İnsanlar Neden Suç İşler?

Merhaba değerli okuyucularım. Yine ilgimi çeken ve sizde de merak uyandıracağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım.

Suç nedir? Suç, hukuk düzeni tarafından yapılması yasaklanmış, yapıldığında da devlet tarafından ceza veya güvenlik tedbiri şeklinde bir yaptırımla karşılaşan fiilleri ifade eder.

İnsanlar bilerek ya da bilmeyerek bir şekilde suç işliyor.                                                                                      
Sizce insan neden suç işler, o insanları suç işlemeye yönelten nedenler nelerdir?

Adil olmayan sınıflandırmalardan dolayı tatminsizlik ve bunalım insanları suça yönlendiriyor mu? İnsanı suça iten toplumsal tabular mı, yaşam standartlarının düşük olması mı, bilinçsizlik mi? İnsanın doğuştan suça meyilli olması söz konusu olabilir mi ya da suç işlemek genetik mi?

Farkında değiliz ama şuan karşınızda oturan ben bile suça meyilli bir birey olabilirim. İçinizden ‘bu kız çıldırmış olmalı’ dediğinizi duyar gibiyim. Ama şaşırmayın çünkü insanları suça iten birçok neden var. Bu yazımda sizlerle birlikte ‘insan neden suç işler?’ sorusuna yanıt bulmaya çalışacağız. Tam anlamıyla yanıt bulamasak da düşünceler evreninde buluşacağız.

Sürekli gazete, TV, sosyal medya da insanların çılgınlar gibi suç işlediğini görüyoruz.  Peki nedenini hiç merak ettiniz mi? Büyük ihtimalle merak etmişsinizdir. “Sizce insanlar neden suç işler? “ Şuan her birinizin ayrı ayrı bu soruya cevap verdiğine eminim. İşte aynı sizler gibi çoğu bilim adamı da bu soruya farklı cevaplar vermişler ve farklı kuramlar ortaya çıkarmışlardır.

                                                         

Kriminolojiye biyolojik yaklaşımlar, suç işleme eğilimi genetik olarak aktarılmış olabileceğini ya da sonradan meydana gelmiş biyokimyasal bozukluklardan dolayı da oluşabileceğini savunurlar. 

                                                      

            (Cesare Lombroso (1836-1909) tarafından yazılan “Suçlu İnsan “ adlı kitabında sunulan suçlu tipleri)

Mesela, Cesare Lombroso 1870’lerde, suçlu tiplerinin belirli anatomik özelliklerle belirlenebileceğine inanıyordu.  Lombroso, suçluların fiziksel özelliklerini incelemiş ve bunların insan evriminin önceki aşamalarından kalan özellikler sergilediği sonucuna varmıştır.  Tabi bu düşüncesi günümüzde çöpe atılmıştır. 
Bir başka kurama göre genler aracılığı ile bireylere suç işleme eğilimi yükleniyor.
Daha sonra ki bir kuram, üç ana tip insan beden yapısını ayırt etmiş ve bunlardan birisinin doğrudan suçla eşlendiğini ileri sürmüştür.  Bu kurama göre kaslı ve etken tipler suç işlemeye daha çok meyillidir. 

Tabi fiziksel özellikler ile suçu ilişkilendirmek çok da yakın değil.  Kriminoloji(suç bilim)ye biyolojik yaklaşım kesin cevap verememektedir. 

                                                            

Kriminolojiye ruhbilimsel yaklaşımlar, sapkınlığın açıklamasını toplumda değil, bireyde aramışlardır ve kişilik tipleri üzerine yoğunlaşmaktadır.
Bir psikolojik yaklaşıma göre, suç işleme davranışı diğer bütün davranışlar gibi öğrenilmiş davranışlardır. Örneğin suç işleyen çevrede büyüyen birey için suç işleme eylemi göstermek gayet doğaldır.  
Başka bir psikolojik yaklaşıma göre ise suç işleme davranışı bilişsel ve gelişimsel bir problemdir. Ahlak gelişimini tam olarak tamamlayamamış bir bireyin suç işlemeye meyilli olabilir.
Hans Eysenek(1964) olağandışı zihinsel durumların kalıtımla geçtiği görüşünü ileri sürmüştür: Bu durumlar ya bireyi suça iter ya da toplumsallaşma sürecinde sorunlar yaratır.  
Kimileri, bireylerin küçük bir bölümünde, ahlakdışı ya da psikopat kişilik biçimlerinin ortaya çıkabileceğini ileri sürmüştür.  Psikopatlar, fevri davranan, ender olarak suçluluk duygusu hisseden, içekapanık duygusuz kişilerdir.
Suç hakkındaki ruh bilimsel kuramlar, en iyi olasılıkla suçun yalnızca kimi yönlerini açıklayabilir.

