyla başlarken sorgulamayan insan başta ailesi olmak üzere arkadaşları ve diğer çevresini olduğu gibi kabul eden, kendine anlatılanlarla yetinen, başkalarından duyduğu şeylerin alt metninde ne anlatıldığını bile aslında kavramayan sadece olduğu gibi kabul eden bir birey, çevre ne verir ise onu kabul eder. Kabul edilmişliklerin kabuğundan sıyrılamayanlar, o kabuğun hiçbir zaman kırılmayacağını, kıramayacaklarını düşündüklerinden var olan durumlarını öğrenilmiş çaresizlik adı altında olduğunu bile bilmeden normalleştiriyorlar.

Dünyanın her zaman iyiliklerle, güzelliklerle kaplı olmadığını bile bile her geçen günü biraz daha umursamaz bir şekilde yaşarken kaybedilen zamanla birlikte tek düze bir toplum oluşuyor. Kim nerede, kimle, ne yapıyor? oyunundan yola çıkarak, sosyal medya ağlarında çılgınca yayılan bu oyunun düşünce kirlilikleri arasında kayboluyoruz. Popüler mekanların, modanın, çılgın eğlencelerin merkezinde olan bu durum gün geçtikçe içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Konuşmak için konuşan, karşısındakini dinlemeden sadece kendi konuşma sırasını bekleyip daha önceden içinde var olan şeyleri kusan genel olarak mutsuz, huzursuz ve memnuniyetsiz bireyler çoğalıyor. Çok şey bildiğini sanarken aslında sadece dayatılan ya da ezberletilen bilgilerin zemininde üzerine çıkılan her kat, kaçak olmaktan kurtulamıyor. Zamanı geldiğinde bu katların dayanıksız ve çürüklüğünde onarılmaya çalışılan her çatlak bir kaybedişle sonuçlanıyor.

Dinlemek, sorgulamak ve düşünmek adım atmaktır. Var olan o sıkıcı, tek düze olan yolda bazen keskin virajlara girecek, o virajın sonunda ki uçurumdan dönecek, ya da ağaçlarla dolu huzurlu bir yoldan geçeceksiniz.

Bir soruyla başlayacak olan o yolculuğa çıkmak bu kadar zor olmamalı…

Önemli olan varılan yer değil gidilen yoldur. Yolunuzu bulmanız, yolculuğunuza yeni insanlar, yeni fikirler, yeni düşünceler katmanız dileğiyle…


Kaynakça


Fotoğraf: Murat DAĞASLAN

08-04-2019