Kukla

A+ A-

            Erken çocukluk döneminden ilk çocukluğa, ilk çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe adım attığımız yaşamımızda; yaşımızla beraber değişen sorumluluklarımız bize kendi kararlarımızı verebilmeyi öğretir. Bu öğreti neticesinde bizler de özgün düşünebildiğimizi, fikirlerimizde özgür olsak da özgür irademizle hayatımızı şekillendirebileceğimizi düşünürüz. Düşünürüz diyorum çünkü kendi hayatımızın kararlarını, doğrularını yaşarken sanılanın aksine özgür değilizdir.

Yaşam şeklimiz ya da bizi biz yapan şeyler olduğuna “neredeyse” emin olduğumuz doğrular aslında çocukluk döneminde yaşadığımız tecrübeler, travmalar, ailemizin ve toplumun bize öğretmek adı altında dayattığı ahlaki yargılar (günahlar, ayıplar, yanlışlar) bütünüdür. Kendimizi gerçekleştirmek adına attığımız her adım da ise yapamazsınlar sarar dört bir yanımızı. Bütün bunların yarattığı kaygılar, korkular ve bastırılmışlığın getirdiği engellenmişlik hissi, farkına varmadan ele geçirir bizi. Biz her ne kadar hayatımızın iplerini elimize aldığımızı düşünsek de ipleri çoktan onlara kaptırmışızdır. Hatta bazen o ipler öyle sıkı tutulur ki, yaşadığımız hislerden hareket edemez ve nefes alamaz hale geliriz. Ruhumuzun kaskatı kesildiğini ve hareketsiz bir biçimde acı çektiğini hissedebiliriz.

Bütün bunlar söz konusu iken özgür olduğumuzu söylememiz çok gerçekçi olmayacaktır. İçinde yaşadığımız toplumdan ve aileden öğrendiklerimizi tamamen silmek de pek mümkün değildir. Yani iplerimizi kesip atmak düşünüldüğü kadar kolay olmayabilir. Ancak bu demek değildir ki korkularımızın ve kaygılarımızın bizi istedikleri gibi yönetmesine izin verelim. İlk olarak iplerin kimde olduğunu keşfedelim. Kendimizde olmadığını anladığımızda içimizde duyduğumuz rahatsızlık bizi özgür olma yolunda harekete geçirecektir. Bu duyduğumuz rahatsızlıkla hareket geçerek ipleri eline almak özgür olabilmek adına yapılacak en büyük eylemdir. Bizi tamamen özgür kılmaz belki ama özgürlüğe bir adım daha yaklaştırır.

06-02-2021
Rabia Şentürk

Rabia Şentürk

Sosyolog

1995 yılında Adapazarı’nda doğdum. Üniversite eğitimim başlayana kadar Afyonkarahisar’da yaşadım. 2018 yılında Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum. Sosyolojinin, insan zihnini zenginleştirdiğini düşünüyorum. Hem başka dünyaları tanımak hem kendi dünyamı biraz olsun yansıtmak için buradayım.

senturkrabia94@gmail.com