Hezarfen'den Günümüze -Yelken Kanat

A+ A-

Hepimiz çocukken kollarımızı açıp kanat hareketi yapmışsızdır, kaçımız kollarımızı kanat yaptığında uçacağına inandı kim bilir… uçmak için kanatların yeterli olabileceğini düşünülen zamanlarda işin doğrusu aracın en önemli parçasını bulmuşlardır. Bir de kuşlara bakınca yine kanatların uçmak için gerekli en önemli şey olduğunu düşünmedik mi? Kanattan yola çıkılmış en temel hava aracı ve bunun günümüze evrilişi olan Yelken kanattan bahsedelim bugün.

Yelken kanat motoru olmayan bir hava aracıdır, diğer adıyla delta kanat, diğer hava sporları olan yamaç paraşütü ve planörün bir karışımıdır diyebiliriz aslında, o yüzden bu konuyu yamaç paraşütü ve planör yazılarımdan sonraya sakladım. Genellikle alüminyum ya da kompozit ten yapılmış bir iskelet yapısına sahiptir, günümüzde karbon yapılarda mevcuttur. Bu iskelet sistemi kumaş ile kaplanarak genel kanat yapısını oluşturur. Birde kanat altına pilotun girebilmesi için asılı bir biçimde bağlanmış bir tutunma düzeneği ve güvenlik için kişiye bağlı paraşüt de bulunmaktadır. Yelken kanat ile uçarken ağırlığınızın 10 katını taşıyacak harnes  (uçuş emniyet sitemi) ile kanata bağlısındır.

Pilotlar kontrollerini ve yön verme işlemlerini vücut değişimi( vücut hareketleri) ile sağlamaktadır bu sebeple son derece eğlenceli bir hava sporudur. Ağırlık merkezinin kaydırılmasıyla kontrol edilir, pilotun ufak vücut hareketleri bile havada inanılmaz değişimlere sebep olmaktadır. Bunu bilmek hatta sadece düşüncede var etmek bile heyecan vericidir. Kumandalar, fren sistemleri, hız mekanizmaları olmadan tamamen sizin kontrolünüzde uçabildiğiniz bir hava aracını kullanmak bana kalırsa hava sporları arasında deneyimlenmesi gereken en ilginç spordur. Zamanla 2 tekerlekli bisiklet sürmeyi öğrendiğiniz gibi bu konuda psikomotor yetenekler gelişir ve öğrendikten sonra uçuşun keyfi size kalır. Tabi diğer hava sporlarına kıyasla daha masraflı ve eğitimi de bir o kadar zordur. Yelken kanatı taşımak için üzerine taşıma aparatı monte edilmiş halde arabanızın olması gerekir. Ayrıca 6-7 metre uzunluktaki kanadınızı koyabileceğiniz depo, balkon,  kapalı bahçe gibi yerlerinizin olması gerekir.

 
Kalkış, tıpkı yamaç paraşütü gibi yüksek bir tepeden koşarak yapılır. Vinç yardımı ile de kalkış mümkündür. Kalkıştan sonra hava koşullarının uygun olması durumda saatlerce havada kalınabilir. Ayrıca yerden yükselen sıcak hava akımlarını ve tepeye çarparak yükselen hava akımlarını yakalarsa binlerce metre yükseğe çıkıp uçuşu sağlayabilir. Bulut tabanına kadar ulaşabilirse bulutlar arası akımı takip ederek uzun mesafeler katedebilir.

 Genel özelliklerine bakıldığında kanatın ortalama ağırlığı 25-30 kg dır. Başlangıç, Orta ve İleri Sınıf derecesinde kanatlar mevcuttur. Eğitimlerde başlangıç sınıfı eğitim kanatları kullanılır, uçuş tecrübesi arttıkça orta sınıf kanatlarla uçulabilir hale gelinir. Fakat ileri seviye modeller için çok uzun süre uçmak ve tecrübe kazanmak gereklidir. İleri seviye modellerde kanat hızlanır ve kanadı kontrol etmek zorlaşır bu sebeple ileri seviye kanatlar ile uçmak için belli bir saat uçuş deneyimi gerekmektedir.


En fazla ne kadar yükselebilir diye merak etmeden geçemiyorum konuyu, tüm hava sporlarını kilit konudur bu. Deneyimli pilotlar kendilerine göre bir sonraki gelişim aşaması olan akrobasi hareketleri, çok uzun saatler havada kalma yada daha fazla yükselme güdüsü taşır içinde, yani en azından hemen  her havacının içinde mevcuttur diye tahmin edebiliyorum. Yelkende uçuşlar yerden 1400-1800 m yüksekliği geçmez. Teknik olarak deniz seviyesinden 3000-4000 metre yükseklikten sonra havadaki oksijen oranı yetmeyeceğinden maksimum bu irtifada uçabilir pilot. Yani buna oksijen için zorunlu sınır diyebiliriz. En uzun uçuş saatine bakarsak Dünya rekoru 24 saatin üzerindedir. En uzun mesafe uçuşuna bakarsak Dünya rekoru 761 Km’dir. Bu mesafe kuş uçuşu İstanbul’dan Samsun’a veya Niğde’ye gitmek demektir.  Ülkemizde ise en uzun mesafe rekoru 226 km dir.  


Ülkemizde eğimleri, T.H.K ve çeşitli hava kulüpleri tarafından verilmektedir. Eğitimler, uygun hava koşullarında küçük tepelerde veya düz arazide yer eğitimi şeklinde başlar. Kanadı sırtlayıp koşarak kanat kontrol hakimiyeti deneyimlenir. Daha sonra yüksek yamaçlardan uçuşa başlanır ve yükseklik kazanmak için genelde tepeye vuran yani karşıdan gelen rüzgar kullanılır. Bir yöntem de yerden yükselen sıcak hava sütunları, yani termikler kullanılarak yapılır. Bu sıcak hava yükselirken içinde daireler çizen kanadı da beraberinde havalandırır. Normal bir uçuşta birkaç saat havada kalınabilir.  




Tarihsel pespektif ten bakıldığında buna benzer uçma deneyimlerinin bilinen en ünlü kişisi Hezarfen Ahmed Çelebidir. Hezarfen ilk uçma denemelerine kalkışırken, 10. yüzyılda yaşamış olan bilginlerinden İsmail Cevheri' den ilham aldığı düşünülmektedir. Bulguları ve araştırmaları inceleyen Hezarfen, kuşların uçuşlarını da gözlemlemiştir. Daha sonra kendisine yapay kanatlar şeklinde bir araç üretmiş ve dayanıklılık derecesini görebilmek için İstanbul'daki Okmeydanı'nda çeşitli deneyler yapmıştır.

Hezarfen Ahmed Çelebi, 1632 senesinde rüzgarının olduğu bir havada, geliştirdiği aracı kendisine takarak bu araç ile Galata Kulesi'nden boşluğa bırakmıştır. Bu şekilde uçarak, İstanbul Boğazı'nı da geçerek, 3358 metrelik mesafeyi katedip, Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiştir. Hezarfen bu sebeple, Türk havacılık tarihinin en önemli kişilerinden birisi olmuştur.

Tabi bu anlatılan bu olaylar tarihe bakıldığı zaman yalnızca Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde geçmektedir. Onun dışında bu tarihi uçuşu ile ilgili bir belgeye rastlanmamıştır.

 

 

Kollarınız hazırsa kanat olup uçalım mı?

20-07-2020