Suçluluğa ilişkin biyolojik ve ruh bilimsel yaklaşımların ikisi de sapkınlığın toplumda değil, bireyde ‘yanlış’ olan bir şeyden kaynaklandığını varsaymaktadırlar. Bu yaklaşımlara göre birey kendi kontrolü dışında suç işler.

İlk pozitivist kriminoloji yazarları suçun doğasına ilişkin herhangi bir yaklaşımın sosyolojik olması gerektiğini, çünkü suçun ne olduğunun bir toplumdaki kuramlara bağlı olduğunu ileri sürerler.  Zamanla suçu bireyci yaklaşımlar değil daha çok toplumsal ve kültürel bağlamı vurgulayan kurumlara kaymıştır. “ İnsan neden suç işler?” sorusuna cevabı tam anlamıyla sosyolojik yaklaşımlar verebilir.

Sosyolojik yaklaşımlar, daha çok sınıfsal farklar ve bunun etkilerinden dolayı insanların suç işlemeye meylettiğini savunur. Hem kültürel hem de ekonomik açıdan aralarında fark olan sınıflar yaşadıkları çatışmalar sonucunda suç işlemeye eğilimli hale gelirler.  Dünyaya bakıldığında eşitlikten söz edemeyiz, bazı insanlar çok zor şartlarda yaşamını sürdürmektedir, işte bu yüzden en üst tabakaya oranla alt tabakadaki insanların suç işleme oranı yüksektir. İnsanlar arasındaki sınıf ve sosyal farklılıklar insanı suç işlemeye eğimli hale getiriyor. Sosyal çevre bir bireyin davranışlarının şekillenmesinde etkisi büyüktür. Bu yüzden bireyin suç ile ilişkisinde katkısı fazladır. 

Bilim insanları ya insanların doğuştan gelen dürtü ile suç işleyebileceğini ya da sonradan ortaya çıkan çevresel faktörler nedeniyle suç işleyebileceği üzerinde durur. İnsanların neden suç işlediğine yönelik birçok kuram vardır ama insanlar sadece biri üzerinde yoğunlaşır. Halbuki olması gereken bütün kuramları göz önünde bulundurmaktır. Suç işleyen bireyin hem psikolojik, hem çevresel hem de biyolojik faktörlerini göz önünde bulundurularak bireyin suç işleme oranları aza indirilebilir. 
Sosyolojik, psikolojik, biyolojik yaklaşımlar ayrı ayrı iyi sonuçlar alamayabilirler. İnsanların suç işleme nedenlerini açıklamak ve çözümler üretmek için, üç yaklaşımın bir arada kullanılması daha olumlu sonuçlar çıkaracak, buna inanıyorum.

Suçun işlenmediği huzurlu bir dünyada yaşamak dileği ile hoşça kalın. Yazımdan memnun kaldığınızı umut ediyorum. Tekrar görüşüne dek, mutlu kalın.
Sosyolog Nazmiye KIRIK

Kaynakça

*GIDDENS, Anthony(2013), “Sosyoloji” , Kırmızı Yayınları, İstanbul

* www.insanihukuk.com/hukuk/ceza-hukuku/

 

 

03-12-2018
Nazmiye Kırık

Sosyo Günlük

Nazmiye Kırık

Sosyolog

Sosyoloji Bölümünden yeni mezun oldum. Gezmeyi ve fotoğraf çekmeyi, okumayı, konuşmayı, hareketliliği, araştırmayı, insanlara yardım etmeyi, doğada yürüyüş yapmayı, hayvanlarla arkadaş olmayı seven inatçı bir Karadenizliyim. Sosyolojik olan çoğu konuyla karşınızda olacağım...

nazmiyekirik@medyacuvali.com